Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '20

 
Kategori
Tarih
Okunma Sayısı
72
 

CEM SULTAN ve Torunları

Tarihimizim en üzücü konularından biri de Cem Sultan ve abisi Beyazıt arasında vuku bulan taht kavgasıdır. Ne yazık ki olayın seyri donanımlı bir Osmanlı şehzadesinin Rodos şövalyeleri ve Papa elinde oyuncak olup sonunda uzun zaman tesirli zehirle öldürülmesidir. Belki de Ayasofyanın öfkesi masum şehzadeden çıkarılmıştır.

Bugün dahi ziyaret edilebilen  Roma'da Po ırmağı kıyısında Cem Sultan Zindanı olarak anılan yerde 6 yıl esir olarak kalmıştır. (1482-1489) Papalığın elinde esaret hayatı yaşayan Cem Sultan, Avrupalıların Osmanlı Devleti üzerindeki emellerine âlet edildiğini anlayınca, elini açıp dua etti. Sultan Fatih’in vefatı üzerine geride bıraktığı iki oğlundan Bayezid’in taht mücadelesini kazanması üzerine, ikinci oğlu Cem Sultan’ın, acıklı gurbet hayatı başlamıştı. Ağabeyine karşı giriştiği iki huruç hareketinde de muvaffak olamayan şehzâde, ailesinin bulunduğu Mısır’a gitmek isterken, yakın çevresinin yönlendirmesiyle Rodos şövalyelerine iltica etmişti. Rumeli'ne geçip mücadelesine devam etmek niyetindeydi. Fakat  Onlar  kendisini fidye esiri olarak kullanmak amacıyla 7 sene Fransa’da  Bourgenauf Şatosunda  özel olarak inşa edilen (Zizim) Cem kulesinde esir tuttuktan sonra papaya teslim etmişlerdi.(1489-1495) Frengistanda toplam 13 yıl esir olarak yaşadı.

Rodos’a hareketinden önce Cem Sultan'ın, Sultan Beyazit’e yazdığı mektupta da abisine karşı çok sert ifadeler kullandığı görülüyor:

''Sultan Cem'den kardeşi insafsız Sultan Bayezid’e, Tanrı ve peygamberimiz, beni Hristiyanlara sığınmaya zorladığın koşulları nasıl yarattığına tanıktırlar.

Burada beraber olduğum insanların dinini simgeleyen şey; bir adamın,üzerine çivilendiği kanlı bir haç iken, ben onlara minnet etmek zorundayım. Ama ben, inançlarımıza hala bağlıyım. Allah’ım beni cezalandırırsa, sebebi sen olacaksın, çünkü beni gayrimüslimlere sığınmak zorunda bıraktın. Kardeşlerimizi katledenlere mahkûm ettin.''

Cem Sultan'ın üç oğluyla iki kızı vardı.

Oğullarından Şehzade Abdullah ve kızlarından Ayşe Sultan, küçük yaşta öldüler. Büyük oğlu Oğuz Han babası sürgündeyken İstanbul'daydı ve 1483 Şubat'ında daha dokuz yaşındayken ‘‘nizám-ı álem için’’, yani devletin başına bir iş açmaması maksadıyla amcası Bayezid tarafından boğduruldu. Mısır'da yaşayan kızı Gevher Melike ise 1505'te İstanbul’da öldü.

Cem'in hayatta tek bir oğlu kalmıştı: Şehzade Murad... Babasının sürgünü sırasında Rodos'a gidip yerleşti ve Maria Concetta Doria adında bir İtalyan kadınla evlendi. Daha sonra Papanın baskısıyla Müslümanlığı bırakıp Hristiyan oldu, vaftiz edildi, ‘‘Pierre’’ adını aldı ve Papa 6. Alexander tarafından ‘‘Prens’’ yapıldı. Dininden ve adından vazgeçmesi Avrupa'yı çok memnun etmiş olacak ki, Napoli Kralı'ndan bir başka asalet unvanı, Roma Senatosu'ndan da ‘‘vatandaşlık’’ aldı. Rodos'ta çoluk çocuğa karıştı ve Kanuni Süleyman'ın adayı fethetmesine kadar burada ‘‘Prens’’ olarak yaşadı. Ama Rodos'un 1522 kışında Türkler'in eline geçmesinden hemen sonra, 27 Aralık günü boğduruldu. İdamında 48 yaşındaydı.

Türk tarihçileri Cem Sultan'ın oğlu Murad'ın ‘‘Cem’’ adındaki çocuğuyla beraber idam edildiğini yazarlar.

Diğer bir iddia ise;  Malta, Rodos ve Vatikan arşivleri küçük Cem'in öldürülmediğini, Pierre ismiyle vaftiz edilip, Oğlu Prens Nicola ile Malta'ya yerleştiğini ve 1536'daki ölümüne kadar burada yaşadığını söylüyorlar.

Prens Nicola'nın  torunlarının halen Malta'da yaşamakta olan Arkeolog George Sait Zammit ailesinin  dedelerinin Cem Sultan olduğu belirtilmiş olup Son Osmanlıların reisi  Amerika'da yaşayan Şehzade Ertuğrul Osman Efendi tarafından da bilinmektedir. Fakat kuzenlerini aralarına almazlar. 

Şehzadenin soyundan gelenlerden bazıları sonraki senelerde Bizans’ın Paleologos Hanedanı’na akraba olan Bizans aristokrasisinden Vassallo ailesinin mensupları ile evlenip “Bizans Kontu” oldular. 

Ailenin bu kolunun hem “şehzade”, hem de “Bizans Kontu” unvanını taşıyan ve şimdi Avustralya’da yaşayan 66 yaşındaki son reisi Giuseppe Said-Vassallo’nun mensubu olduğu Said-Vassallo ailesidir.

 

Ayfer Gözübüyük bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 119
Kayıt tarihi
: 04.12.17
 
 

İlgi duyduğum alan tarih. Milli mücadele ve Osmanlı tarihine  odaklandım. Gözden kaçan tarihi şah..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster