Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Nisan '11

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
6786
 

Cem Karaca ve 43 yıllık hata

Cem Karaca ve 43 yıllık hata
 

O "Resim" Değil "Fotograf"tır...


16-17 yaşlarında bir Okuyucum var. Adı Emre Gönüllü… Emre okula gidiyor ve Oyunculuğa meraklı… Sık sık Akasya Durağı ve Arka Sokaklar Dizileri’nin çekildiği Setler’e gidiyor ve Oyuncular’la fotograflar çektiriyor… Çektirdiği bu fotografları da Facebook Sayfası’nda yayınlıyor… 

Bir Fotograf Albümü’nde bu iki Dizi Seti’nde çekildiği fotograflar baya bir birikmiş ve üstüne de şu notu yazmış: 

Bu Resimler’in Telif Hakkı bana aittir… 

Fotograf Albümü’ne şu notu yazdım: 

Emre Kardeşim, bunlar “Resim” değil “Fotograf”… 

Sonrasında Emre “teşekkür edip” gerekli düzeltmeyi yaptı… 

Şimdi 16-17 yaşlarındaki Emre Kardeşim bu hatayı yapmış ve anlatmamdan sonra teşekkür edip gerekli düzeltmeyi yapmış… Fakat aynı konuda öyle aynı hatalar yapılmış ki, onların düzeltilmesi baya bir zor, çünkü artık iş kabuklaşmış, Tarih’e mal olmuş! 

> YATAĞANBABA’NIN “TARİHİ DEĞİŞTİRDİĞİ” İDDİASI 

Son yıllarda şu söz sık sık duyulur oldu: Yatağanbaba Tarihi değiştiriyor! 

“Aburcubur Muhalefetimiz”in “aleyhimizde” kullandığı bu suçlamaya rağmen biz sürekli bunu yapmaya devam ettik ve edeceğiz… Çünkü bu “Tarih” Allah tarafından vahyedilmez, o dönemi yaşayan insanlar tarafından yazılır… Başta Erkmen Sağlam olmak üzere “Yazar Yatağanbaba’nın Tarih’e Not Düştüğü” dile getirildiğine göre, Tarih’teki “eksik bilgileri tamamlamamız” veya “yanlış bilgileri düzeltmemiz” bizim işimiz, görevimiz ve de misyonumuz… Aburcubur Muhalefetimiz’in kıskançlıktan çemkirmesi, bunu engelleyemez… 

Bizim yazı ve konuşmalarımızla 10’a yakın Kanun’un değişmesini sağladığımız da ortadadır, hakikaten pek çok konuda Tarih’i değiştirdiğimiz de… Yazı ve konuşmalarımızla değişen Kanunlar arasında insanların pisi pisine hapis yatmasına sebep olan “Mal Beyanı” ile 100.000 Esnafı hacizden kurtaran Esnaf Kefalet Temerrüt Faizi de vardır… Son olarak da uzun zamandır üstünde durduğumuz “Tohum Bankası” ile ilgili çalışmalar da yapılmaktadır… 

> CEM KARACA’YA ÖZDEŞLEŞEN “RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI”NDAKİ YANLIŞ KELİME! 

Bütün bunları anlattıktan sonra gelelim, gene “Yatağanbaba Tarihi değiştiriyor” diye arkamızdan tef çalınmasına sebep olacak “düzeltem talebimiz”e… Bu konuyu ben geçen hafta İnternet’in “İlk Günlük Görüntülü Sohbet Programı” olan “Beyine Arayışları”nda anlatmıştım… Kısaca “E-Program Beyine” diyebileceğimiz Program’da anlattıklarımın özeti şöyle: 

Eldeki Kaynaklar’a göre Düzenlemesi Oğuz Abadan’a, Bestesi ve Sözleri Mehmet Soyarslan’a ait 1968 tarihli “Resimdeki Gözyaşları” Şarkısı, bildiğiniz gibi Cem Karaca ile özdeşleşmiş şarkılardan biri… Sözlerinin bir kısmı da şöyle: 

Benden sana son kalan, bir KÜÇÜK RESİM şimdi,  

Koyup da bir başıma bırakıp gittin beni… 

Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,  

Bir teselli ararsın, bak o zaman RESMİM’e,  

Gör akan o yaşları… 

Buradaki yanlışlık büyük harflerle yazdığımız “Küçük Resim” ve şarkının adı olan “Resimdeki Gözyaşları”dır… 

> “RESİM” NE DEMEK, “FOTOGRAF” NE DEMEK? 

Fotograf “Fotograf Makinası ile çekilen”dir, Resim ise “Fırça ile çizilen”… Bu Sulu Boya da olur, Pastel Boya da… Kuru Boya da olur, Kara Kalem de… Ama neticede elle –Ressam tarafından- çizilir… Ressam’ın “Resim Sergisi” olur, Fotografçı’nın “Fotograf Sergisi”… Yani “Resim” bambaşka şeydir, “Fotograf” bambaşka… Fotografçı’ya gidip de “ben Resim çekilmek isityorum” denmez… Veya Ressam’a gidip de “ben Fotograf çekilmek istiyorum” denmez!!! 

> “KÜÇÜK RESİM” OLMAZ, “KÜÇÜK FOTOGRAF” OLUR! 

Şarkıda “benden sana son kalan bir Küçük Resim şimdi” deniyor… Resim nasıl “küçük” olabilir ki? Çünkü Resim Büyük Resim Kâğıdı’na çizilir, Ressam rahat rahat çalışır… Küçücük kâğıda resim çizilmez, çünkü boyalar birbirine girer… Üstelik de şarkıda “gör akan o yaşları” da deniyor… Yani hem Küçük Resim olacak hem de bir de o Küçük Resim’de kişinin gözlerinden akan gözyaşları da görünecek!!! 

1968 Türkiyesi’nde hem bir Ressam’a bir Resim çizdirilmiş hem de ağlarken… Bu olmayacak bir iştir… İnsanlar Ressam’a çuvalla para ödeyerek bir Resim çizdirirlerse ya en neşeli halleriyle çizdirirler ya da şöyle havalı / karizmatik hallerini… Kim gider de Ressam’ın önünde ağlayarak poz verir?! 

> DOĞRUSU “RESİMDEKİ GÖZYAŞLARI” DEĞİL,
“FOTOGRAFTAKİ GÖZYAŞLARI” OLACAK!
 

Dolayısıyla bu “Resimdeki Gözyaşları” hem “kelime anlamı” ile hem de Tarihi süreç ve de mantık açısından yanlıştır… Doğrusu ise “Fotograftaki Gözyaşları”dır… 

Belki de ortada öyle bir Resim de yoktur (zaten olamaz) öyle bir Fotograf da yoktur. Bu bir “Şarkı Sözü”dür sadece… Fakat öyle bile olsa doğrusu “Fotograftaki Gözyaşları”dır… 

Bu durumda eğer ki Düzenleyen Oğuz Abadan’ın veya Besteleyip-Yazan Mehmet Soyarslan’ın daha hala şarkı üstünde bir müdahale hakları varsa, bu dediğimi düşünmeli ve talebimizi bir biçimde değerlendirmelidirler… 43 yıl sonra da olsa bundan sonra bu şarkıyı okuyacak olanlar “yeni / düzeltilmiş hali” ile okumalıdırlar… 

> DÜZELTME TALEBİMİZ ve CEM KARACA SEVGİMİZ BAKİ… 

Ben şimdi bunları yazdım diye Cem Karaca’nın Karizması sarsılmaz, onlar gene bu tür Müzik’in “en tepesi”ndeki yerlerini korurlar… Ayrıca ben de Cem Karaca’ya “ihanet etmiş” olmam, aksine 43 yıllık bir hatayı düzeltmiş ve Cem Karaca Tarihi’nde / Külliyatı’nda çer-çöp bırakmamış olurum… 

Bu durumda şarkının yeni sözleri besteye de uyması için eskisiyle şöyle değiştirilmelidir: 

Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,  

Bir teselli ararsın, bak o zaman Resmim’… 

Birgün belki hayattan, geçmişteki günlerden,  

Bir teselli ararsın, bak o zaman Fotograf’a… 

Mehmet Soyarslan’dan; “43 yıl sonra” da olsa bu hatanın düzeltilmesini, bu güzel şarkı ve Kültürümüz adına bütün yaptıkaları için çok teşekkür ederek talep ediyor, saygılarımızı sunuyoruz… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba. Cem Karaca'nın resimdeki gözyaşları isimli şarkısının kim tarafından yazıldığını araştırırken tesadüfen ulaştım bloğunuza. Bahsettiğiniz teknik açıdan doğru olsa bile, çoğunlukla resim çektirdim, ya da resim çekilelim gibi diyaloglarla büyüdük biz de. Sanırım söz yazarı da bu sebepten resimdeki gözyaşları olarak kullanmıştır...Selamlar, mutlu kalın...

Ayşegül HAYVAR 
 19.09.2013 13:48
 

Siz hiç 1960'lı yıllarda ailecek veyahut tek başınıza ya da arkadaşlarınızla hiç resim çektirmemişsiniz'... Ya da daha eski yıllarda, resim çıkartmamışsınız!... Ne kadar yazık!...Eğer resim çektirseydiniz, böyle bir yazıya da gerek kalmazdı!... Ben o yıllarda hiç fotograf çektirmemiştim... Çünkü öyle bir tarif ya da tanımlama yoktu yaşayan türkçede!... Dostça selamlarımla.

zeki etferat 
 13.07.2011 13:26
Cevap :
Zeki Bey! Ben bahsettiğiniz Tarih'ten yaklaşık 10 yıl sonra doğdum. 60'larda Türkçe'de "Fotograf" diye bir kelime gerçekten yok muydu, yoksa sizin bulunduğunuz yerde mi pek kullanılmıyordu, bilemiyorum... Verdiğinz bilgi için teşekkürler. 2.Cem Karaca Kitabım'a bu yazıyı koyarken, "bilgi" olarak bu yazınızı da ilave edeceğim.  04.08.2011 1:17
 

Sayın hocam. Öncelikle yorumumu girdiğniz için teşekkür ederim. Fotoğraf ile resi arasında ki farklılığı yazmaya kalkan birinin açıklamaları böyle olmamalıydı. Cımbızla çekip yazdığınız yanıt yazınız hiçte doyurucu değil. Ayrıca profilinizde (Denizli Kurucu İl Başkanı / 1.Sıra Milletvekili Adayı / Aralık 2005-Mart 2009) yazıyor. bunu anlamak için ayrıca bir de açıklama yapmanız gerekiyor. oysa o denli kabarık bir profile sahip olan birinin bu ayrıcalğıda belirtmesi gerekirdi diye düşünüyorum. polemiklerden uzak kalmaya hep çalıştım. bundan sonra yazacağınıza cevap vermeyeceğimi de saygı ile iletir esenlikler dilerim

Ömer Sebahattin Çetin 
 22.04.2011 3:39
Cevap :
Ömer Bey! "Açıklamaya gerek yok"tur! Çünkü orda yazanlar "o anlama" gelir! Bunu yazı yazanların tamamı da az çok Akademik Kariyeri olanların tamamı da bilir... O tarihler oraya "süs" diye mi konmuştur? "Başlangıç ve Bitiş Tarihi"ni belirtmektedir... Ölenlerin Mezar Taşı'na da öyle yazılır... Hiçbir şeyi cımbızlayıp da çekmedim, gayet ayrıntılı cevapladım, her sorunuza cevap verdim, bilmediğiniz konularda ahkâm kesmemeniz gerektiğini gösterdim... Benimle "polemiğe" isteniz de giremezsiniz... Siz daha "yazı okumayı" bilmiyorsunuz... Sizden başka da o belirtilen tarihlere "o tarihte Seçim'e girmiş" diye yorumlayan / anlayan 1 kişi bile çıkmaz... 12 Kitap yazmış, yazıları Üniversiteler'de "Ders / Tez ve de Konferans Konusu" olmuş bir Fikir İşçisi'ne Türkçe Dersi vermeye kalkmak AYIPTIR AYIP...  04.05.2011 15:07
 

Sayın Yatağanbaba, Düzeltmemiz gereken öyle çok şey var ki bir tek "fotoğraf" ve "resim" ile bitse sevinecektik hatta. Türkçe Katilleri kol geziyor tam burada içimizdehatta yanıbaşımızda hatta bu platformda! Ben düzgün konuşamasam da en azından yazmaya çalışıyorum ve duyarlılığınızdan ötürü size teşekkür ediyorum, keyifli yazılar dilerim.

Nonethelessh 
 19.04.2011 10:28
Cevap :
Nonethelessh, Teşekkür ederim, konumuzun çevremizdeki "Türkçe Katilleri" ile bir alakası yok. Çok bilinen bir Şarkı'daki "yaygın hata"yı ele aldım. "Toplumdaki yaygın / bilinen anlamı" bağlamında ele alırsak ortada hata da yok. Fakat "kelimelerin gerçek anlamı" bağlamında düşünürsek o büyük ihtimalle fotoğraf olması lazım... İyi günler.  20.04.2011 12:17
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 37
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 4427
Kayıt tarihi
: 31.01.07
 
 

YAZAR, Gazeteci, Yayıncı, Programcı... Yayınlanmış "12 Kitap"ım ve Yarışma'da 1.olmuş "Sinema Fil..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster