Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Kasım '18

 
Kategori
Alternatif Enerji
Okunma Sayısı
34
 

Bu Nasıl Rüya

Bu Nasıl Rüya
 

'Neredeyse her gece' denecek kadar sık rüya görenlerdenim. En çok, vefatı üzerinden otuzüç yıl geçen merhum amcam'ı görürüm. Bu sefer kuzeni gördüm, daha doğrusu kuzenle birlikte kendimi.

Çok rüye görmeme rağmen, rüya ile ilgili kulaktan dolma bilgiler dışında rüya ile ilgili bilgiye sahip değilim. Doğrusunu isterseniz pek de kafa yormuyorum.

Bilimsel açıklamalar da yapıldığını görüyoruz görsel ve yazılı medyada ama bilime son derece inanan ve saygı duyan biri olarak rüya ile ilgili bilimselliği dışındaki yorumlara pek katıldığım söylenemez.

Bazı bilim insanları rüyaların insan yaşamıyla ilintili olduğuna vurgu yaparken, bazılarının da rüyaların bir bilinçatının dışa vurumu şeklinde yorumlanmaktadır.

Teknik olarak rüya ile ilgili bir açıklama  tam olarak olmadığına göre biz de rüya'yı rüya olarak bırakalım.

Rüya işte.

Adı üstünnde, rüya!

Kuzenle çocukluğumuzda yapışık gibiydik. Tek ayrıldığımız nokta onun zeytin-ekmek, benim helva-ekmek sevmek dışında zevklerimiz aynı sayılsa da pazarcılık oyunumuzda para yerine geçen karayemiş yapraklarını hesapsız alışveriş yaptığından erken bitirir, daha çok alışveriş yapabilmek adına karayemiş yapraklarından tekrar para yapardı.

Sadece pazarcılık oyununda değil. Merhum amcam en erken çay toplamayı bitireni deniz'e yüzmek için gönderirdi çoğunlukla. O dönemde boş yağ tenekelerin içine doldururduk toplamış olduğumuz çayları. Örneğin yedi teneke dolusu çay toplayan denize yüzmeye giderdi, Zor doldurduğumuz tenekeleri, kuzen kısa sürede doldurur yedi sayısına tamamlar denize yüzmeye giderken bizler pinekliyorduk çay tarlasında. Sonra öğrendik ki kuzen boş tenekenin içine kalın kışlık kazağını yerleştirir üstüne de toplamış olduğu çayları doldururdu. Amcamı öyle kandırırdı. Katakulli yapardı sizin anlayacağınız.

Rüyamda da benzerini yaptı. Güya aile büyüklerimiz tarafından Mekke'ye gönderiliyoruz kuzenle birlikte harçlığımızı alarak ama kuzen ülke sınırını geçmeden Mekke'ye gitmekten vaz geçer bir çay ocağına oturur 'sen git gel burada bekleyeceğim, evdekilere Mekke'ye gittiğimi söylersin' .

Rüyam bittikten sonra 'bu kadarına da pes!' demekten kendimi alamadım.

Rüya'dada söylediğini yaptım çocukluğumuzda da yapardım. O da yapardı söylediklerimi.

Dedim ya yapışık ikizler gibi büyütülmüştük!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2063
Toplam yorum
: 1092
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 471
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster