Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Kasım '08

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
818
 

Dağ köyünde yaşayan dostlarım

Dağ köyünde yaşayan dostlarım
 

Çocuklar küçükken kursları vs başlamadan önce yaptığımız en güzel sey yaşadığımız yere araba ile yarım saatte uzaklıkta olan dağlık bölgeye gitmek, mevsime göre renk değiştiren ağaçları gözlemek ve yol üzerinde yörede yetiştirilen sebze ve meyveleri almak, dağın tepesindeki bir evin bahçesinde o gün hazırlanmış buraya özgü OMOCHİ denilen pirinç unu ve nişastası ile yapılan tatlıları yeşil çayla yudumlamaktı.

Yaşam telaşı ve çocuklarımızın okul nedeni ile yılda beş altı kez yaptığımız geziler yılda bir kereye düştü ve çocuklar bize daha az katılır oldu.

Her zaman uğradığımız bir aile var. İlk kez karşılaştığımızda ilkokula giden çocukları büyümüş evlenmiş ve torun sahibi bile olmuşlar. Üç nesil birlikte yaşıyor. Mandalina, cennet meyvesi ve sebze üretip satıyorlar.

Bugün burada resmi tatil. Kızım kendi evinde , oğlum okul gezisinde Malezya'ya gitti. Eşim ve ben de araba ile dağ yoluna düştük dostlarımızla karşılaşmak için. Yol boyunca mandalina ağaçları ..cennet meyvesi ağaçları ve dağ yolunda araba ile tırmandıkça yeşilin her tonu ve sarı ve kızıla dönen ağaçların arasında tek tük evler ...havalar serinlediği için bir ikisinin bacasından tüten duman ...Tam resimlik bir görüntü .

Dağ yolunda gidiş gelişi kolaylaştırmak için yollar, tüneller yapılıyor ve ve tabi ağaçlara kıyılıyor.

Her zaman ki yerimize ulaştığımızda evin hanımı kucağında torunu ile karşıladı bizi. "Hoş geldiniz." Ve "Hani çocuklar nerede? " diyerek . Yüzlerindeki gülümseme içtendi.
Bebek çok sevimli idi. kucağıma alıp bağrıma basıp gıdıklar gibi yapınca kıkır kıkır gülüyordu.. Nine daha da yaşlanmıştı ama hemen bize çay hazırlayıp getirdi. Ve orada satılan tatlılardan alıp yeşil çayımızı yudumladık karşımızdakı ağaçla kaplı dağ dizisine bakarak ....

Mahallede her gün karşılaştığımız insanlardan daha sevecen, daha yakın ..keşke zamanımız fazla olsaydı da daha fazla kalabilseydik. Kimyasal katkı malzemesi olmayan dağda yetiştirilen sebze ve meyveleri alıp biraz da dağ yolunda yürüdükten sonra bina yığınlarının ve asık suratlı insanların olduğu şehrimize döndük.

Umarım gelecek sefer tekrar gittiğimizde yaşlı nineyi, 90 yaşını aşkın, tekrar görürüz belki torunların sayısı da artmış olacak..Ninenin övünerek gösterdiği " Benim torunumun çocuğu." bebelerin artması ve ninenın sağlıklı onlarla birlikte olması dileğiyle .

Bardaktan boşanırcasına yağmura gebe bulutlarla dolu OSAKA'dan sevgiler selamlar ...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ay ay ay!! Eski Japonlar işte bunlar,benim sevdiğim Japonlar! Çok şirin bir nine ve tombul tosun bir Japon çocukcuk.^^ Sen buraya hep git Nursen Anne,cok mutlu görünüyosun. Ah,keşke bende sizinle olabilseydim!...

Fulya Krsta 
 05.11.2008 18:29
Cevap :
Sagol ...sen de mutlu ol ...  06.11.2008 0:17
 

Ne güzel... başbaşa hoş bir gezinti olmuş. Sonbarı izlemek ayrı bir güzellik. Canım çekti inan.. sevgiler

Halide 
 03.11.2008 19:29
Cevap :
Doga harika idi.Insanlar da sevecen..  04.11.2008 1:08
 

Selamlarınız ulaştı! Teşekkürler! Sokakları tıklım tıklım araç dolu; yolları o veya bu nedenden deşilip duran şehirler hepimizi yıpratıyor! İnsanlar sadece asık suratlı olsalar ona da razıyım, ottan bo.tan yere saldırgan olmaları metropollerde yaşamayı günden güne zorlaştırıyor! Bir tahta kulübede yaşamayı özletiyor. Güzel bir yazı elinize sağlık! Selamlar. Sevgiyle kalın!

Alev Meisel 
 03.11.2008 16:07
Cevap :
Izmir den gelen isi icimi isitti ...sagolun..  03.11.2008 17:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 397
Toplam yorum
: 1163
Toplam mesaj
: 200
Ort. okunma sayısı
: 1090
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

1955 Niğde doğumluyum. Ancak Japonya'ya gelene kadar yaşantımın büyük bir bölümü Ankara'da geçti. Ka..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster