Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Ocak '19

 
Kategori
Bebek - Çocuk
Okunma Sayısı
48
 

Çocuk ve Öfke Kontrolü

Çocuklarımızda herhalde en müzdarip olduğumuz konulardan bir tanesi olur olmaz yerde ve zamanda, ortada bir sebep yok iken ağlama, etrafa saldırma, kırıp dökme, bağırma, vurma gibi davranışlar göstermesidir. Eyvah birde topluluk içerisindeyseniz. Yandınız. Rezil oldunuz.

Hayır. Böyle düşünmeyin. Bu en yanlış düşünce tarzlarından bir tanesidir. Bu şekilde düşünmek ve bu düşünce ile tedbir almak çocuklarınızda öfke olgusunu kalıtsal hale getirebilir ya da başka bir ifade ile onda öfke kontrolsüzlüğüne yol açabilir.

Eğer öfke nöbeti geçirdiğinden şüphelendiğiniz, öfke kontrolsüzlüğü yaşadığını düşündüğünüz bir çocuğunuz var ise, öncelikle hiçbir şey yapmadan kendinizi değerlendirin. Çocuğunuza nasıl bir aile ortamı sağladınız. Bu konuda çocuğun bu karakteristiği göstermesinde en önemli etkilerden bir tanesi aile ortamında huzursuzluk, maruz kalınan ya da şahit olunan şiddettir. Böyle bir durum varsa önce bir uzmanı meşgul etmeden, bir tedbiri uygulamaya başlamadan önce lütfen siz başınızı iki eliniz arasına alın, eşinizle oturun ve bu durumu bir çözüme kavuşturun. Belki de bir uzmana ya da tedbir almanıza gerek kalmaz.

Bu açıklamadan sonra bu problemi yaşayan çocuğu olan anne - babalara ufak dokunuşları şu şekilde sıralayabiliriz;

* Çocuğunuzun gösterdiği davranışa bağırarak, vurarak, tartaklayarak vb. cevap vermeyin. O zaman bunun onun göstediği davranıştan farkı kalmaz ve sizden aynı davranışı gördüğü için normal algısına kapılabilir.

* Neden olan olguyu sonlandırın. Başka bir çocuğun oyuncağını kullanması sonucu ortaya çıkmış ise o çocuğun o oyuncak ile oynamasını sonlandırın. Başka bir yöntem ise öfkelenen çocuğu öfkenin oluştuğu ortamdan ayırın.

* Anne ve baba olarak ilk ve en büyük rol model sizsiniz. Sakin bir karakter yapısı sergilerseniz (en azından yanında) o da sakin olacak ve kendini zorlayacaktır.

* Uyarınızı yaparken bağırmayın ama sesiniz tok olsun. Uyarıdan sonra en az 15 dk. sonra ona dokunun (kucağınıza alın, sarılın vb.). Bu olgunun yanlış olduğunu, üzüldüğünüzü ancak her ne olursa olsun onu seveceğinizi söyleyin. Bu konuda yaşadığı problem konusunda onu hep destekleyeceğinizi belirtin. Tekrar davranışlarda 15 dk. lık süreyi uzatın.

* Çocuğunuz bu davranışı özellikle istediği bir şey karşısında HAYIR cevabınızdan sonra sergiliyorsa kararlı olun. Bir kere hayır dediniz. Aksi halde bu davranışı asla köreltemezsiniz.

* Öfke öncesinde ve esnasında bazı belirtiler vardır. Kimimiz yumru sıkar, kimimiz diş gıcırdatmaya başlar, kimimiz ayağımızı istemsiz sallarız... Bunları ona anlatın. Bundan önce onun hangi davranışı sergilediğini gözlemleyebilirseniz iyi olur. Bu davranışlardan birini hisseder ya da yaparsa ona kendisini mutlu edecek bir konuyu aklından geçirmesini, derin ve yavaş nefes almasını, öfke kaynağına arkasını dönmesini tavsiye edin.

* Eğer çocuğunuzun bu davranışı sergilemesi ile ilgili kararlı tutum sergileyemiyor, kendinizi çıkmazda hissediyor iseniz zaman kaybetmeden bir uzmana danışınız. Aksi halde başka sorunlara da yol açabileceğini unutmayınız.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 30
Kayıt tarihi
: 27.12.18
 
 

NASIL BAŞLADI? Her insanın hayatında dönüm noktaları bulunmaktadır. İşte “Ufak Bir Dokunuş Yeter”..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster