Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mayıs '11

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
557
 

Diktatörün ülkesi…

Diktatörün ülkesi…
 

Ülkenin birinde çok zalim bir diktatör yaşarmış. Bu ülkede bir adam, sabahın köründe gittiği meyhanede, kendini kaybedene, meyhane kapanana kadar kafayı çekmiş. Meyhane kapanırken zorla çıkarmışlar sarhoşu dışarı. Sallana sallana yürümeye başlamış karanlık sokaklarda. 

Sonra bir düşünmüş ki; belli bir amacı olmaksızın, nereye gittiğini bilmeksizin yürüyor. Her yerin kapandığını, artık eve gitmesi gerektiğini düşünmüş. Ama sadece düşünmüş. Çünkü kendini ne kadar zorlasa da, evinin yerini hatırlayamıyormuş. 

Neden sonra diktatörün heykeli gelmiş aklına. O heykelin arkasındaki yoldan dosdoğru gidince evine vardığını anımsar gibi olmuş. “Benim diktatörün heykelini bulmam lazım” diye düşünmüş. 

Heykelin nerede olduğunu düşünerek yürümeye başlamış bu sefer. Birden ileride bekleyen bir polis görmüş. “Bu polis diktatörün heykeli nerede, muhakkak bilir. Gidip ona sorayım” diye düşünmüş. 

Polisin yanına giden sarhoş; “efendim buralarda bir yerde kocaman bir heykel vardı, yerini bana söyleyebilir misiniz..?” demiş. Meğer polis, diktatörü sevmeyen halkın heykele zarar vermemesi için, başında nöbet tutmaktaymış. Sabahtan beri orada dikilmekte olan polis öfkeyle haykırmış; (…) 

Ne yazık ki bundan sonrasını yazmayacağım. Aslında çok hoş bir fıkradır ama, bundan sonrası biraz müstehcen. Sonunu getirmeyeceğim bir fıkrayı, uzun uzun size anlatma sebebim ise okumuş olduğum bir haber. 

Edirne’de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın büyük fotoğrafının bulunduğu seçim afişinin İl Emniyet Müdürlüğü’nde görevli sivil polislerce 24 saat korunduğu ortaya çıkmış. Daha evvel aynı yere asılan afişin, kimliği belirsiz kişilerce yırtılması üzerine, yeni asılan afiş bu şekilde korumaya alınmış. Artık bu ülkenin polisi, siyasi parti afişleri önünde nöbet tutmaya başladıysa, söylenecek tek bir şey kalmıştır; (…) 

Ne yazık ki bundan sonrasını da yazmayacağım. Hayır, bu sefer yazmama sebebim, söyleyeceklerimin müstehcen olmasından kaynaklanmıyor. Yetersiz olduğu her fırsatta ifade edilen kolluk kuvvetleri heykel bile değil, artık seçim afişlerinin başında 24 saat nöbet tutuyorsa, noktalı yerleri doğru kelimelerle doldurma sırası artık vatandaşa gelmiş demektir 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ülke uygarlığı, düşüncenin gereksiz olduğu bir geleceğe doğru ilerlerken-Sayın sol anahtır, gerçekten solanahtarısınız galiba. Bu cümlenizi ben anlayamadım. Galiba benim anlama sorunum var. Bu cümleyi kurmak için nasıl bir gerekçe bulduğunuzu çok merak ettim. Sol görüşü benimsemiş insanların böyle kendilerinden başkasının anlayamayacağı cümlerler kurması bir kader olsa gerek. Türk halkı sizi anlayamıyor sayın solanahtarı. Tabii ki bu arada ben de anlayamıyorum.

M Sadullah SAĞLAM 
 18.05.2011 10:18
Cevap :
Sadullah Bey... Aslında bu sorun tartıştığımız konudan bile önemli. İnsanlar birbirilerini anlamadığı sürece sorunları çözebilmek nasıl mümkün olabilir ki..? Ben söylemiyorum, bilim söylüyor. İnsanlar anlamadıkları şeylerden korkar. Emin olun ki ben sizin ne demek istediğinizi anlıyorum. Pekiyi sizin beni anlayamamanızın suçu sizce kimde..? Ya da sizin beni anlayamamanız, ikimizin de dışında bir başkasının işine yarıyor olabilir mi acaba..? Bu sefer beni anlamanız umuduyla, selamlar...  18.05.2011 21:19
 

sayın sol anahtarı, o fıkra bana bu ülkede özgürlüklerin nekadar kötüye kullanıldığını hatırlatıyor. Seçimler geliyor, hangimizin haklı olduğu anlaşılacak. merak etme, ditatörlrin resmini değil yırtmak o kelimeyi aklınızdan bile geçiremezsiniz.

M Sadullah SAĞLAM 
 16.05.2011 14:15
Cevap :
Sadullah Bey... Size ait 2 cümleyi aktarıyorum... 1-"o fıkra bana bu ülkede özgürlüklerin nekadar kötüye kullanıldığını hatırlatıyor." 2-"ditatörlrin resmini değil yırtmak o kelimeyi aklınızdan bile geçiremezsiniz." Bu iki cümleniz ile; tam ülkedeki özgürlükleri düşünce yoluyla kötüye kullanacakken, bu zamanında müdahale için size minnettarım. Hele ki, ülke uygarlığı, düşüncenin gereksiz olduğu bir geleceğe doğru hızla ilerlerken... Yorumunuz için teşekkür ederim...  17.05.2011 8:11
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 705
Kayıt tarihi
: 30.11.10
 
 

22/01/1967 doğumlu, Yüksek Okul İşletme Mezunuyum... Zaman zaman muhasebe elemanı, zaman zaman iş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster