Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ekim '10

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
1346
 

Clinton “kamil adam” da ben neyim?

Clinton “kamil adam” da ben neyim?
 

Bill Clinton


Bugün (5 Ekim 2010) bir makale okudum Vatan Gazetesinde. Rıfat Sarıcaoğlu yazmış.

Makalenin başlığı: “Kamil İnsan” Başkan Clinton’dan Eğitime Dair Öğrendiklerim.

Herkesin haberi olmuştur sanırım. Bill Clinton, geçen hafta İstanbul’a geldi ve konuk konuşmacı olarak İstanbul Bilgi Üniversitesinde bir konferans verdi.

Sayın Sarıcaoğlu, Üniversitenin Mütevelli Heyeti Başkanı olması sıfatıyla, onu misafir etme şansı bulduğunu belirtmiş ve görüşmeleri sırasında özellikle eğitim üzerine ondan öğrendiklerini 3 maddede toplamış makalesinde.

1: “Hiçbir zaman özünü unutma” ve “içinde yetiştiğin değer ve etiğe sahip çık.”

Clinton’dan öğrendiği ilk şeyi aynen bu ifadelerle not etmiş Sarıcaoğlu.

İkinci maddeye gelince:

2: Clinton iş imkanları yaratılmasına önemle vurgu yapmış. Sarıcaoğlu şöyle açmış bu konuyu: Clinton “Dünyadaki sorunların, gelir dağılımının, daha az sorunlu bir toplum olabilmenin ve nerdeyse her şeyin altında istihdamın bulunduğunu anlattı ve eğitimin bundaki rolünün ne kadar önemli olduğunu vurguladı.”

Ve Clinton hükümetlerin insanlara iş imkanı yaratacak devlet ve hükümet politikaları yapmaya öncelik vermesi gerektiğinin altını çizmiş.

Ve demiş ki: “ 2008 dünya krizi bu gerçeğin yol açtığı bir sorundu.”

Sarıcaoğlu’nun Clionton’dan öğrendiği 3.şeye gelirsek;

3: Eğitim doğaya yönelik ve barışçıl olmalı.

Clinton’a göre, 20.yy.da sanayi toplumu olmak sürdürülebilir bir politika iken, 21.yy.da artık tüketim toplumu yaratarak sürdüremeyeceğiz.

Ayrıca yeni yetişen gençleri bu gerçeğin ışığında eğitmemiz gerektiğini söylemiş.

Sarıcaoğlu makalesinin sonunda özetlemiş Clinton’ın düşüncelerini:

“En önemli hedef herkese iş imkanı yaratmaktır. Eğitim kurumları da bu işin temeli olmalıdır.”

Makaleyi okuduktan sonra bozuldum.

Bunları öğrenmek için taa Amerika’dan Clinton’ı mı getirmek gerekiyordu?

Ben ne güne duruyordum!

Clinton’ın dediklerini ben, daha 25 yaşlarında iken kavradım ve o günden bugüne bu inancımı korumakta ve savunmaktayım.

Ama adım Clinton değil ki lafımı dinleteyim… J)

Not: Clinton’nın “eğitim kurumları”nın bu meselenin temeli olduğunu vurgulaması gerçekten çok önemli.

Bir öğretmen olarak bu hususu çok önemsedim.

Hükümete duyurulur. Eğitim politikamız iflasın eşiğinde. Bilgisiz, okula kitap getirmeyen, yazmayan bir nesil yetişiyor. Çünkü yaklaşık 10 senedir her eğitim-öğretim dönemi sonunda, Milli Eğitim Bakanlığı bir af kararı alıyor. 10 zayıfı olan sınıf geçiyor.

Bu öğrenciler niye kitap getirsin, boşuna yük yapsın kendine, niye ders dinlesin kafa yorsun? Nasıl olsa geçiyor değil mi?..

Siz olsanız o öğrencilerin yerinde kitap getirir ve ders dinler misiniz?..

Milli Eğitim Bakanlığı bol cep harçlığı ile şımartılan ve ileride topluma zarar verme tehlikesi olan çocuklar yetiştiren bir ebeviyene dönüştü.

Bu da sayın Sarıcaoğlu’na benden 4.madde olsun!..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 103
Toplam yorum
: 148
Toplam mesaj
: 68
Ort. okunma sayısı
: 8118
Kayıt tarihi
: 18.10.08
 
 

İngilizce Öğretmeniyim. Ek olarak makale, kitap çevirisi yapıyorum. Antalyanın bir yerel gazetesinde..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster