Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

E. Kurmay Yarbay Mustafa Kemal Öztürk

http://blog.milliyet.com.tr/emeklibirsubay

24 Ağustos '06

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
2953
 

Çavuşdan Genelkurmay Başkanı olur mu?

Çavuşdan Genelkurmay Başkanı olur mu?
 

İsmimize bakıp da, bu yazımızı bir "Uzman" değerlendirmesi olarak algılamayın.

Sizler gibi, günlük olayları takip eden, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım.

Bugünün ilk sayfa haberlerinden biri, orman yangınlarından sonra, Silahlı Kuvvetlerle ilgili: Yeni bir düzen geliyor.

Ordu sayısı ikiye iniyor. Deniz ve Kara Kuvvetleri Komutanlıkları Genelkurmay'ın çatısı altına alınıyor...

Sanki biraz Amerika modeli. Aklıma da yatmadı değil. Bir şartla...

Bu değisiklikler "Savaşma kabiliyeti daha yüksek" bir Silahli Kuvvetler için mi yapiliyor, yoksa Kara Kuvvetleri'nin her konuda "Tek Yetkili" olma arzusudan mı kaynaklanıyor?

"Askerlik bu emir demiri keser." desek de, alınan kararlar Silahli Kuvvetler'de ki profosyonel asker çoğunluğunun aklına yatmıyor, profosyonel askerlerimiz kendileri için bu meslek de gelecek göremiyorlarsa, uygulama da çarpık çurpuk oluveriyor...

Bir ornekle açıklayalım:

Orduya "Uzman Cavuş" olarak ayağını atan genç bir asker, tüm niteliklere sahip olduğuna inansa bile, "ben de gün gelecek Genelkurmay Başkanı olacağım!" diyemez. Kendisini Silahli Kuvvetler'in uvey evladı gibi görür. Birçokları gibi tur değişikliklerle de ya ilgilenmez, ya da olumsuz tavır takınır.

Genelkurmay Başkanlığı yalnız karacı subayların, Korgeneral ve Orgeneral olmak yalnız Kurmay Subayların hakkı olursa, aşağı da görev yapanların ufukları daraldıkça daralır...

Geçtiğimiz dönem Amerika'nın Genelkurmay Başkanı havacı bir Orgeneral'di. Şu anda da, bir Deniz Piyade Subayı. Biz de, benim bildiğim kadarı ile, bir Deniz Piyade Subayı, Kurmay bile olsa, Orgeneral (Amiral) olamaz! Neden?

Şimdiye kadar, Jandarma sınıfından yetişmiş Jandarma Genel Komutanı bilmiyorum!

Bu yıl da Kara Kuvvetleri'nden bir Orgeneral Jandarma Genel Komutanlığı'na atandı... Halbuki Jandarma Subaylarımız da Kara Harp Okulu mezunudur. Kara Kuvvetleri'nin sınıf okullarına giderler. Ayrıca (İlave olarak) Jandarma Okulu'nu bitirirler. Kurmay olurlar. General olurlar... Orgeneral olup, içinden yetiştikleri teşkilatlarının başına geçemezler!

Silahlı Kuvvetler'e adımını atan genç bir Uzman Erbaş, belirlenmiş standartlara ulaşabilirse, Kuvvet Komutani olabileceğini düşünebilir mi?

Amerika'yı örnek alıyorsak, bunun da örneği var. Birkaç dönem önce ki Deniz Kuvvetleri Komutanı, Deniz Kuvvetlerine "er" olarak başlamış, Oramiral olmuştu...

Yeni duzen kurulurken, özellikle, ulkemizde yaşanan "doğal tehditler" in dikkate alındığını da umut ediyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bu örneği içeriği uygun çoğu yazımda paylaşmışımdır, çünkü o ifadeleri dinlerken içim acımıştı! Sadece Mehmet Akif ve şehitlerimiz için değil, aynı zamanda TSK açısından da. Felsefi derinlikten yoksun, edebiyat fukarası ve dahası “Mehmetçik” kavramının anlamını kavrayamamış, ama mevkisi gereği toplumu bölüp parçalamakta oldukça mahir! Bir ülke düşlüyorum Mustafa Bey, kişiliksizlerin “değerler” üzerinden değerlerimizi yiyip bitirmediği, görevi ne olursa olsun, kişiliğini görev şuuru ile kazananların yaşadığı bir ülke; tüm siyasetçisi, bürokrasisi ve de halkıyla bindiği dalı kesmeyenlerin yaşadığı bir ülke!.. Görüşmek üzere, sevgi ve saygılar…

Rıza Üsküdar 
 02.08.2011 12:29
 

Hizmette kalitenin artması, uzman çavuş, astsubay ve tüm subay kadrolarının ilerde Genelkurmay Başkanı olacağım duygusundan çok, bana verilen görev ne olursa olsun, ülkemin geleceği ve halkımın mutluluğu için üzerime aldığım görevi en iyi şekilde yapacağım inancını bağlıdır. Dahası bunu görev şuuruyla uygulamasıdır. Bunun dışındaki arayışlar boşunadır. Yanlış hatırlamıyorsan Gülhane Askeri Tıp Akademisi’nin 1998-1999 Eğitim öğretim yılı açılışında, Mehmet Akif’in Çanakkale Şehitleri için yazdığı şiirini eleştiren ve “nasıl olur da Mehmetçik ile bir Arap arasında benzerlik kurulur!” yorumunu yapanlar, bırakın görev şuurunu her şeyin üstünde tutan komutanlar yetiştirmeyi, hizmet ilkelerini harfiyen yerine getiren doktorlar da yetiştiremezler...

Rıza Üsküdar 
 02.08.2011 12:26
 

Mustafa Bey, bazı değerlendirmelerinize katılmakla beraber, sorunun kaynağı uzman çavuş ya da astsubayların kendini üvey evlat görmesi değildir. Bunlara kurmay olamamış subay kadrosunu da ekleyebiliriz. Sorun, kurmay kalma mekanizmasında ve de bu mekanizmayla Genelkurmay Başkanlığı yolunda ilerleyenlerin, astlarını, sivil siyasetçiyi ve halkını görmez hale gelmesindedir. Belki bu genellemenin istisnaları vardır, ama Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzun yıllar Genelkurmay Başkanlığı yapmış Fevzi Çakmak’tan sonra, çok şeyin değiştiği açık seçik ortadadır. II. Dünya Savaşı’nın sona ermesiyle birlikte, yani 1946 yılından itibaren ülkemizde kendi egemenliğini uluslararası güçlere devreden bir devlet mekanizması oluşmaya başlamıştır. Bu süreçte ordunun ve bugüne kadar yaptığı darbelerin rolü büyük olmuştur. Tek suçlu ordu değil elbette, ne var ki süreci sorgulamayan hiçbir kurum ya da kişilik, bu sürecin olumsuz sonuçlarının vebalinden kendini kurtulamayacaktır.

Rıza Üsküdar 
 02.08.2011 12:24
Cevap :
Ziyaretiniz ve yorumunuz icin sagolun. Saygilar.  02.08.2011 22:43
 

GATA Komutanı sanırım Gülhaneli tabip subayların isteklerini susturmak için "Kor" yapıldı.Ama onların asıl isteği Tabip sınıfından bir korgeneraldi..Daha etkili hizmet yok tabi ki çünkü sağlık konusundaki daha etkili hizmeti,asli mesleği askerlik olan bir kişi sağlayamaz ki..Bence GATA'nın komutan kadrosunun tamamen tabip generallerden oluşması gerekiyor.Zaten yönetiminde hiçbir zaman sorun olmaz,çünkü GATA direk Genelkurmay Başkanı'na bağlı.. HvKK'daki yedek subay komutanınıza gelince,ben o yıllardaki prosedürü bilmiyorum.Ama şu anki personel kanununda korgeneral/koramiral olma şartı nettir.Kurmay subaylık birinci şarttır.Kurmay subay olmak için de harp okulu çıkışlı olmak şarttır.Dolayısıyla bugünki koşullarda bir yedek subayın görebileceği maksimum rütbe tümgeneraldir,kor olamaz.Eğer sizin zamanınızda da kanun böyleydi ise,Hava Kuvvetlerimizin o dönemki personel başkanı tam bir skandala imza atmış demektir.

Voleyturk 
 05.09.2007 23:06
Cevap :
Merhaba VoleyTurk: Aciklamalarin icin cok tesekkur ederim. Yorumlarini bekliyorum. Saygilar.  06.09.2007 17:49
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 798
Toplam yorum
: 1810
Toplam mesaj
: 47
Ort. okunma sayısı
: 2462
Kayıt tarihi
: 25.07.06
 
 

Harp Okulu 1974 mezunuyum. 1983'de Kurmay Subay olarak mezun oldum. 1987 yılında Silahlı Kuvv..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster