Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '07

 
Kategori
Çocuk Psikolojisi
Okunma Sayısı
2392
 

Çocuk tiyatrosu böyle mi olmalı?

Birkaç hafta önce henüz 3 yaşına basmamış olan büyük kızımı tiyatroyla tanıştırmaya karar verdim. Gazetelerden ve internet’ten çocuk tiyatrolarına baktıktan sonra ücretsiz bir tiyatro gördüm. Gayet iyi alt yapısı olduğuna inandığım bir gruba ait tiyatroydu ve iyi bir sahnede oynuyordu. Ücretsiz bir tiyatro seçmemin nedeni ilk kez gidiyor olmamız ve ilk 5-10 dakika kızımın karanlıktan korkup korkmadığını, koltukta oturup oturmadığını anlamak gerekirse çıkmak içindi. İlk tiyatromuzdu ama ne yazık ki çok kötü etkilendik. Neden mi?

Oyun başlamadan önce çok iyiydik. Koltuğumuza oturduk. Diğer çocuklarla sohbet ettik. Oyun zamanında başladı. Ama o da ne? Bir palyaço ve sürekli başarısız ağlamaklı, hüzünlü vs. Kızım biraz sıkıntı duymaya başladı. Gözünü kapattı ve omzuma yattı. İzletmek mümkün değil. İlk tiyatro deneyiminin kötü olması beni oldukça üzmüştü. Tekrar izlemesi için ikna etmeye çalıştım ama başını hiç kaldırmadı. Sahneye birkaç palyaço daha çıktı. Sürekli hareket, sevimsiz boyanmış suratlar. Bu da yetmezmiş gibi bir de kafası kesilmiş olarak gelen bir tipleme.

Acaba çocuk tiyatrosu böyle mi olmalı? Yoksa daha dingin, keyifli, ürkütücü gelebilecek sahnelerin olmadığı bir oyun mu izletmeliyiz. Ben evde anlattığım masallarda bile yumuşatarak anlatmaya çalışıyorum. Efsane masallarda bile üvey annenin pamuk prensesi öldürtmek istemesi, kibritçi kızın hüzünlü hikayesi ve daha pek çokları. Bu konuda uzmanların bizleri aydınlatmasını umuyorum.

Kızımın tiyatroyla tanışması nasıl bitti diye sorarsanız. Aynı gün içerisinde bir başka oyun bulduk. Kızım da ilk tecrübesinden etkilenmeyerek izleyebileceğini söyledi. Sonuç mükemmel. Baştan sona tek nefeste oyunu izledi ve katılım gerçekleştirdi. Prenses Yasemin adlı oyunun tüm oyuncularına ve yöneticilerine kızıma tiyatroyu sevdirdikleri için teşekkür ediyorum. Bu oyuna ertesi hafta bir kez daha gittik. Sonra da iki hafta üst üste yine kızımın beğenerek izlediği, çocuklar için biraz uzun olması ve ara verilmesi dışında dezavantajını görmediğim, kostümlerin ve oyuncuların mükemmel olduğu Pinokyo oyununa gittik.

Bundan sonra da oyunları takip etmeye devam edeceğiz.

Tiyatro oyunlarını sahneye koyan oyuncusundan, yönetmenine, ışıkçısından biletçisine herkese teşekkürler.

Sevgiler,

IŞIL TABAĞ

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ne yazık ki haklısınız.! Aynı zamanda sinemalar için de durum böyle değil mi.? Çocuk filmlerinin kaçta kaçı gerçekten çocuklara uygun... Hayatın her alanında çocukları ihmal ettiğimiz açık.. Sevgi, saygılar...

Zevzek 
 21.02.2007 16:06
Cevap :
Sayın Haluk Aktaş, Yorumunuz için çok teşekkürler. Aslında çocuk sinemaları da önemle üzerinde durulması gereken konulardan biri. Özellikle de ani sahneler , yüksek ses ve korkutucu karakterler çocuklarımızı olumsuz etkiliyor. Çizgi filmler de ayrı bir tartışma konusu. Saygılarımla, Işıl Tabağ  22.02.2007 10:52
 

BENDE BİR TİYATRO OYUNCUSU OLARAK BU DURMU NE YAZIKKİ KINIYORUM..ÇOCUK OYUNLARININ ÖNCELİKLE ÇOCUK PEDAGOGLARI TARAFINDAN ETÜT EDİLDİKTEN SONRA SAHNELENMESİNİN GEREKLİLİĞİNİ NE YAZIKKİ BAZI MESLEKTAŞLARIMIZ KAVRAMIŞ DEĞİL..UMARIM SİZİN BU HASSASİYETİNİZ BİR HATIRLATMA OLUR...SEVGİYLE..

kont 
 21.02.2007 14:22
Cevap :
Sayın Özce, Yorumunuz için çok teşekkür ederim. Size çok sevdiğim ama kime ait olduğunu bilmediğim bir sözü gönderiyorum. Söyleyen kişinin ağzına sağlık. "Hayatı seyretmenin güzel olması için hayat oyununu iyi oynamak gerekir. Ama bunun için de iyi oyuncular ister". İyi bir oyuncu olduğunuz için teşekkürler. Işıl Tabağ  21.02.2007 15:42
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 189
Toplam yorum
: 131
Toplam mesaj
: 50
Ort. okunma sayısı
: 6351
Kayıt tarihi
: 11.10.06
 
 

Endüstri Mühendisi olan Işıl Tabağ, Avrupa Okullar Birliği görevinden sonra 1998 yılından bu yana..