Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Aralık '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
997
 

Çanakkale savaşımız dostluklar da yaratmıştır

Çanakkale savaşımız dostluklar da yaratmıştır
 

MEHMETÇİK İLE BİR ANZAK(ANZAC) ERİ


Küreselleşmenin nimetleri nelerdir? başlıklı denememin yanındaki fotoğraf ilk önce yüklediğim fotoğrafın 400KB'den büyük olduğu o an bildirildiğinden, daha düşük taramalı Atatürk ile bir yurttaşımızın konuşmasını gösteren fotoğrafı yüklemek zorunda kalmıştım. Oysa yayın çıkışında her neden ise altyazı değişmemiş! Düzeltir özür dilerim. Yine de Atatürk ile Anzak'lar konusu pek de birbirindemn kopuk konular değildir. Onlar ANAFARTALAR'da ARIBURNU'nda ne yazık ki bir savaş için karşılaşmak ve çarpışmak zorunda kalmışlardı. Buradaki çarpışmalara da bağlı olarak GAZİLİK makamına erişmiş olan Yarbay Mustafa Kemal yıllar sonra 1934 yılında Anzac'lar için dünyanın en anlamlı sözlerini söyler:... Avustralyalı ve Yeni Zelandalı anneler babalar gözyaşlarınızı siliniz, üzülmeyiniz. Onlar artık bizim evlatlarımızdır!

Dilerseniz o görkemli tavrın, kin beslemekten uzak o görkemli hoşgörünün anıtlaşmış sözlerini; ABD Büyükelçisinin kısa bir tesbitinden sonra buraya yazayım yeniden:

ABD Büyük Elçisi General SHERILL:
250.000 kişi kaybeden müttefikler için bu savaş "Çanakkale faciası" idi; oysa ki; Türkler için, Gelibolu "zaferin tacı" dır. Bu parlak ve muazzam zaferi İngiltere ve Fransa devletlerinin birleşik donanma ve ordularına karşı tek başına savaşan bir Türk kazanmıştı. Evet müttefikler için, bu, bir facia idi; boş yere kan ve servet kaybetmişlerdi. Türkler için böyle değildi. Çünkü savaştan delik deşik olmuş Gelibolu yarımadasından yeni bir savaş kazanan, Anafartalar kahramanı galip ve muzaffer Mustafa Kemal yükseldi.
Türk tarihinde bir defa daha büyük bir milli lider yetişti; öyle bir lider ki kendisinden önce, milletine hiçbir Türkün yapamadığı şekilde milli ruh aşıladı.

Mustafa KEMAL (Büyük insan ve kahraman, bir gün Çanakkale'ye giden bakanlarından birine) :

Orada Mehmetçik anıtının başında şehitleri anacaksın. Siz olmasaydınız, siz göğüslerinizi çelik kalelere karşı siper etmeseydiniz, Boğaz elden gider, İstanbul elden giderdi, diyeceksin!
Çanakkale'de yalnız bizim şehitlerimiz yok. Bu toprak üzerinde kanlarını döken insanları da, o kahraman düşman savaşçılarını da saygı ile anacaksın:
Bu memlekette kanlarını döken kahramanlar! Burada bir dost vatanın toprağındasınız huzur içinde uyuyunuz. Sizler Mehmetçiklerle yan yana, koyun koyunasınız. Uzak diyarlardan evlatlarını harbe gönderen analar, göz yaşlarınızı siliniz. Evlatlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler; onlar bu toprakta canlarını verdikten sonra artık bizim evlatlarımız olmuşlardır.

Onu bu sözlere kadar getiren direnişin kısa bir özeti de işte aşağıdaki mektubunda saklıdır.

Mustafa KEMAL (Anafartalar Grubu Kumandanı-22 Ağustos 1915):

''Kardeşim Salih,
Mektubunuzu aldım. Samimiyet ve kardeşlik duygularınıza teşekkür ederim. Yüzbaşı Ahmet Efendi şifahen selamlarınızı getirdi. Nuri Beyle ara sıra görüşüyoruz.
Karşımızdaki düşman artık dermansız bir duruma gelmiştir.
İnşallah yakında hepsi defedilir. Herhalde vatanımız bu yönden güvendedir. .
Kazım Nami Bey ve diğer arkadaşların size söyledikleri şeyin henüz oluşmaması olması hayret vericidir.
Elbette ona istihkak kesbedilmiştir. Fakat:

Kim olur zor ile maksuduna rehyab-ı zafer
Gelir elbette zuhura ne ise hükm-i kader
(Kimse zorla amacına erişemez. Allah'ın yazgısı ne ise o olur.)

Bilirsin ki bizim maksudumuz vatana büyük mikyasta arz-ı hizmet eylemektir. Kazım Nami Bey gibi arkadaşların temenniyatı, maksut olan hizmeti ifa edebilecek mertebededir. Doğal zamanı gelince kaderde varsa o da olur.

Bir aralık canım sıkıldı; emekli olup bir köşeye çekilmeyi de düşündüm. Olmadı. Şimdilik Cenab-ı Hakkın büyüklüğüne, korumasına ve yardımına sığınmaya çalışıyorum. Gözlerinizden öperim. ''

Gazi o günlerdeki bir arkadaşına sorar:
- Biz burada ne yaptık?
-Zafer kazandık komutanım!
-Öyle değil! Biz burada Truvalıların öcünü aldık!
(Kaynak: Cemal KUTAY Ne buldu ne bıraktı 2000)

Tarih böyle yazılıyor olsa gerek!
İşte dünyanın değişimi de böylece sürüp gibiyor. Fakat kişiler ölse de yine de ölmeyen bir yönümüz kalıyor: İyiyliklerimzi ile özlü sözlerimiz. Ne yazık ki onların karşısındaki kötüleri de anmadan geçemiyoruz!
Eğer bir iyilik yapılmış, bir âlicenaplık gösterilmiş ise o da karşımızda kim olur ise olsun kesinlikle bunu anlayacak ve insanca ne yapması gerekiyor ise yapacaktır.

Bakınız 1985 yılında Türkiye'de ve Avustralya'da Çanakkale Zaferi'nin değişik boyutlarda kutlandığı o günlerde neler olmuş:
Çanakkale Savaşları’nın 70. yıldönümü yaklaştıkça zamana karşı bir koşuşturmadır başladı. Ankara ile Kanberra arasında telgraf trafiği hızlandıkça hızlandı. Atatürk Anıtı’nı da Anzak Anıtı'nı da 25 Nisan törenleri' ne yetiştirmek gerekiyordu.

Bizim tarafta çalışmalar hızlanmış görünüyordu. Dışişleri Bakanlığımız, Şubat sonunda, “Gelibolu’da Anzak Koyu’na dikilecek anıtla ilgili çalışmalara başlanmıştır” diyor ve projelerinin Kanberra’ya gönderileceğini bildiriyordu31.

Büyükelçiliğimiz de Kanberra’daki çalışmaları şöyle rapor ediyor:

“Başkent Kanberra’da Atatürk Memorial Garden’a I Atatürk Anıt Bahçesi’ne) dikilecek Atatürk Anıtı ile ilgili ön projeler, Başbakan Hawke’un bizzat ilgilenmesi ve kesin talimatıyla Basket İmar Komisyonu (NCDC) tarafından hazırlanmış ve 27 Şubat tarihinde adı geçen komisyonda, bizim de katıldığımız bir toplantıda bize açıklanmıştır. Bugün (28 Şubat) alınan plan, proje ve fotoğraflar çanta ile sunulmaktadır.

“Teklif olunan proje talimatlarına uymaktadır. Şöyle ki:

“Anzac - Parade ’ın (Anzak Bulvarı’nın) kuzeydoğu ucundaki Atatürk Memorial Garden’ın (Atatürk Anıt Bahçesi’nin) Anzac - Parade cephesine bakan bölümünde 14 metre çapında parke döşeli bir daire içinde 2 metre yükseklikte, 6 metre çapında bir beton hilal yapılarak ortasında Tarana granitten (örneği çanta ile gönderilmektedir) 1.82.5 x 1 metre ebadındaki yekpare levha üzerine Atatürk’ün profili konulacak, ayrıca Atatürk’ün Anzaklar için söylediği sözler uygun düşecek boyda harflerle bu granit levha üzerine işlenecek ve altın yaldızla doldurulacaktır. Ayrıca, tarafımızdan da uygun görüldüğü takdirde hilalin uç kısmına yıldız şeklindeki bir noktaya bir bayrak direği konulabilecek ve törenlerde buraya bayrak çekilebilecektir. Tarafımızdan gönderildiği takdirde Gelibolu’dan alınacak taş veya toprak da anıta konulabilecektir.

“Anıt’ı ziyaret edecekler için Anzac Parade’deki Crosswell Street ’den ayrılan Gullet Street üzerine bir otopark ve otoparktan anıta kadar 80 metrelik bir ana yol yapılacak, yolun doğu tarafı ayrıca ağaçlandırılacaktır. Anıtın kuzey tarafı çiçek tarhı ve oturma bankları konulmak suretiyle düzenlenecektir...

“Tarafımızdan anıta konulmak üzere 50 - 60 cm. çapında bronzdan bir Atatürk profilinin en kısa zamanda gönderilmesi ve bu teklif olunan ön projeye mutabakatımızın teleksle bildirilmesi, anıtın 25 Nisan törenlerine kadar yetiştirilebilmesi bakımından özellikle rica edilmiştir.


İlk defa Kanberra Atatürk Anıtı’nın silueti beliriyor: Parkın içinde 14 metre çapında bir daire. Dairenin ortasında 6 metre çapında, 2 metre yüksekliğinde ve hilal biçiminde bir duvar. Hilalin içinde Atatürk’ün kabartma sureti ve sözlerini içeren bir yazıt. Anıtın dış tarafında oturma bankları ve çiçek tarhı. Ziyaretler için Anıttan Gullet sokağına kadar 80 metrelik bir özel yol. Yolun çıkışında otopark... Bütün bunlar ağaçlıklı, yeşil Atatürk Anıt Bahçesi içinde yer alacak.

Bundan başka Avustralya, Kanberra’nın ortasındaki sun’i gölün kuzey kıyısına da “Atatürk Kıyısı” adının verilmesini öneriyordu. 28 Şubat 1985 günü bunun projesi de Büyükelçiliğimize sunuldu. Buna göre, “Atatürk Kıyısı” (Atatürk Reach) olarak adlandırılacak kıyıya İngilizce şu plaket konacaktı:

“Anzak birliklerinin 25 Nisan 1915’te Anzak Koyu’na çıkışlarının 70. yıldönümü dolayısıyla ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı ve Gelibolu’da (Çanakkale’de) Anzak birliklerine karşı koyan Türk silahlı kuvvetleri komutanı Kemal Atatürk’ün anısına,

Burley Griffin Gölü’nün bu kıyısına “Atatürk Kıyısı” adı verilmiştir.”

25 Nisan 1985
(Kaynak:www.atam.gov.tr)

Gelibolu'daki Anzak Koyu karşılığında Avustralya'da Kanberra'da çok geçde olsa gereğini yerine getirenleri, emeği geçenleri kutlarım.
Şehitlerimiz nur içinde yatsınlar!

Onları bu kadere mahkum edenler ki onların erkenden bu dünyadan ayrılmalarına sebep olanlar; bugün hiç de hayırla anılmamaktadır.
Oysa iyilik, yiğitlik, açıkyüreklilik, hoşgörü hiç unutulmuyor!
Umarım insanlık hiç bir çatışma, hiç bir savaş yaşamaz artık!

Ömer F YILMAZ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 570
Toplam yorum
: 661
Toplam mesaj
: 131
Ort. okunma sayısı
: 968
Kayıt tarihi
: 14.09.08
 
 

1974'te H.Ü. Sosyoloji ve İdare Bölümü'nü yüksek lisans tezi ile bitirdim. 1976 yılında yapımcı y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster