Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Sabiha Rana Melekler Yüreğinizden Öpsün

http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

18 Kasım '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
126465
 

Dersim İsyanı Nedir, 1937 ve 1938'de neler oldu ayrıntılarıyla?

Dersim İsyanı Nedir, 1937 ve 1938'de neler oldu ayrıntılarıyla?
 

Atatürk Sabiha Gökçen'i Dersim Harekatında yolcu ederken.


Dersim İsyanı ya da Dersim Ayaklanması, şu anki adıyla Tunceli ili'nde 1937 yılında meydana gelen geniş kapsamlı isyandır. Bu isyanı bastırmak için Türkiye Cumhuriyeti tarafından düzenlenen harekât ise Dersim Harekâtı'dır.

İsyanın Nedenleri ve İsyan Öncesi Genel Durum

Osmanlı döneminde yüzyıllarca yurtluk ve ocaklık biçiminde özerk olarak yönetilen Dersim Bölgesi'nde, özellikle Tanzimat'tan sonra, merkezi yönetimin güçlendirilmesi amacına yönelik düzenlemelere karşı sık sık ayaklanmalar (Dersim ayaklanmaları) çıkmıştır.. (Vikipedi)

Bölge, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurulmasıyla özerkliğini kaybetmiştir. Aşiretler, yönetimlerinin elinden alınmasına karşı çıkmış; vergi vermek, askere gitmek gibi çeşitli zorunlulukları ise uygun bulmamıştır.

1930'ların ilk yarısında bölgede meydana gelen ayaklanmalar bastırıldıktan sonra, 25 Aralık 1935 tarihli 2884 sayılı Tunceli Vilayeti'nin İdaresi Hakkında Kanun çıkarıldı. Buna göre Tunceli iline bir askerî vali atanacaktı. Aynı zamanda dördüncü genel müfettiş sıfatını alan vali general Abdullah Alpdoğan geniş yönetsel, askeri ve yargısal yetkileri vardı. Ayrıca Alpdoğan'ın çok sert ve otoriter biri olması da isyanı tetikledi. Düzeni sağlamak ve güvenlik açısından gerekli gördüğü durumlarda ilde yaşayan kişileri ve aileleri, il sınırları içinde bir yerden bir başka yere göndermeye ve il sınırları içinde oturmalarını yasaklamaya da yetkiliydi. (Vikipedi)

Yasanın uygulanmaya başlamasıyla 1937 başlarında yeni olaylar çıktı. Bölgede güvenlik sağlanamadı ve hükûmet otoritesi kurulamadı. Bu sırada Suriye sınırına yakın bölge ve illerde de benzer olaylar görüldü. (Vikipedi) Hatay'a bağımsızlık tanıyan Milletler Cemiyeti kararından sonra, TBMM'de yapılan görüşmelerde, bu gelişmelerin başta Fransa ve Fransa'nın mandası altındaki Suriye tarafından kışkırtıldığı ileri sürüldü. Başbakan İsmet İnönü ise, Tunceli ilinde iki yıldır izlenen reform programının amacının bölgenin uygar bir hale getirilmesi olduğunu belirterek, programa karşı bölgede direniş olduğunu belirtti.

( http://img484.imageshack.us/img484/7052/98486295cj1.jpg )

Dersim Harekâtı

Ayaklanma, Ocakzade (Ehl-i Beyt soyundan) kökenli ve Şeyh Hasan Kürt aşiretine mensup olan Abasan Aşireti reisi Seyit Rıza önderliğinde, asker ve vergi vermek istemeyen diğer aşiretlerce de desteklenen bir grup tarafından 20-21 Mart 1937 gecesi Harçik köprüsünün yıkılması, köprüyle Kahnut Bucağı arasındaki telefon hattının kesilmesi ve bölge askeriyesine düzenlenen saldırı ile başladı. Askeriyedeki bütün askerler öldü. Askeriye yakıldı. Bunun üzerine resmen Kürt isyanı başladı. İsyan bölgenin coğrafi durumu nedeni ile büyüdü. Ayaklanmayı Kureyşan Kürt aşireti başlattı ve özellikle Demenan, Haydaran ve Yusufan Kürt aşiretlerinin katılımı ile iyice genişledi. Ayaklanmaya toplam yaklaşık 6.000 kişilik bir grup katıldı.

General Abdullah Alpdoğan düzenlediği ilk harekât büyük başarızsılkla sonuçlandı. Aşiretler ise bunun verdiği moralle tamamen silahlandı. Bu yüzden isyanı bastırmak iyice zorlaştı. Abdullah Alpdoğan yanına aldığı 20.000 asker ile bölgeye gitti fakat dağları bir türlü aşamadı. Bunun sonucunda gerekli olanın bir hava saldırısı olmasına karar verdi. Gerekli onayı alınca Sabiha Gökçen'i davet etti. Sabiha Gökçen de kabul edip Hava Kuvvetleri'nden 3 uçak filosu ile havadan saldırı gerçekleştirdi. İsyancıların saklandıkları en büyük yer olan Laş mevkiini yerle bir etti. (Vikipedi)

Ucus_2.jpg image by deli_dumrul

Yapılan harekât başarı verince, askerler bölgeye girmeyi başardı. Bunun üzerine Seyit Rıza, bölge halkına zarar gelmesin diye Haydaran, Kureyşan, Demenan, Yusufan, Kırgan Kürt aşiretleri reisi ile birlikte teslim oldu ve harekât, 13 Eylül 1937'de sona erdi. Ayaklanmayı bastıran bu askeri harekât, Dersim Harekâtı olarak adlandırılır.

Askeri harekâttan sonra yapılan yargılama 15 Kasım 1937'de sona erdi. Ayaklanmanın lideri Seyit Rıza ile 6 kişi idam edildi. Çok sayıda Kürt ayaklanmacı değişik hapis cezalarına çarptırıldı. Ancak olaylar durulmadı ve 1938'de Kureyşan Kürt aşireti intikam için diğer Kürt aşiretlerini silahlanmaya davet etti ve ikinci Kürt isyanı başladı. Bunun üzerine başlatılan ikinci askeri harekât ile Eylül 1938'de ayaklanma tamamen bastırıldı. Direniş amacıyla kırsal alanda kalanların direnişi ise 1948'e kadar sürmüştür.

 

İsyanın Sonuçları

Harekâta katılan yöre halkının bir kısmı başka illere gönderildi. (Vikipedi) Askerî harekât, her ne kadar bazı aşiretleri sürgün etse ve çoğunu da dere yataklarinda yok etse de, harekât 1938 yilinin sonuna doğru sona ermiştir. (Vikipedi)Harekât sonrası 100.000 kişi başka yerlere sürgün edilmiştir. (Vikipedi) Ayaklanmaya katılan aşiret mensupları, Kayseri'nin Sarız, ilçesi ve Erzurum, Yozgat, Muş gibi çeşitli illere gönderilmiştir.. (Vikipedi)

Dersim İsyanı'na İlişkin Yayınlar:

Suat Akgül, Amerikan ve İngiliz Raporları Işığında Dersim
Faik Bulut, Dersim Raporları
Şükrü Laçin, Dersim İsyanından Diyarbakır'a Bir Kürt İşçisinin Siyasal Anıları
M. Arseneviç Haretyan ve Kemal Mazhar Ahmed, 1925 Kürt Ayaklanması
Jandarma Genel Komutanlığı, Dersim Raporu

VİDEO İZLE! Dersim Belgeseli, Yönetmen: Çayan Demirel, 2006.

Dersim İsyanıyla ilgili kaynakçalar:

Vet. Dr. M. Nuri Dersimi, Hatıratım, Geliştirilmiş Yeni Basım (İlk baskı: Roja Nû Yayınları, İsveç, 1987), Öz-Ge Yayınları, Ankara, 1992.
Dr. Nuri Dêrsimi, Kürdistan Tarihinde Dersim, Doz Yayınları, Eylül 2004, ISBN 975-6876-44-1
M. Kalman, Belge ve tanıklarıyla Dersim Direnişleri, Nûjen Yayınları, İstanbul, Ekim 1995.
Munzur Çem, Tanıkların Diliyle Dersim '38, Pêrî Yayınları, İstanbul, Mart 1999, ISBN 975-8248-19-8.
Celal Yıldız, Dersim Dile Geldi, Tij Yayınları, İstanbul, 2003.
Dr. Hüseyin Çağlayan:, 38 ra jü pelge, Tij Yayınları, İstanbul, 2004.
Dr. Hüseyin Çağlayan Belge ve tanıklarıyla DERSİM DİRENİŞÇİLERİ
Meyer Georges, Trois corps d'armée turcs concentrés dans la région de Dersim, communiqué du Caire, Paris, Le Figaro, 30 août 1938

Özellikle Vikipedi' ye ve diğer kaynakçalara teşekkür ederim..

 

Gönül Notum:

Rahmetli Sabiha Gökçen'le ilgili, (kendimce) bir araştırma yapıyordum (Sabiha Gökçen Hanımefendi isim annem olur.)birde baktım ki araştırmalarım beni şu son günlerde ülkemizde gündeme damgasını vuran ''Dersim İsyanı'na'' getirdi...

Şimdi anladınız mı neden ''Dersim İsyanı'' konusunu sayfama taşıdım?

Bilmediğimden!

Ayrıca benim gibi konuyu iyice bilmeyenlere de ufacık bir katkı, bir öğreniş olsun istediğimden!

En önemliside bütün bu bilgiler, tarafımdan yorumsuz olarak sizlere sunulmuştur.

 

''MELEKLER YÜREĞİNİZDEN ÖPSÜN''

Sabiha Rana

***

VE BUGÜN: 21 Kasım 2011 ''hala'' DERSİM OLAYLARI!!!

Dersim İsyanı: Atatürk - Sabiha Gökçen - CHP !!!

***

Ulaşım ve iletişim bilgileri:

Facebook: Sabiha Rana | Facebook

Facebook : http://www.facebook.com/sabiha.rana

Twitter: http://twitter.com/#!/sabiharana

Milliyet Blog : http://blog.milliyet.com.tr/sabiharana

Naberler.com: http://www.naberler.com/Blog.aspx?Web=sabiharana&CID=6076

YouTube: Sabiha Rana adlı kişinin profil resmiSabiha Rana

İletişim: sabiharana@sabiharana.com

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yorum yekunu rekor: 57 bin. Gözlerim yaşardı. Var mı ulusal basında böylesi bir debdebe? Yok tabi. Ey Milliyet Blog. Sen nelere kadir oldun böyle. Ya.... DERSİM. Bildiğimiz Dersim. Kitaplarda da aynen böyle öğretilmiştir. Bir fazlası da yenilikçiliğe ve reformlara karşı çıkan aşiret bozuntularının isyanıdır bu. Kürt Sait İsyanı diye geçer. Adamın büyük bir portresini gördüm, Hozat 'daki bir fotoğrafçı da bir de manavda. Onun tiksindirici fotoğrafı, sade ve sadece Güney Doğu Anadoluda asılabiliyor. Devler denetimi hem var hem yok.Memlekete Rönesansı getirmeğe çlışan Ataamız, yenilikçilik ve medeni muasır devletler seviyesine çıkma yarışında, yobazlara prim verfmemelieydi. Vermedi de. Bu gün, şstismarcılar, bunu yemliklerinde popülizm için malzeme yapıyorlar. Bu gün bunlar, Şeyh Saitten özür dilerler, yarın da Apo'dan. Gözük korktu bunlardan benim. Vikipedinin laflarına atıf yaparak yazmışsın. Derfleme bir yazı. Başka kanallardan da baksaydın bu yazıya keşke. Ama yine de aç mışız l

Muzaffer CELLEK 
 30.11.2011 16:06
Cevap :
Sayın Cellek, Dersim'i kendi birikimim ve deneyimlerimle 2009 yılında araştırırken bu konunun tekrar ülke gündemini meşgul edeceğini ve hala kafaları karıştıracağını düşünebilseydim Dersim konusunu çok daha farklı bir biçimde okuyanlara sunardım. Ama bu konu altında gelen yorumlara ve yorumcuların birbirlerine olan yaklaşımlarını okuduğumda bir tek şunu anlıyorum. Dersim'den kimse ders almamış almaya da niyeti yok! Bunun yanında hiç bir şey için geç kalmamış olarak kabul ediyorum hepimizi ve önce insan olabilmenin dersi neyse var gücümüzle o derse çalışalım diyorum. Ustama saygı ile.   01.12.2011 16:58
 

Güzel toparlanmış bir yazı. Lakin yazının başına 18 Kasım 2009 tarihini görüyorum. Sizin 2009 yılında derlediğiniz konu maalesef bugün şovmen siyasetçilerin ağzında sakız olmuş durumda. Buda siyasetimizin ne kadar geri kaldığının bir görüntüsünü oluşturuyor. Yazınız için teşekkürler...

hssensoz 
 28.11.2011 9:48
Cevap :
Binlerce kişi okudu ve yüzlerce kişide önerdi bu yazımı. Hepsine sonsuz teşekkür ederim. Bu kadar kişinin arasından bir tek siz çıktınız yazının yayına girdiği tarihe dikkat çeken. Konu gündeme gelince özellikle not düştüm. Yine hala Dersim'i tartışıyoruz diye! Bir söz vardı (yanlış hatılamışsam lütfen düzeltin) ''tüccar züğürtleyince eski defterleri karıştırırmış!'' biziim siyasetçilerimizin gündem oluşturma çabalarıda o hesap. Ne mutlu bana ki sizler gibi dikkatli okuyucular tarafından okunmuş ve yorumlanmışım. Teşekkür ederim efendim. Onur durdum. Saygı ile.   28.11.2011 14:48
 

Değerli derlemeniz, emeğiniz için teşekkürler. Ben bir başka açıdan bakarak olaya katkı sunmak istiyorum. AKP hükümeti kontrolünde büyük çoğunluğu sınır içinde 'Çukurca' da yapıldığı söylenen sınır ötesi bir operasyona imza attı bundan kısa bir süre önce. AKP neden yaptı bunu? Neden hava ve kara harekatı ile insanları öldürüyor, katliam yapıyor diğer bir deyişle. Bunun cevabını başta başbakan olmak üzere kabinesi vermeli. Vermeli ki? sözlerini bir çerçeveye oturtabilelim.

Ayrıntıda gezinmek 
 25.11.2011 13:15
Cevap :
Sevgili hanımefendi, değerli görüp okuduğunuz, yorumladığınız ve ayrıca bilgiler aktardığınız için teşekkür ederim. Sevgi ile saygılar.   28.11.2011 1:27
 

cahili ve yanlısı olduğunuz konu 39049 kere tıklanmış... afedersiniz ama zihniyet farklı... ne şiş yansın ne kebab, bu konu kapanmaz böyle.zülm varsa, ( zulm ile abad olanın ahiri berbat olur) niye halk oyunu akp ye veriyor sizce!!! zira özür dilemesini bile bilmeyip şiddetle karşı çıktıklarından.suçlu bugünkü chp değil belki ama suç dün suçsa bugünde suçtur... ben büyüklerimin borcunu ödeyemiyorsam ne oturayım onların koltuğunda

Sevgi Yazıları 
 24.11.2011 8:28
Cevap :
Sayın Arslan, Bir kişi çıksın ve bana desin ki ; ''ben her şeyi bilirim'' vereceğim cevap; ''sen hiç bir şey bilmiyorsun'' olur. Neden derseniz, her insanın cahil olduğu bir konu mutlaka vardır da ondan. Cahil doğduk diye, cahil ölecek değiliz ya! Elbette yine kendi çapımızda bir şeyler öğrenip öyle göçeceğiz şu yaşlı dünyadan. Önemli olan öğrenmeyi istemektir. Valla İbrahim Bey, sormuşsunuz söyliyeyim; iki kişiden biri AKP'ye ''oy'' veriyorsa bunun cevabı zaten verilmiştir. Sayın Cellek'e de dediğim gibi, Keşke Dersim'den ders alınsaydı da bu Dersi tekrar işlemeseydik. Ben asıl, Dersim'i bire bir yaşamış insanların, haklı veya haksız Allah katında bu dersi nasıl vereceklerini vurgulamak isterim. Saygı ile.   01.12.2011 17:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2055
Toplam yorum
: 5304
Toplam mesaj
: 713
Ort. okunma sayısı
: 3636
Kayıt tarihi
: 26.10.06
 
 

Gazeteci Yazar, NLP Uzmanı - İlişki ve Yaşam Koçu Yaşarken dünyayı dolaşmayı, topraktan güneş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster