Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Nisan '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
293
 

Bugün 23 Nisan ya ! Neşe dolabiliyor muyuz ?

Bugün 23 Nisan ya ! Neşe dolabiliyor muyuz ?
 

Bugün 23 Nisan. Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı.. Neşelenelim..


Hepimiz bilir o şiiri. Hani o “..bugün 23 Nisan, neşe doluyor insan” diye başlayıp, coşkulu satırlarla devam eden şiir. Bir marş haline gelmiştir, ilköğretim çocuklarının hemen hepsi bilir. Bizim yaşta olan insanların bile çoğu biliyordur.

23 Nisan !.. Bugünün önemi o kadar büyük ki ! Tarihi ve kronolojik bir bilgi aktarımı yapmayacağım ama gerçekten o kadar büyük bir öneme haiz ki bugün, şimdiki çocuklara bu önemi ne kadar aktarabiliyoruz acaba? Ben şu son bir haftadır bunu hep kendime sorup duruyorum.

Bir şeyleri yazıp, çizmek çok kolay. Düşünmek ise para istemiyor. Herkes düşünebilir. Maksat, ne düşündüğümüz ve düşündüğümüzü karşımızdaki insanlara nasıl aktarabildiğimiz. Hele ki, bugünlerde düşünmekten bile korkar hale gelmişken…

Öyle ya! Cumhuriyetin bir nimeti olan bugünün bize çok şeyler anlatması, ifade etmesi gerekirdi. Pek çoğumuz için aslında hala öyle ama, Türkiye geneline yaydığımızda acaba herkes bizim gibi düşünüyor mu? Bakın, aylardan beri Türkiye’de operasyonlardan başka bir şey düşünülmüyor, konuşulmuyor. Adı Ergenekon olan bir yapılanmanın, bir tür terör organizması içinde olduğu ifade ediliyor. Dalgaların sayısı her gün artmakta.. Bu dalgalarla birlikte gelen operasyonlarda, onlarca insan gözaltına alındı, onlarcası tutuklandı. Cumhuriyetin değerlerini savunanlar bile bu organizmanın unsuru kabul edilerek gözaltına alındılar veya tutuklandılar. Tutuklanmayanlar ya da gözaltına alınıp da serbest bırakılanlar, hiç operasyonlarla anılmayan isimleri bile yıpratılma süreci içerisine girildi. Ben o suçludur, bu suçsuzdur demiyorum. Suçlu olanlar, suçu sabit görülenler, bu oluşuma katkıda bulunanlar elbette cezalandırılmalıdır. Ama ya suçsuzlar !. Amacı yalnızca, Cumhuriyet ve Atatürk ilkeleri çerçevesinde çağdaş eğitim vermeye çalışan, bu ülkenin daha iyi seviyelere gelmesi için çaba sarf edenler, ömrünü bu yolda feda edenler? Onlar ne olacak?

Atatürk’ün bu ülkenin geleceğini bıraktığı geçmişteki çocuklar, bugünkü bu insanlar değil miydi? Geçmişin Atatürk çocukları, bugün bu şekilde muamele görüyorlarsa, Atatürk Türkiye’sini emanet alacak olan bugünkü çocuklar nasıl bir Türkiye’de yetişecek, eğitim alacak, büyüyecek ve bu ülkeyi daha ileriye götürecekler? Onları ileriki yaşlarında nasıl bir Türkiye bekliyor acaba?

Bugün 23 Nisan !. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı. 23 Nisan 1920’de kurulan Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ilk başkanı Mustafa Kemal Atatürk’ün Türk çocuklarına armağan ettiği bu bayram, bugün dünyadaki tek çocuk bayramı olarak dünya çocuklarının da katılımıyla coşkuyla kutlanan bir gelenek halini aldı. Dünyada bir örneği daha olmayan bu şenliği biz başardık.

Aslında ilk önce bu çocuk bayramı, eski adı Himaye-i Etfal Cemiyeti olan bugünkü adı ile Çocuk Esirgeme Kurumu’nun 23 Nisan 1927 tarihinde bugünü "Çocuk Bayramı" ilan etmesi ile başlatılmış bir bayram. İlk bayram Mustafa Kemal Atatürk’ün himayelerinde yapılıyor. Atatürk, o zaman bu etkinlikler sırasında kendi arabalarından birini çocuklara tahsis ediyor ve o yıl ilk defa Çocuk Esirgeme Kurumu’nun bir binası Çocuk Sarayı olarak yapılıyor ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu’na Çocuk Sarayı’nda konser verdiriyor, burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet İnönü’nün çocukları da katılıyor.

Bir sonraki yıl olan 1928’deki törenlerde ise çocuklara birçok hediyeler dağıtılmış ve ailelerin bakımlı nesiller yetiştirmesi amacıyla ’Gürbüz Çocuk’ yarışmaları düzenlenmiş. Bu yarışmalardan birinde Başbakan İsmet İnönü’nün oğlu Erdal İnönü de birinci seçilmiş. Artık ger yıl düzenlenmesi gelenek olacak kutlamalardan 1933’teki törenlerde Atatürk, çocukları makamında kabul edip, onlarla sohbet etmiş. Sonraki yıllarda liderler Atatürk’ün bu davranışını örnek benimseyerek uygulamaya koymuşlar ve bu tavrı gelenekselleştirmişler. Günümüze kadar da böyle gelmiş. Belki Atatürk oturduğu koltuğa da çocukları oturttu. Kimbilir…

İlk örnek “gürbüz çocuk” yarışması mıdır bilinmez ama çocukluğumuzdan biliriz. Her 23 Nisan günü önemli makamlara, bazı çocuklar oturtulur, temsili olarak o makamın sahibi olurlar. Buradan da gelecekte bu makamda sizler oturacaksınız mesajı verilir. Ama geçtiğimiz yıllarda hatırlayacaksınız, özellikle TMBB başkanının koltuğuna ve benzer makamlara, çoğu İmam Hatip kökenli oldukça “gürbüz” çocuklar(!) oturtulmuştu. Ben bu yaşıma kadar böyle bir olayla hiç karşılaşmadım. Ama burada verilen mesaj açıkça netti ama zamanın ve bugünkü hükümet kendi açıklamaları ile olayı savundular, medya da fazla üstlerine gitmedi. Ha, gidenlerin de bugün başlarına ne geldiğini görüyoruz.

Bugün 23 Nisan. Ulusal egemenliğimizin yıl dönümü. Bugün çocuk bayramı. Dünyada örneği olmayan bir bayram. Bugün Türkiye çocuklarının, kendilerini yarın büyükleri olarak hissedecekleri bir gün. Ama bugünkü belirsizlik ortamında, düşüncelerinden dolayı içeri atılan büyüklerini gördükten sonra acaba onlar büyümek isteyecekler mi, yada biz ebeveynleri olarak büyümelerini ister miyiz? Orası düşündürücüdür..

Kılavuz olarak kargalarla uğraşmayın. Kargalarla uğraşanların sonunun ne olduğunu hep gördük. Bize tek bir kılavuz yeter. Bakın o kılavuz ne diyor :

<ı>“Çocuklarımızı artık, düşüncelerini hiç çekinmeden açıkça ifade etmeye, içten inandıklarını savunmaya, buna karşılık da başkalarının samimi düşüncelerine saygı beslemeye alıştırmalıyız.. <ı>Mustafa Kemal Atatürk”

../..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2463
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster