Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '07

 
Kategori
Kültürler
Okunma Sayısı
31623
 

Cumhuriyetimizin sembolü, İstiklal Marşı nasıl yazıldı...

Cumhuriyetimizin sembolü, İstiklal Marşı nasıl yazıldı...
 

Türkiye Büyük Millet Meclisinin, 1920 Yılında aldığı kararla, milletin bağımsızlık aşkını ve ruhunu terennüm edecek bir istiklal marşı yazılması talebi halka duyurulmuştur. Kazanan şaire de 500 lira ödül verilmesi kararlaştırılmıştı.

Katılan 724 eser olmasına rağmen, arzu edilen istiklal ruhu bir türlü yakalanamamıştı. Meclisin arzusu üzerine istiklal marşını yazması için Mehmet Akif Ersoy'a teklif götürüldüğünde milli şair , büyük bir heyecanla kabul etmiş; ancak kazanırsa ödül olarak konan 500 lirayı almayacağını, bir hayır kurumuna bağışlayacağını beyan etmiştir.

İstiklal Marşını yazdığı gece, kalemi kağıdı olmayan, şiirinin ilk dörtlüklerini çakı bıçağıyla tahta duvara kazıyan şairin, sobasına atacak odunu ; sırtına giyeceği paltosu bile yoktu.

İstiklal Marşının yazıldığı 1921 Yılında, yurdumuz, İngiliz, Fransız, İtalyan ve Yunan Kuvvetlerinin acımasız işgali altındaydı. Yunanlıların:''Biz Anadolu'ya medeniyet götürüyoruz.'' Diyerek, tüm dünyada yarattıkları yaygaranın arkasından beşikteki bebeleri bile süngüleyerek Anadolunun içlerine kadar sızmak istemeleri, Akif'in derinden feryadına neden olmuş ve İstiklal Marşımızın ilk mısralarında:''Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak '' Diyerek Türk Milleti'nin hiç endişe duymamasını belirtmiştir.

Batının ufuklarındaki al renk bir gün sönebilir; ancak Türk Milleti'nin şafak renginde alevlenen al sancağının sönebilmesi için yurdumun üzerinde tek bir ocak kalması; yani Türk Milleti'nin tamamen yok olması demektir. Bu da mümkün değildir.

Çanakkale'de yenemedikleri Türk kudretini müttefiklerimizin mağlup olmalarıyla yendiklerini sanan işgal kuvvetlerinin medeniyet anlayışını :''Tek dişi kalmış bir canavara benzeterek o canavarın ulumasıyla şüheda fışkıran bu toprakların ele geçirilemeyeceğini haykırmıştır. Bağımsızlığın bir ''Hayal ''olduğu korkunç işgal döneminde bile istiklalin yakın olduğuna candan inanmıştı.

12 Mart 1921 Yılında , TBMM'de bizzat, Milli Eğitim Bakanı Hamdullah Suphi Bey tarafından okunan Mehmet Akif Ersoy'un yazdığı İstiklal Marşı, büyük bir coşkuyla kabul edilmiştir.

Türk Milleti şanına yaraşır bir bağımsızlık marşına kavuşmuştur. Atatürk, marşı çok beğenmiş, duygulandığını belirterek: ''Bu marş, bizim inkılabımızı anlatmaktadır. Bunu her Türk Genci coşkuyla okuyacaktır. ''Diyerek şiirde en beğendiği yerin de:''Hakkıdır, hakka tapan milletimin istiklal '' Mısrasının olduğunu özellikle vurgulamıştır.

Yunanlıların, kalabalık bir orduyla Anadolunun içlerine kadar ilerlediği yoğun savaş ortamında, İstiklal Marşı'nın beste yarışması açılmış; Yunan ordusunun İzmir'de denize döküldüğü olaydan etkilenen sarayın müzik direktörü, Osman Zeki Üngör, hazırladığı besteyi, Atatürk'e teslim etmiş; Gazi besteyi çok beğenince de 1930 Yılında milli marş olarak kabul edilmiştir. Zeki Üngör Bey Ankara'da kurulan Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası şefliğine atanmıştır.

İstiklal Marşımız, şehitlerimizin kanlarının su gibi aktığı bir günde yazılmış; ordularımızın yedi düvele ders verdiği Zafer Gününde de bestelenmiştir.

Bugün Türk Çocuklarının İstiklal Marşımızı coşkuyla söylemesi ve kendilerinden sonra gelecek olan kuşaklara da aynı heyecanla aktarmak boynunun borcudur.

Mehmet Akif Ersoyun dediği gibi:''Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın...! ''

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Muhteşem bir şiir.Her şeyi coşkulu bir şekilde anlatıyor.İnsanın tüyleri diken diken oluyor dinlerken.İtina ile düşünülüp aşk ile yazılmış bir şiir.Bence M.Akif 'in en büyük eseri.Saygılarla.

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 30.10.2007 11:24
Cevap :
Dünya'da ayakta söylenip dinlenen, tek bağımsızlık marşı bizim marşımız.Yarışma için yazılan 725. ve kabul edilen sonuncu marş...Cephede çarpışıp şehit olan askerin cebinden çıkan ''Ayetin'' yanında yer alan marş...Bizim marşımız...teşekkürler...  30.10.2007 14:02
 

bü güne gelene dek ne kanlar döküldü bir daha o günleri yaşamamak için hepimiz birlik olup vatanımıza milietimize sahip çıkmalıyız...bir kaç kişinin kendi çıkarları doğrultusunda hareketip bizi birbirimize düşman etmelerine izin vermemeliyiz...CUMHURİYET BAYRAMINIZ KUTLU OLSUN hocam!!!!!!!!!!!!!

ayten doğan 
 29.10.2007 11:42
Cevap :
Sevgili Ayten,Bugünlerde yediden yetmişe,her yöremizin insanıyla birlik ve beraberlik içinde olmamız gerekli.Dosta da düşmana da bunu kanıtlamalıyız.Güzel yorumlarına teşekkür eder ben de Cumhuriyet Bayramını candan kutlarım.Sevgilerimle...  29.10.2007 13:40
 

Amiiin. M.A.Ersoy`un marsin ilk dörtlügünü cakiyla kazidigini duymamistim... Istiklal marsinin, nota olarak, okunmasi en zor marslardan biri oldugunu biliyormuydunuz? Bilgilendirmeleriniz icin tesekkürler. Berlinden sevgiler saygilar efendim.

OKAN TINMAZ 
 29.10.2007 10:24
Cevap :
Sevgili Okan,O yıllarda işgal tüm hızıyla sürerken,Atatürk, Milli Şuuru ayakta tutmak için gece cephede;gündüz TBMM'de bitmek tükenmek bilmeyen bir enerjiyle çalışıyordu...Mehmet Akif,o denli yoksulluğuna rağmen ''Para ödüllü'' yarışmaya şiir göndermemişti...Benim çocukluğumun geçtiği ,Ankara'nın Hacettepe Semtindeki Taceddin Dergahı adı verilen evde kalmış olan M:Akif'in ''Hokkasında mürekkebi olmadığı gibi yazacak kağıdı da yoktu.Atatürk'ün arzusu üzerine görevlendirilen milletvekili Hasan Basri Bey,Akif'in evine geldiğinde onun hasta olduğunu görür.Komşulardan odun getirtir.O'nu ısıtır.Kendi paltosunu da verir.Bir önceki gece ilham gelen Akif,ranzasının yan duvar tahtasına,ilk dörtlüğü çakıyla kazır.  29.10.2007 14:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 1641
Toplam yorum
: 8753
Toplam mesaj
: 550
Ort. okunma sayısı
: 965
Kayıt tarihi
: 23.06.07
 
 

İnsan yontmakla geçti ömr-ü baharı... Güzel ve canlı heykeller yaptı... Kimisinin içi çabuk boşal..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster