Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Şubat '08

 
Kategori
Anılar
Okunma Sayısı
1119
 

Çocukluk günleri 2 ( Babamla ilgili )

Babam kasabamızın az çok hatırı sayılan, bir cami imamıydı. Simav'da gördüğü din eğitiminden sonra İstanbul’a gitmiş ve bir süre rüştiyede okumuş. Diploması var mıydı, yok muydu hatırlamıyorum. İstiklal savaşında posta, telgraf görevlisi olduğu için askerlik yapmamış. Savaş bittikten sonra da Üzüm Pazarı Camisine imam olarak atanmış. O zamanın parasıyla Hademei Hayrattan ( Bu günkü Diyanet İşleri Başkanlığı ) 12 lira maaş alırdı.

Çok çalışkan, ileri görüşlü ve yenilik sever bir insandı. Gittiği yerlerde görmüş olduğu bazı yenilikleri kasabamıza yaymak için çaba harcardı. Örneğin: Dokumacılık ve yoncacılık, babamın Simav'a yerleştirdiği yenilikler arasındaydı. Kıyafet inkılâbında da karısının sırtından kara çarşafı çıkartıp, manto giydiren adam olarak bilinirdi.

Bu gün Devletin zirvesinde oturanlar da eşlerinin başını açsalar; ülkede türban sorunu biter .

İlk hatırladığım zamanları oldukça yaşlı ve asabi mizaçlı biri oluşuydu. Devletten aldığı maaş evin geçimine yetmediği için Çarşamba günleri Simav’da kurulan pazardan yün ve yapağı satın alır, hararlara doldurur, bazen de atıyla köyleri dolaşır ve oralardan da yün ve yapağı toplar gelirdi.

Bazı günler atının terkisine beni de alıp beraber gittiğimiz olurdu. Rahmetli bu beraberlikten çok mutlu olduğunu söyler ve onu lafa tuttuğum için ( sen benim bülbülümsün ) derdi.

Toplanan yün ve yapağıların otları, çöpleri ailecek ayıklanır, sonra Delaşa Pınarı adında yazları serin, kışları ılık ve bol suyu olan tabakhane mahallesindeki pınarda yıkanıp, şehrin kenarındaki inüstü denilen bir tepede kurutulurdu. Yıkama ve kurutma işlerinde başta annem olmak üzere ablamla benim de katkımız olurdu.

Yapağılar yıkanıp kurutulduktan sonra; tekrar hararlara doldurulur ve babam onları kiralık atlarla, yaya olarak, Uşak ilçesine götürür, oradaki fabrikada halı ipi haline getirtir, sonra da tekrar Simav’a getirerek halı imalatçılarına satardı.

O zamanlar Uşak, Kütahya İline bağlı, bizim ilçemize 90 km mesafede bir ilçeydi ve şehirler arasında çalışan motorlu taşıtlar yoktu. Babam bu yolu, yaya olarak gider ve yaya dönerdi.

Uşak’ta yapılan yün ipleri sadece Simav'da değil, gene atlı taşıyıcılarla Demirci kasabasına götürülür, orada da pazarlanırdı. Demirci bize 40 km. uzaklıktaydı. Bir veya iki kez de beni götürdüğünü, hayal meyal hatırlarım.

Babamın bu çalışmaları sayesinde Simav'da halıcılık gelişmiş ve zamanla bir halı ipi fabrikası kurulmuştu.

Simav'da şehrin biraz dışındaki kışla avlusuna bitişik, 2, 5 dönüm civarında bir tarlamız vardı. Zaman, zaman o tarlaya bostan, buğday, mısır nohut, gibi şeyler ekilir ve bunlarla aile bütçesine katkı yapılırdı.

Bostan ekildiği zamanlar, şehre çok yakın olan o tarlanın bostanları çalınmasın diye hasırdan çardak kurup, bostan bekçiliği yapardık.

Babam o tarlanın bir kısmına dışarıdan aldığı ve iyi para getireceğine inandığı bir cins yonca tohumu ekmiş ve verimliliği anlaşılınca yoncacılık bütün Simav'a yayılmıştı. Yonca bir kez ekilir ve artık senelerce yılda dört defa biçilebilirdi.

Yonca biçme mevsimi geldiği zaman, sabahları genelde sadece babamla ben, bazen da ailece; oraya gider, kömürlü semaverde çay yapar, yonca biçer ve demetleyerek pazarda satardık. Biçilip demetlenen yoncaları pazarda satmak benim görevimdi. Biraz daha büyüyünce biçmek de demetlemek de bana kalmıştı.

Salı ve Çarşamba günleri bu görev için erkenden kalkıp yonca bahçesine gider, yonca biçer, demet yapar ve eşeğe yükleyerek pazarda satardım. Yonca biçerken bağ bıçağıyla elimi kestiğim ve eşeğe yüklerken, tekme yediğim çok olurdu.

Yoncaları pazarladıktan sonra; postanenin yanına küçük bir iskemle kor, askerdeki oğullarına para ve paket göndermek isteyen köylülere; havale kâğıtlarını doldurur, para kazanırdım. Bazı günler de buzlu limonata yapar, hayvan pazarında, bardak, bardak satardım.

Bu işler bana ailem tarafından önerilen işler olmayıp, benim kendiliğimden aile bütçesine katkı arzumdan kaynaklanan işlerdi…

Devam edecek

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 104
Toplam yorum
: 334
Toplam mesaj
: 77
Ort. okunma sayısı
: 706
Kayıt tarihi
: 11.04.07
 
 

6 Mayıs 1927 Simav doğumlu, İstanbul Yıldız Teknik Okulu’nun ( Bu günkü Yıldız Üniversitesi) son sın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster