Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Haziran '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
340
 

Dayan Türkiyem Dayan

Dayan Türkiyem Dayan
 

Ülke olarak hayli zor günler geçirdik ve bundan sonra da geçirmeye devam edeceğe benziyoruz. Zaten geçmişimize baktığımızda rahat geçen dönemimiz neredeyse hiç olmamış. Tarihte hangi noktaya kadar geri giderseniz gidin. Farketmiyor.. Bu halk her zaman zorluklarla mücadele etmiş..
 
Ta en başına dönecek olursak Orta Asya steplerinde başlayan mücadele Anadolu’da da devam etmiş ve bugünlere uzanmıştır. Düşmanlarımızın aktif olduğu dönemde onlarla meydanlarda kahramanca mücadeleye devam eden Türkler düşmanların içeriden çevirdiği dolaplara yenik düşmüş ve yelkenleri suya indirmiştir.
 
Tarih boyunca savaş meydanlarında şanlı destanlar yazan atalarımız masa başında veya saray içinde oynanan oyunlara yenilmekten kurtulamamış. Kaybedilen savaşlardan ziyade kaybedilen güven duygusu bizi birbirimize düşüren yegâne güç/unsur olmuştur.
 
Türk İmparatorluklarının en güçlü döneminde bile entrikalar peşimizi bırakmamış, sürekli akan suyun taşı yonttuğu gibi sürekli dönen dolaplar da bizi yontmuş, yontmuş ve çekilen acıların yüreklerde/vicdanlarda bıraktığı derin yaralar yüzünden bugünkü hali pür melalimiz ortaya çıkmıştır.
 
Uzağa gitmeye gerek yok. Cumhuriyetin ilanından önce ve sonra dönen dolaplara bakmamız dahi yeterli. Ülkenin batılı güçleri elinde heder olup gitmesini önleyen şanlı destanın yaratıcılarını bile bir çırpıda tu-kaka ilan edivermişiz.
 
Özel hayatında her ne yapıyorsa yapsın Mustafa Kemal Atatürk bu milletin uyanışına ön-ayak olmuş, dağılmış bir orduyu çekip-çevirmiş, savaş dehasını cepheden cepheye sergilemiş ve nihayetinde bizi yabancıların boyunduruğundan kurtarmıştır.
 
İster sevin, ister sövün, hiçbirşey ve hiçbir güç O’nun bu millete yaptığı hizmeti unutturamaz. Elbette Atatürk ile birlikte bu mücadeleye omuz veren nice Türk büyüğü vardır. Onların da emeğini unutmayız, unutturmayız.
 
İşte o şanlı direnişlerin, kurtuluş savaşının mimarları bile Cumhuriyetin kuruluşundan sonra entrikalarla yıpratılmaya çalışılmış, çeşitli oyunlarla halkın gözündeki değerleri azaltılmaya çalışılmış. Bunun için en başta din olmak üzere bir çok argüman kullanılmış..
 
Bugüne geldiğimiz zaman yine birçok dümenin çevrildiğini, entrikaların kol gezdiğini, alçakların ve namussuzların cirit attığını açık seçik görüyoruz. Bunlar kapalı kapılar ardında çeşitli planlar yapıp, uygulamaya geçmek için en uygun zamanı bekleyen ve zamanı gelince düğmeye basanlardır.
 
Son günlerde yaşanan olaylar da toplumun patlama noktasına geldiğinin bir göstergesi sayılmalıdır. Uzun zamandır yaşanan birçok hadise belli ki kitleleri iyice doldurmuş ve en sonunda ciddi anlamda tepki göstermeye itmiştir. Halkı/milleti “illa bizim dediğimiz olacak” diye geren idareciler bir taraftan, halkın tepkisini kendi çıkarları doğrultusunda kullanmaya çalışan marjinal gruplar diğer taraftan çekiştirdikçe çekiştirmiş ve işi bu boyutlara getirmiştir.
 
Marjinal gruplar (sayıları 50-100 bile olsa) tepkili vatandaşları istedikleri gibi yönlendirmiş ve burada ne yazık ki polisin verdiği tepki de bu grupların ekmeğine yağ sürmüştür. Olmaması gereken hadiseler polisin olaylara müdahalesiyle başlamış ve tahmin edilemeyecek boyutlara ulaşmıştır.
 
Sorumluların en kısa sürede hesap vermesi gerekirken tahminimizce ne yazık ki bu da olmayacak, muhtemelen her şey örtbas edilecektir. Geçmişte olduğu gibi.. Zira TV’de görülen bir manzarada polislerin kasklarındaki numaraların bant ile örtülmüş olması sanki bunun da habercisiydi.
 
Koltuklar ebedi değildir. Makamlar ebedi değildir. Güç eninde sonunda tükenir. Bir ülkeyi yönetmeye talip olanların “dilersek onları bir kaşık suda boğarız”, “onlar 100 bin toplasın biz 1 milyon toplarız”, “gerekirse anıtkabiri de yıkarız” gibi beyanlardan uzak durması gerekmez mi? Bu ve buna benzer demeçler tepkiyi dindirmeye mi yardımcı olur yoksa arttırmaya mı?
 
Dayan Türkiyem Dayan! Ne badireler atlattın sen.. Bunu da atlatacaksın..
 
Murat HACIOĞLU

05.06.2013, Denizli

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Evet...PKK göstericilerine tanınan polis toleransı bu aydın ve okumuş gençlere neden tanınmıyor.Merak konusu tabi..saygılarımla.

Mesut Selek 
 06.06.2013 12:59
Cevap :
Merak ettiğimiz çok şey var ama tatmin edici bir cevap yok.. Sevgi ve muhabbetle...  06.06.2013 13:17
 

Günaydın Murat Bey, ben de dahil olmak üzere çoğunluk kesimin düşüncelerine tercüman olmuşsunuz..Din gibi, Atatürk gibi hassas noktalarımızı bilenler oraları hedef alıyorlar ve maalesef amaçlarına da ulaşıyorlar.. Soğukkanlı, mantıklı en önemlisi de cahil olmamak tahriklere gelmemek gerekiyor.. Tebrik ediyorum sizi baştan sona güzel bir yazıydı.. (Bu arada Miraç Kandili'nizi de kutlarım) Selamlarımla

KOMSU KIZI 
 05.06.2013 8:31
Cevap :
Ben teşekkür ederim. Demek ki sizlerin hislerine tercüman olma görevi bu acize verilmiş. Dile getirebildikse ne mutlu.. Sizin de kandilinizi tebrik ederim. Sevgi ve muhabbetle..  06.06.2013 1:48
 

Murat bey, sizden böyle bir yazı beklemiyordum. siz hekimsiniz, devlet memurusunuz... seçimlerde tepkisini dile getirmesi gerekenler sokaklara dökülmüş, milli servete zarar veriyorlar, devletin polisine saldıryorlar, bunlara nasıl destek verirsiniz? çok yazık, çok! yakında seçimler var, gelin oraya, tepkinizi orada koyun!

Dr Atanur Yıldız 
 05.06.2013 7:05
Cevap :
Benden böyle bir yazı beklememenize şaşırdım. Ne yapsaydık. Dövün, öldürün kahpeleri mi deseydik. Taraf değilim ama gördüğümü de söylerim. Ne AKP'liyim ne de AKP karşıtıyım. Yanlış anlaşılmak kaderimse çekerim ama yanlış anlaşılacak diye bildiklerimi, düşündüklerimi, analizlerimi söylemeyecek miyim? Meseleye etraflıca bakmak lazım. Olaylar durup dururken bu hale gelmedi. Göstericilerin içindeki provakatörler kadar polisin sert tutumu bunun müsebbibidir ve tabi ki sorumluluğu olan idareciler.. PKK sempatizanlarının mitinglerine gösterilen hoşgörü bu vatandaşlara da gösterilseydi bir kaç gün sürüp geçecek bir eylemler dizisi izleyecektik. Yanılıyor da olabilirim. Bunlar benim fikrim. Sizin de fikrinize saygım var. Sizi hayal kırıklığına uğrattığım için özür dilerim.. Sevgi ve muhabbetle..  06.06.2013 1:52
 

Evet Türkiye dayanıyor ama dayandıkça da ufalıp duruyor. Çok değil 150 sene önce 3 kıtaya yayılan Cihan imparatorluğu ufala ufala kuşa döndü ve daha ne kadar ufalacağını da kimse kestiremiyor. Dayanmak marifet değildir, dayanmak bir anlamda da başına ne gelirse gelsin kadere razı gelmek demek değil midir? Dayanırken biraz da tariten ders almaya ne dersiniz? Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 05.06.2013 6:09
Cevap :
Ben de onu kastetmiştim zaten. İlginçtir sizinle hemfikiriz :) Gördüğünüz gibi tahmin ettiğiniz kadar yobaz bir insan değilim. AKP'li ya da AKP karşıtı değilim. Olayları analitik bir gözle değerlendiriyor ve fikirlerimi belirtiyorum. Tarihten ders almadığımız ve gittikçe küçüldüğümüz konusunda haklısınız. Kim bilir belki de tarihin bize çizdiği rol budur :) Sevgi ve muhabbetle..  06.06.2013 1:55
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 660
Toplam yorum
: 3284
Toplam mesaj
: 140
Ort. okunma sayısı
: 1623
Kayıt tarihi
: 08.12.08
 
 

Allah kimisine “Yürü ya kulum” demiş. Ben onu “Yürü, yaz kulum” anladım. Yürü anca gidersin manas..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster