Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '08

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
454
 

Cümle kapısı

Bizim oralarda bu terim “cümle kapısı” evin sokağa açılan kapısı için kullanılırdı. Hala öyle mi bilmiyorum!

Çocukluğumun toprak zeminli dar sokaklarına, daracık çıkmaz sokaklarına açılan, açılmayan ürkek kapılar anımsarım. Çift kanatlı, ahşap, oldukça eskimiş kapılardı birçoğu. Ahşap yüzeyinin damar damar desenlerine işlenmiş yaşamlar düşlerdim o kapıların ardında. Ortaya doğru bir çöküntü içinde eşiğe doğru eğik duruşlu bu kapılarda en çok kocaman kapı tokmağı dikkat çekerdi. Kimi kapılarda tokmak pirinçten, demirden, kiminin teneke işli olurdu. Ben en çok el biçiminde kapı tokmağını severdim. Zarif bir kadın eliydi. Biçimli, narin duruşlu bu eli döken dökümcü ustasını da sonraki yıllarda düşünmüşümdür. O ücra ilçede, o ince duruşu veren ustanın ince ruhunu da merak ederdim.

Bazı kapı tokmakları kocaman bir halkadan ibaretti. Bu halkayı altındaki zemine vurduğunuz zaman kocaman bir ses duyulurdu. “Tak! Tak! Tak!” İçeriden gelen ses hep şöyle olurdu. İnce, yorgun bir kadın sesi: “O kim?” diye sorardı ve ben çocuk halimle bu sorgulamayı garipserdim. “O ben!” diyesim gelirdi. Neden “Kim o?” değil de “O kim?” dediğini o kadınların hala anlamış değilim.

Bu kapılar kocaman bir anahtarla açılır, kilitlenirdi. Siyah renkli, kadınların ceplerine bir iple bağladıkları ya da kuşaklarına astıkları bu kilitlerin şimdi köylerde bile kullanıldığını sanmıyorum. Zengin evlerin kapıları yeni olur, hacı olan evlerin kapılarının üstünde arapça yazılar bulunur, kapı yeşile boyanmış olurdu.

Kapısında kocaman bir zincir asılı evleri merak ederdim. Bu kapıyı açmak, başımı içeriye uzatıp içerde neler yaşandığını, bu kapının suskunluğunu adeta sorgulamak isterdim. Çift kanatlı kapının her kanadında bulunan küçük halkalardan geçirilmiş kocaman bir zincirle önünde asılı kocaman bir asma kilit evi beklerdi. Eşiklerinde mahalle çocuklarının oturup evcilik oynadığı bu kapıların dili olsa neler anlatırlardı kim bilir! Kimi çift kanatlı kapıların birinde de bazı evlerde küçük pencereler olurdu. Şimdiki kapılarda bulunan gözetleme deliğinin ilk hali diyebiliriz bu pencerelere. Ev halkı kapıyı açmadan önce avludan bu pencereyi açıp geleni görün, konuşsun diye yapılmış olmalıydı.

Şimdi bile kapalı tüm kapılar bir şekilde beni etkiler. O kapının adında yaşananları, yaşayanları, kapının dilini, evin pencerelerinden dışa yansıyan hüznü, sesi hep merak ederim.

En sevdiğim kapılardan biri de babaannemin yaşadığı, çocukluğumun en güzel anılarının yaşandığı o evin avlusuna açılan iki kanatlı, alçacık boylu, üzerinde iri çivilerle desen oluşturulmuş cümle kapısı da denen kapısıydı. O kapının yıllar sonra bir daha açılmamak üzere kapatılması ise içimi acıtan bir anıdır.

Nesime Açılmış

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

..o bahsettiğiniz cümle kapıları ne yazık ki etrafımda görmek kısmet olmadı. Ama bu yaz gittiğim göçmen köyünde gördüm. Hep merak ederdim, çünkü rahmetli dedem çocukluk anılarından bahsederken çok kullanırdı bu tamlamayı. Beni de terkedilmiş evler çok hüzünlendirir, ağlar gibi gelir ve gözyaşlarını silmek isterim ağlayan evlerin. Sağlıcakla kalınız...

Güller_Açarken 
 30.08.2008 20:09
Cevap :
Bir süre uzak kaldığım için bu sıcak yorumu ne yazık ki gecikmeli okuyabildim. Teşekkür ederim. Sevgiyle.  13.09.2008 23:26
 

cümle gönül kapılarının açık olması temennisiyle...Sıcacık bir anlatımdı...kalemine sağlık.

lillo 
 30.06.2008 10:07
Cevap :
Teşekkür ederim. Bu güzel yorum beni çok mutlu etti. Sevg yle.  01.07.2008 15:23
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 15
Toplam yorum
: 9
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 562
Kayıt tarihi
: 16.01.07
 
 

1957 doğumluyum. Emekli öğretmenim. Edebiyat ve müzik kişisel ilgi alanım, eğitim ise mesleki ilgi a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster