Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '10

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
678
 

Burak Seminere gider...

"Köleliğin zincire vurduğu kişi azdır, kendini köleliğe zincirleyen ise daha çoktur ." Seneca

Bu kadar yüksek sıcaklık ve nemin bazı ülkelerde suç sayıldığı, buz yataklar ya da duş altında uyumak istediğimiz havalardayız malumunuz. Ben bu sıcaklara ek olarak bir felsefe seminerine katıldım.( Daha da katılacağım sevdim bu işi o ayrı bir konu). Sıcak ve felsefe bir arada iyi durmasa da farklı bir deneyim içinde olmam heyecanlandırmadı değil. Sosyal bilimler becerisi olan bir kişi olarak 27 yaşıma kadar çok da felsefenin içinde olmadığımı fark ettiğim bir an da yaşadım bu güzel gecede.

Arkadaşımın daveti ile birden en yukarıda yazan cümleye yorumlar yapan, kötü hayal var mıdır diye grupla tartışan bir adam oluverdim bir gecede. İçimde varmış dedim kendime.

Aslında daha büyük bir soru işareti oluştu kafamda:) Dikkat etmişsinizdir yüzyıllar boyunca filozoflar bilimadamları fikir adamları bilgeler evlliyalar şeyhler bir sürü insan dünyamızdan geçmiş ve bir sürü de fikir bırakmış ardında. Ancak nasıl bir yaratılmışsa insan aynı hatalar, kötü olaylar ve mutsuzluk hep yanıbaşımızda bitmiş:) İflah olmayan ve ders almayan bir gen mutlaka mevcut. Aslına bakarsak da zaten ders alabilmeyi becerebilen bir yaratık olsak şu anda teknik olarak mükemmel olmuş idik.

Zihnimi açmaya gittiğim bu felsefe kursundan biraz daha kafası karışık geldim ancak bu da bir aşama diye düşünüyorum.(Evet)

Mutlaka felsefe psikoloji üzerine sayfalarca blog yazabilecek üstadlar aramızda vardır ancak ben şimdilik sadece deneyimimden bahsedebilecek düzeyde felsefe biliyorum: ) Bir de Stoa'cılara giriş dersi:)

Ancak ufak bir hikaye etkilemedi değil.

Dağ kartalları 40 yaşına geldiğinde gagaları ve pençeleri buruşur, kanatları yağlanırmış. İki seçenekten birini seçermiş. Ya ölmeyi beklermiş ya da dağın en yüksek tepesine konarmış. Gagasını ve tırnaklarını taşlara vura vura düşürür, yenisinin çıkmasını beklermiş. Çıktıktan sonra da tüylerini yolar yenilerinin çıkmasını beklermiş dağın en yüksek ve en soğuk yerinde. Böylelikle kendini yeniler ve hayatının geri kalanına devam edermiş. Cesaret adına ufak bir öykü.

Fazla felsefi bu yazıdan sonra sıcaklar için kolay gelsin diyorum.

Sevgiler.

Amatör blogcu.

Burak

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 302
Kayıt tarihi
: 16.06.10
 
 

Günlük, sportif, sade, kot üstüne t-shirt, makarna üzeri yoğurt tadında, yormadan sıkmadan hasbih..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster