Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '12

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
284
 

Budanmak...

Budanmak...
 

Yaz boyu, daracık sokakların üzerinde sağlı sollu göğe doğru uzanan yüksek apartmanların arasında varlığını korumuş ağaçları minnetle izledim. Portakal, limon, dut, erik, kayısı gibi meyve ağaçlarının yanı sıra çok sayıda sedir ağacı akasyalar, salkım söğütler ve hatta iğde ağacı bile var. Bir zamanlar sayfiye olan semt sakinleri müteahhitlerin cazip tekliflerine dayanamayıp her biri bir tarih olan köşklerin, üç katlı geniş balkonlu evlerin yıkımına razı olsa da ağaçları koruma altına alıp kestirmiyorlar.

Sonbahar geldiğinde çam ağaçları hariç hepsi yapraklarını rüzgara emanet edip toprağa hediye gönderdiler. Çıplak dalları yağmurlarla yıkandı, fırtınada eğildi, kar altında bembeyaz donanmış, göğe doğru güneşi bekleyerek uzayıp durdular. Geçenlerde belediye ekipleri yol boyu ağaçları buduyordu. Yaşlı dalları kesip ayıklıyor, ana gövde tüm gücüyle ortaya çıkıyordu.

Bu sabah arada budanmadan kalmış yaşlı ağaçlar gördüm, karmakarışık kurumuş dalları ağacı örtüyor, yorgun, yaşlı ve bakımsız görünüyorlardı.  Bazı insanlar gibi….

Budanan ağaçlar baharda yeni sürgünler veriyor, taze ve güçlü yeni dallarla donanıyordu. Daha çok çiçek açıyorlar, daha fazla meyve veriyorlardı. Renkleri daha canlı, yaprakları daha parlak oluyordu..

Bazen kendimi o budanmamış ağaçlar gibi hissederim, kurumuş dallarıma  sıkı sıkı yapışmış, hiç birinden vazgeçmeden inatla neden yeni sürgünler veremediğimi düşünür hayıflanır, neden parlak yaprakları ve rengarenk meyveleriyle güneşte parlayan o taze ve canlı ağaçlar gibi olamadığıma şaşırırım.

Bizler korkularımıza, eskimiş ve bize tutan alışkanlıklarımıza, mutsuz olsak da hiç sevmediğimiz bir eşe, işimize ya da kederli geçmişimize tutunarak yaşamda yol almaya çalışırken yeni ve farklı olana yer bırakmıyoruz. Yaşama uzanan dallarımız yorgun ve çoğu zaman olumsuz deneyimlerimizle, acıdan beslenen arkadaşlarla, bize geçmişimizi tekrar yaşatan eşyalarla o kadar dolu ki, bu ağır yükün altında eğilip taşımaya çalışmaktan öte bir işlevleri olmuyor. Dallarımız kuruyor, yaşlanıyor ve hatta ölüyor ama biz yine de onları bırakmamak için var gücümüzle direniyoruz. Doğaya, hayata direniyoruz..

Budanmak, tıpkı bir ağaç gibi.. Tüm eskimiş, ağır yüklerden silkinmek ve yeniliğe cesaretle uzanmak.. Bizi mutsuz eden ne varsa listede tek tek budayıp atmak, atmak ve filizlenmek.. Taze sürgünlerle donanmak, rengarenk çiçeklerle nefes almak…

Önümüz bahar, hep beraber yenilenmek dileğiyle…….

Yeşim Görgü….

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İnsanla ,doğa arasında ki ilişkiyi çok güzel yakalayıp ,yazıya dökmüşsünüzünüz .Elinize , emeğinize sağlık...

Mustafa Alper 
 24.07.2013 17:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 40
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 418
Kayıt tarihi
: 14.04.11
 
 

Eğitimim, hayata dair hiç bir şey bilmediğimi anlamama yetecek kadar, Bilgi birikimim, bilgin..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster