Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

22 Nisan '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
286
 

Cinnet geçiriyor insanlar

Cinnet geçiriyor insanlar
 

Bu dünya acayip.

Acayip Dünya.

İnsan hayatının beş para etmediği bir Dünya.

Catır catır insanların öldüğü açlıktan, tokların gıkının bile çıkmadığı bir Dünya.

Bilmem nere sultanın, altın kaplama uçağı, kaşığı çatalı.

Kıçını koyduğu pırlantalı klozeti.

Apandist ameliyatı parası bulamayıp ölen insanlar.

Adaleti geç gelen ya da hiç adaleti olmayan Dünya.

Türkü başına söylenmemiş.

“Adaletin Bu Mu Dünya
Ne Yar Verdin Ne Mal Dünya
Kötülerinsin Sen Dünya
İyileri Öldüren Dünya”

Birileri ölüyor … yoluna.

Umurunda mı Dünya?

*

Cinnet geçiriyor insanlar.

İntihar ediyorlar çeşitli şekillerde.

İntihar edenler, sırlarıyla çekip gidiyorlar.

Hayatta yaptıkları hataları kapatmanın tek yolu olarak intiharı tercih ediyor bir çok insan.

Aslında, yaşamanın şıklarında intihar olmamalı.

Şimdiyse, günümüzde moda olan ölme öldürme şekli cinnet geçirme.

Ezine’de genç adam çocuğunu eşini öldürüyor, sonrada kendisini.

Geriye sadece acı kalıyor.

Ya bu acı olaya neden olan sebepler…

O sebepler dolaşıyor insanların içinde, yeni kurbanlar seçmek için fırsatlar kolluyor.

Paylaşılmayan, konuşulmayan yaşam hataları.

Herkes dedi kodu üretiyor.

Senaryolar insafsız ve acımasız.

Bir çocukta, ortak ediliyor büyük suçlara.

Cinnetin adaleti çok keskin. Kararına kimse itiraz edemiyor. Temyizi de yok.

Giden gidiyor.

Helallik isteniyor birde gidenlerin ardından.

Neyin helalliği, anlaşılamıyor.

Çanakkale’de son aylardaki intiharların sebepleri söylentiden öteye geçmiyor.

Ölen ölüyor.

Giden gidiyor.

Adalet askıda kalıyor.

“Tavuk vermeyene kaz tutulmaz/Kendini asana yas tutulmaz” desem de.

Ölenler zamansız, çizik atıyor yüreğimize.

Sadece üzülüyoruz, bir anlık.

Yarın yine kahkaha.

*

Acayip dedim ya Dünya için.

İnsanlarda acayip.

Acayip olaylarda yaşanmıyor değil.

Amerika’da Cherly Perkins adında bir bayan, sevgilisinden ayrılınca, kendini asarak intihar etmek istemiş. İp kopunca, kendini asıp ölememiş, hayatta kalmış. Adi ip çürük çıkmış, kendini sallandırdığında kopuvermiş. Kadın kıçüstü oturup kalmış, kızmış ya. Çılgına dönmüş kadın. Gitmiş ipi aldığı yere, markasını öğrenmiş. İpi üreten firmaya dava açmış. “İp çürük çıktı, ağız tadıyla intihar bile edemiyecek miyiz?” diye kükremiş. Ölemeyen kadın, iplik fabrikasından, tam 2 milyon dolar tazminat kazanmış.(Firma sahibi kendisini, başka bir marka iple sallandırmadıysa iyi)

Kadın zengin olmuş. Sevgilisiyle barıştı mı bilmem. Ama yeni sevgili bulmuştur. Eski sevgilisine “Nayırrr n2lomazzzz!” demiştir kesin.

İyi ki kadının aldığı ip, bizim İzmir Tireliler tarafından yapılmamış.

Kadına Tire İlçesini vermek zorunda kalırdık ya!

Adaletin bu mu Dünya?
 

 *
 

Yine, San Diego'da bir adam “erkekler tuvaletinde bir kadın gördüm” diyerek, belediyeye 5 milyon dolar tazminat davası açmış. Tazminat gerekçesi olarak ta “Duygusal travma yaşadım” demiş. Üçün birini almış, duygusal travmacı. Bir şey çıkmamış davadan.

Bizim ülkemizde olsaydı bu durum, erkekler tuvaletinde kadın görenler sıraya girerler, belediyeye tebrikler yağardı yağmur gibi.

Bir kanser hastası, öngörülen süre içinde ölmediği gerekçesiyle sağlık müdürlüğüne tazminat davası açmış.  İnsanın adamı öldüresi geliyor ya. Ulan yaşıyorsun işte. Zil tak oyna. böyle hataya can kurban. Bu davadan bir şey çıkmamış elbette.

Bira düşkünü bir adam, bira üreten bir şirkete, 10 bin dolarlık dava açmış. Biracıya göre, reklâmda “birayla kadınların tavlanabileceği söyleniyormuş” ancak adam bira için bir tek bile kadın tavlayamamış. Öküz bira içse, kadınlar ayağına mı gelir? Bu Amerika’da da çok salak var da. Nerede saklanıyorlar anlamadım.

Hele şu davaya bakın. 81 yaşındaki bir kadın, satın aldığı kahvenin dökülmesi üzerine teninde yanık oluştuğu gerekçesiyle McDonald's'dan davacı olmuş. Kadının ahı gitmiş vahı kalmış Buruşuk pelte. Biz her gün kahve döküp, çaydanlık deviriyoruz. Bir şey olmuyor.

İlginç olan şu. Kadın bir kahve dökmekle, 2.7 milyon tazminat kazanmış. Hayda! 81 yaşındaki birisi elinde kahveyi tutamaz, doğal olarak.

Buna benzer daha bir çok ilginç tazminat davaları.

*

Bizim ülkemizde de artık ilginç tazminat davaları açılmaya başlandı. Kazanalar da var. “Kazada ayak parmakları kopan kadına rekor tazminat ödenecekmiş. Mahkeme tarafından davacıya 853 bin 950 lira maddi tazminatın verilmesi takdir edilmiş.”

Ülkemizde insanların değeri yok ama parmakları değerli hale gelmiş.

*

Amerika için söylenen “Fırsatlar ve Özgürlükler Ülkesi” sözüne inanıyor musunuz?

Ben inanmıyorum.

O ülke değil mi, Dünya’yı talan eden?

İstisnaların, hayatımıza yön veren bir durumu yok.

Bakın Dünya’nın bütününe, insanların mutlu olmadığını göreceksiniz.

İnsanları mutsuz edenler, yine bir takım insanların hırsları zalimce istekleri değil mi?

Küçük insanların çoğunluğunu oluşturduğu bir Dünya’da, yönetimler kendini büyük zanneden, aslında çok küçük olan insanların ellerinde değil mi?

Biz değil miyiz, onları büyük kılanlar.

Mutsuzluk bizim.

Mutluluk başkalarının.

Altın musluklardan beslenen, burnumun sultanı.

Aval aval bakan ben, sen.

Dünya’nın adaleti yokta.

Farkında değilim, adaleti sağlayacak gücün bende olduğunun.

Ben benim, farkında değilim.

Bağırıyorum sadece.

“Adaleti yok bu Dünya’nın”

Doğru, yoktur adaleti bu Dünya’nın.

Acayiptir bu Dünya.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 420
Toplam yorum
: 596
Toplam mesaj
: 69
Ort. okunma sayısı
: 1547
Kayıt tarihi
: 19.12.08
 
 

1957 Çanakkale/Yenice doğumluyum. Öykü ,deneme, şiir yazarım. Yazdığım bir çok şiirin bestesini d..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster