Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Kasım '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
580
 

Değişim

Değişim sözcüğü son günlerde çok kullanılır oldu. Kimi konuşmacılar ve yazarlar, "Değişimin önünde kimse duramaz" tümcelerini değişik bir tonla söylüyorlar. Değişim ile özgürlük sözcükleri ile tümcelerini süslüyorlar ve konuşmalarına anlam ve zenginlik kazandırmaya çalışıyorlar.

Sorulması gereken soru, bu sözcüklere yüklenen anlamdır. Sözcüklerle hangi sosyal olay ve olguların betimlemeye çalışıldığı önemlidir. Bu betimlemenin niteliği, konunun özünü oluşturacaktır

( 5 + 3 küçüktür 5 - 0 ) dan. Formül yorumlanacak olunursa, matematik biliminde, böyle bir saçmalık olamaz diye karar verilir. Yinede denklem bir değişimi göstermektedir. Birine artı üç eklenmiş, diğerinden sıfır çıkarılmıştır. Konu, değişimin anlamlı ve doğru olarak yorumlanabilmesidir. Bu da bilimin ilkeleri ile uyumuna bağlıdır. Sosyal olgu ve olayların yorumlanması ve değerlendirilmesinde, değişimin çağın gerekleriyle örtüşüp örtüşmeme ilkesi önemli bir yaklaşımdır.

Özgürlük sözcüğü de aynı ölçütlerle değerlendirilebilinir. Çağın değerleri ile örtüşmeyen davranışlar ve sosyal olguların özgürlük olarak tanımlanması, toplumların gelişmelerine yapılan engellemeler olarak da karşımıza çıkabilir.

Bakış açısı çok önemlidir. Toplumun var olunan değerleri bilinmektedir. Bu değerlerin durağanlığı mı korunmaya çalışılacaktır, yoksa bu değerlerin, çağın gereklerine göre değişimi mi sağlanacaktır? Verilecek karar, örnek olarak sunulan denklemin yorumlanmasını belirleyecektir.

Var olan değerlerin gelişmeleri düşünülmediğinde, yazılan denklem şekli ortaya çıkaracaktır. Matematik bilimi, bu denklemi yanlış olarak tanımlamaktadır. Sosyal bilim açısından ise, toplumun dünyada var olan gelişmelere karşı iletişiminin kapalı olduğunu göstermektedir. ( +3 ) gelişme ve değişim sürecinin pozitif yöndeki değeridir. Denklem ( 5 + 3 büyüktür 5-0 ) olmalıdır.

Sosyal kural olarak bakıldığında, bugün daima dünden büyüktür. Düne bugünün değerini ilave ettiğimizde bugünü algılayabilmemiz gerçekleşebilir.

Yan yana iki çember düşünelim. Çemberin birinde mevcut değerler, diğerinde çağın gerektirdiği değerler bulunsun. İki çemberi iç içe sokulduğunda değerler birbirine karışacaktır. Çember içinde hangi değer daha aktif ise, o değerin kapsama alanı büyüyecek ve tüm çembere egemen olacaktır. Özgürlükler konusunu, çember örneği ile yaklaşıldığında, burada da verilecek kararın anlayışı değer kazanacaktır.

Çemberin içi hangi değerlerle dolmalıdır? Çağın gereklerinin ön gördüğü değerler mi, yoksa mevcut değerlerle mi? İkisi bir arada olmaz mı sorusu akla gelebilir. Sosyal olgu ve olaylar sürekli devinim içindedir. Yönetimin vereceği karar, diğerinin çember içindeki etkinliğini artıracaktır. Matematiksel olarak birinin büyümesi, diğerinin küçülmesine neden olmaktadır.

Bu aşamada toplumsal mühendislik diye bir kavramı ortaya koyarak yorumlamaya çalışalım. Amaç açık ve seçik olmalıdır. Değişim ve özgürlük sözcüklerine kazandıracağımız değerlerin nitelikleri önemlidir. İnsanlarımızın hangi niteliklerle donanı mı düşünülmektedir. Bu donanımın niteliği tartışmaların özünü ortaya koyacaktır. Yoksa değişim sözcüğünü, bir yığın sözcükleri arka arkaya sıralayıp, yüksek perdeden hamasi söylemlerle açıklamaya çalışmanın bir anlamı bulunmamaktadır. Niteliği belli olmayan demokratik söylemeler, bıkkınlık yaratmaya başladı.

Çağımıza, bilim ve teknolojideki gelişmeler damgasını vururken, feodal değerlerin özgürlük ve değişim olarak sunulmasını, hangi demokratik kültürün ürünü olarak değerlendirebiliriz?

Televizyonlarda, CHP ye akıl veren hoca olarak lanse edilen sayın bilim adamı da çokça sözcükler sıralıyor ardı arda. Halk ile diyalog, halka çağın gerektirdiği değerleri sunmak mıdır, sunmamak mıdır? Halkın yaşam biçiminin çağdaş yaşam standartlarıyla örtüşmesi yönünde çaba harcamak mıdır, harcamamak mıdır? Nedir bu halk ile diyalog?

Cumhuriyet Bayramı kutlamaları nedeniyle, bazı televizyonlarda gösterilen görüntülerin, bu günden daha çağdaş olduğunu görünce, insan ister istemez soruyor:

AB üyesi toplum olacaktık değil mi? 2.10.2009

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkadaşım, değişim "eytişimsel özdekçi yöntem"in çözüm teknikleri ile istenilen yönde gerçekleştirilebilir. O zaman da yukarıdaki yöntemi kullanmak lazım değişimci olmak için, aksi takdirde değişim yönlendirilemez. Sizin korktuğunuz durum ortaya çıkar.Selamlar..

Halil Güven (Sökeli) 
 27.11.2010 20:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 97
Toplam yorum
: 23
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 449
Kayıt tarihi
: 07.02.09
 
 

1944 yılında Arapgir'de doğmuştur. İlk ve orta öğretimini Arapgir'de, lise öğrenimini Ankara Gazi Li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster