Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '07

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
425
 

Çocuk-bilge...

Çocuk-bilge...
 

Bunu gerçekten merak ediyorum; Bir gün hayattaki herşeyi gördüğüme, duyduğuma inanıp, dünya üzerindeki herşeyi şaşırmadan, olgunlukla karşılayabilecek miyim acaba?

Mesela şöyle biri olabilecek miyim? Küçük ve huzurlu evinde yaşayan, koltuğunda oturup gazetesini okurken "Hımmm evet, dünya ve insanlar böyledir. Her an herşey olabilir. Tüm bunlar dünya tarihinin en eski sayfalarından beri var. Hımmm..." diyecek miyim? Ya da ziyaretime gelen biri, genç deneyimsiz bir çocuk "İnanamıyorum biliyor musun ne olmuş?" diye başlayan cümleler kurduğunda yüzümdeki ifade hiç değişmeden "Dinle beni çocuk, bu gözler öyle çok şey gördü, bu kulaklar öyle çok şey duydu ki artık tüm bunlara şaşırmıyor. Bir gün gelecek, inan bana, sen de şaşırmayacaksın. Tüm bunları kanıksamış olduğun, kötülüğü kabul ettiğin için değil, dünyanın tüm olasılıkları kendi içinde taşıyan bir küre olduğunu yıllar boyu sindire sindire öğrendiğin için." Evet bir gün böyle diyebilecek miyim acaba?

Şimdi çok fazla şeye şaşkın şaşkın baktığımı görüyorum. İnsanlara, olaylara ve hayatın akışına, düzensizliğe hatta kendime bile... "Hiç beklemezdim." ya da "İnanamıyorum..."diye başlayan cümleler kuruyorum hala. Çünkü kafamda şekil veriyorum pek çok şeye. Ya da öyle sanıyorum. Oysa, insanlar ve dünya anlaşılmayacak ya da tamamen anlaşılmayacak kadar diyelim, karmaşık. Karmaşıklığı bir yana bırakalım durağan değil. Sürekli değişim halinde. Sürekli değişen bir şeyi tam olarak çözdüm diyebilir miyim? Bu imkansızı başarmaya çalışma kahramanlığına neden soyunduysam? İşte bir gün o olgunluğa yani herşeyin olabilirliğini kabul edebileceğim olgunluğa gelmeyi çok istiyorum.

Aslında herşeye şaşkın gözlere bakmanın çocuksu tarafı kaybetmemek olduğu söylenir. Fakat bu çok farklı bir durum. Güzel şeylerin güzelliğine şaşkın gözlerle bakan bir çocuk-bilge olmak belki de en iyisi. Güzel şeylere şaşıran bir çocuk ve hayatı olduğu gibi kabul edebilen bir bilge. Ne muhteşem bir birleşim.

Kendimi beyaz saçlarımla bir pencere önünde hayal ediyorum. O çok istediğim, hem denizi hem ormanı gören küçük evde, ilkbahar toprağına bakarken ve gülümserken. Kendi yüzümde o çocuk-bilge ifade olduğunu hayal ediyorum bir de. Şimdi ve geçmişte yaptığım tüm hatalardan arınmış ve o hatalara gülümserken. Kendimi ve dünyayı affederken hayal ediyorum. Hayatımın sonlarına yaklaşmış olmanın hüznü bir şal gibi kayıyor omuzlarımdan. Çünkü insanın sonlu olduğunu ve bir gün gelince dünyaya veda edeceğini çoktan kabullenmiş oluyorum.

Ve kendimi, kendimden memnun hedefine varmış biri olarak hayal ediyorum. Olmak istediği insan olmayı hayatının son diliminde başarmış. Ve gelecekteki çocuk-bilge yüzüme gülümsüyorum.

Fotoğraf: http://www.deviantart.com/print/661942/

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

O içinde ki bilge çocuktan hep birşeyler öğrenerek hayatı süzgeçten geçirmen ve mutluluğu, insan olmayı başrmış bir bilge olarak yaşamanı diliyorum,aslında dilemiyorum biliyorum...
sevgiler

Meral Yağcıoğlu 
 19.09.2007 14:28
Cevap :
Sevgili Meral Hanım, Çok çok teşekkür ederim. En içten sevgimle ve tüm kalbimle kucaklıyorum...  19.09.2007 15:17
 

Sana o gülümseyen, şaşkın, mutlu, umutlu ve gözlerindeki ışığın hep varolduğu ifadeler yakışıyor... O çocuk bilge hep içinde kalacak... Hayat ne kadar yorsa, hayat ne kadar hırpalasa da çocuk bilge hep kalacak... Bazen acı bakacak ama çoğu zaman parlayacak gözleri... O güzel gamzelerinden öpüyorum seni...

Hoşsada 
 18.09.2007 21:50
Cevap :
Canım Seda'cığım, İçimi ısıttın kuzencim sağol.Sevgimle kucaklıyorum...  19.09.2007 11:24
 

Çocuk-bilge olduğumuzda, sanırım hep iki ucunda sallandığımız adına denge dediğimiz ve bir türlü tutturamadığımız o ip üzerinde usta bir cambaz olmuş olacağız...Heyecanı keybetmeden olgunlukla yaklaşan çocuksu bilge. Ben bu birleşimi çok ama çok sevdim:)Teşekkürler Canım Fulya'm,katkıların sonsuz olsun emi?Kucak dolusu sevgilerimle...

guguk kuşu 
 18.09.2007 21:47
Cevap :
Canım Hatice'm, O dengeyi sağlamak çok önemli aslında hayatın güzelliği için. Çok zor ama. Dilerim başarırırız ve gülen ve olgun gözlerle bakabiliriz hayata. Sevgimle öpüyorum seni...  19.09.2007 11:26
 

Varsayalım ki, günün birinde, her şeyi bilen olduk. Ancak bu, her şeyi düşünebileceğimiz anlamına gelmez. Çünkü bilmekle düşünmek farklı şeylerdir. Çok bilgili bir insan düşüncesiz, arsız, sıkıcı olabilir; buna karşılık, az bilen bir insan ise, özlenen, ince fikirli bir insan olabilir. Bu yüzden, bana göre bilgelik bilmeyi bilmekte değil, düşünmeyi bilmektedir. Sevgiler. Ali Nail.

Ahmet Güreşçioğlu 
 18.09.2007 19:13
Cevap :
Sevgili Ali Nail Bey, Söylediklerinizi çok iyi anladım ve çok haklısınız. Bilgelik hedefim herşeyi bilmek değil aslında, ki bu zaten imkansız. Hedef sadece hayatın akışını bir ölçüde bilebilmek ve onu sevgiyle kabullenebilmek. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için.En içten sevgimle ve saygımla...  18.09.2007 20:57
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1081
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster