Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Haziran '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
349
 

Bugün yasak!..

Bugün yasak!..
 


İşte bitti!.. 

Parti minibüslerinin çevreye yaydığı o cızırtılı, melodi kıvamlı korkunç sesler sona erdi. 

Bu gün yasak!.. 

Yasa, seçime bir kala olan bu günü bizlere armağan etmiş. 

Minibüslerin gürültüsü, meydan mitinglerinin bilinç öğüten paldır/küldür karmaşası ve siyasi parti liderlerinin, kendisine sorulmak üzere yandaş gazetecilerin eline verdikleri sorulara verdikleri ezberlenmiş yanıtlardan oluşan çifte kavrulmuş televizyon sohbetleri bu gün yasak… 

Türkiye halkı kafasını dinleyecek bu gün ve bu gece… 

Gönlünü dinlendirecek. 

Düşüncelerini arıtacak, olup bitenleri gerçeğin imbiğinden geçirecek ve düşünecek… 

Ve sonra ertesi gün, yani 12 Haziran Pazar günü sandığın başına gidecek ve elindeki mührü bir yuvarlağın içine vuracak. 

Ve aynı günün akşamına geldiğimizde de, böylece dananın kuyruğu kopacak!.. 

Peki, kopmuş dana kuyruğu işsizliği, yoksulluğu önleyebilecek midir?.. 

Türkiye’yi dış politikada ucu açık maceraların içine düşmekten alı/koyabilecek midir? 

Laik Cumhuriyet değerlerinin “korunup kollanması” mücadelesine bir tuğla daha ekleyebilecek midir?.. 

İşte sorun buradadır… 

Hep beraber oldukça ilginç bir seçim mücadelesi izledik. 

Bir yanda Devlet’in resmi araç ve imkânlarının kullanıldığı, hediyeli, ulufeli bir seçim kampanyası yürütülürken öteki tarafta, meydanları dolduran meraklı ve umutsuz kalabalıklara meramlarını anlatmaya çalışan siyasetçileri izledik. 

Bir yanda medyanın bütün olanaklarını kullanan siyasi partilerle, öteki tarafta içine tıkıldığı cezaevi hücresinden telef onda eşine söylediği üç beş söz nedeniyle, haklarında “siyasi propaganda yapmak”tan soruşturma açılan bağımsız “güç birliği” adaylarına tanık olduk. 

Aleni ve olabildiğince açık tehditler işitti kulaklarımız, porno içerikli oy amaçlı kaset savaşımları izledik. 

Seçimden sonra temelinden değiştirilecek olduğu ima edilen, ama hiçbir maddesi açıklanmayan Anayasa değişikliği “ucube”si ile tanıştırıldık… 

Ve sonra ayağımıza dolanan yalanları, tertipleri ve bizzat sahipleri tarafından çılgın olarak nitelenen projeleri aşarak, bütün engebelerin üzerinden sıçrayarak “bugün”e geldik. 

Ve işte bitti! 

Artık bir şey yapamazlar. 

Zihnimizi bulandıramazlar. 

Kendi bilincimizden üreteceğimiz özgür irademizi artık kendi çıkınlarına istif edemezler. 

Bilinç kaydırması bu gün yasak! 

Propaganda mafiş!.. 

Türkiye halkı bu gün özgürdür… 

Tabii, olabildiği kadar özgürdür… Ama yine de, evet yine de, özgür olabilme imkânına sahiptir! 

Artık kendi düşünecek, kendi karar verecek, seçimini [umuyoruz ki] kendi özgür iradesi doğrultusunda yapacaktır. 

Ve yine [bu gün] umut ediyoruz ki, o özgür iradelerin birleşmesi ile bu ülke aydınlık yarınlara doğru kulaç atacak, hiç değilse, yüzünü ve yönünü uygarlığa, bağımsızlığa ve aklın egemenliğine doğru dönecektir… 

soruyusormak@gmail.com 

LÜTFEN “TIK”LAYINIZ: 

www.soruyusormak.com 

www.dnm-ler.com 

www.kitlecizgisi.com 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 913
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 477
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster