Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Ocak '10

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
13366
 

Din ve bilim ilişkisi

Din ve bilim ilişkisi
 

Din ve bilim bağlantılıdır. Oysaki kendini aydın zanneden bazı kesimler bunu kabullenemezler.

Kuranın ilk emrinin; ‘’Yaratan Rabbinin adıyla oku… ‘’ (Alak Suresi 1 ayet ) olması da dinimizin akla, düşünmeye bilime verdiği önemin bir ifadesidir.

Dinimiz, insanın aklını kullanmasını, bilmediklerini araştırıp öğrenmesini, öğrendiklerini sorgulamasını ister. Bilimde de, dinde de akıl ön plandadır. İnsan akıllı bir varlık olması nedeniyle ilahi emirlerden sorumlu tutulmuştur. İslam dini akla uygun bir dindir. İslam’a göre inanmanın temelinde din vardır.

Dinimiz;

*Okumayı, düşünmeyi ve öğrenmeyi öğütler

*İnsanların barış, huzur ve kardeşlik içinde yaşamasını ster.

*Düşünmeyi araştırmayı öğütler.

*İnsanın içi dünyasını, duygu dünyasını zenginleştirir.

*Delil ve belgelere dayanarak konuşmayı ve doruyu yanlıştan ayırmayı ister.

*İnsanın niçin yaratıldığını ve neyi niçin yaptığını bilmesini ister.

İslam dini, insanları evren üzerinde düşünmeye çağırır. Evrendeki canlı ve cansız varlıkları inceleyen ve araştıran her insan evrendeki eşsiz düzenin farkına varır. Evreni incelemek ve Allah’ın yaratış sanatı üzerinde düşünmek, insanı bilimsel faaliyetlere yöneltir.

Kuranda;

‘’ Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu? Doğrusu ancak akıl sahipleri bunları hakkıyla düşünür. ‘’ ( Zümer Suresi, 9 ayet )buyrularak bilimin önemi vurgulanmıştır.

Ayrıca Peygamberimizin (sav) bir hadisinde; ‘’Bilim, müminin yitik malıdır, onu nerede bulursa almalıdır ) ‘’ ( Tirmizi, İlim, 19 hadis ) buyurması Müslümanları, daima her türlü bilimsel çalışmaya teşvik edici olmuştur.

Dinimizin doğru araştırılması için bilimsel yöntemlerin esas alınması gerekir. Bilimselliği hayatın her alanında olduğu gibi dinimizi de araştırırken, öğrenirken dikkate almalıyız.

Zaten; Tefsir, hadis, fıkıh gibi bilim dallarının ortaya çıkış amacı da, İslam dininin daha iyi anlaşılması ve yorumlanmasıdır. İslam kültür ve medeniyeti, din bilimlerinin yanı sıra, diğer bilim dallarını da içine alır. Dini bilimler ile sosyoloji, psikoloji ve eğitim gibi bilim dalları arasında bir bilgi alışverişi dinin doğru öğrenilmesini sağlar.

Bir insanı yeryüzünde değerli olduğu, hissine götüren Yüce Allah’ın sonsuz gücüne inanmak vardır. İşte biz inananlar, öldükten sonra da bizimle beraber yok olup gitmeyecek bir idealin düşünü kurarız. Ahiret gününe inanıp, bu dünyada iyi kötü tüm yaptıklarımızdan sorgulanacağımızı biliriz. Böylece yaşamda başımıza ne gelirse gelsin umutsuzluğa kapılmayıp, her daim Allah’ın gücünü hissedip ona teslim oluruz. İşte bu ülküyü yakalayınca, insan tüm zorluklara katlanır. Yeter ki aklımızı kullanalım…

Yeryüzünde her şey Yüce Allah’ın dilemesiyle olur. O istemezse tek bir dal bir kıpırdayamaz.. bu kuranda açıkça ifade edilmiştir. Dolayısıyla bilim adamları olmayanın keşfini yapamaz. Ortaya çıkmayanları, çıkartıp keşfederler.

Örneğin Ünlü matematikçi Newton’un evrende var olan çekim gücünü araştırması, matematiksel formüllerle ispat etmesi gibi…

Ayrıca, evrenin mükemmel yapısını anlamak insana derin iman duygusu verir.

Newton bilimsel araştırma yapma sebebini Allah’ı tanımak olduğunu ifade etmiştir. Ve.. Newton gibi birçok bilim adamı Allah’a iman etmenin kendilerinde büyük bir şevk oluşturduğunu ve Allah’ın bu müthiş düzeninin kendilerinde, hep daha çok keşfetme isteği uyandırdıklarını ifade etmişlerdir. Albert Einstein, evreni anlamamızı, Allah’ın onu, bir düzen içerisinde yaratmamıza borçlu olduğunu düşünür. Ona göre, ‘’ Bütün yaptığımız, Allah’ın daha önce çizmiş olduğu çizgileri onu takip ederek sürdürmekten ibarettir. ‘’ (MS Aydın Din felsefesi, s, 273 )

Özetle

Din ve bilim birbirinden ayrı değildir..Hani bazıları yok efendim ben dini değil, aklımı kullanarak bilimi tercih ediyorum derler, hatta dini bağnazlıkla eşleştirirler.. Din akılsızlık değildir, bağnazlık hiç değildir. Bizim dinimiz akıl dinidir ve sadece akıllı olanlar, tüm yapıp ettiklerinden sorumludurlar.

Ayrıca iman etmek insanda, müthiş bir akıl ve kavrama gücü meydana getiri ki, bu da çok büyük nimettir. Esas bu gerçeği göremeyenler, bilgi sahibi olmayanlar ve akıllarını kullanamayanlardır.

Kuranda;

Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler. ( Bakara Suresi 13 ) buyrulmuştur.

Ayrıca dinimiz, insanları düşünmeye ve aklını kullanmaya çağırmıştır. Kuranda bu konu şöyle ifade edilmiştir;

’ Hiç düşünmez misiniz? ( En’am suresi 50 ayet )… ‘’ Aklınızı kullanmıyor musunuz ‘’(Hud Suresi 51 ayet )

Sonuç olarak, din ve bilim birbiriyle bağlantılıdır. Her ikisinde de akıl ön plandadır. Bilime inanmak akıllık, dine inanmak akılsızlıktır, bağnazlıktır gibi ifadeler kullanmak son derece yanlıştır. Din; evren ve varlıklar üzerine düşünülmesini ister. Bilim; evrenin var olan sırlarını ortaya çıkarır. Her ikisi de insanların hayatına yönelik ortak hedefler içerirler. Her ikisi de doğru bilgiye dayanır ve insanları mutluluğa ulaştırmayı amaçlar.

Sevgi ve ışıkla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Birinci yanıtımda da belirttiğim gibi, Atatürk'ün zaman ve zemin koşullarında aynı konuda farklı söylemlerde bulunması ve farklı tavırlar göstermesi, devrimin uygulama yöntemiyle ilgilidir ve devrimci kişiliğinin özelliğidir...Bu konuda da çok sayıda yazdığım blog var....Atatürk'ün "bizim dinimizin akla ve mantığa en uygun dindir" sözünü de hangi koşullarda ve hangi zaman ve zeminde söylediğini de verdiğim "din öğretimi" konusundaki gibi değerlendirmek gerekir...Dinlere akıl ve mantık yolu ile yaklaşmak en doğru yoldur. Ancak bu sayede bir dinin diğerine göre üstünlüğü öne çıkarılabilir. Bütün dinleri aynı süzgeçten, yani "akıl ve mantık" süzgeçinden geçirdikten sonra içlerinden birini öne çıkarmak daha doğru olur. Benim düşünceme göre Atatürk de aynı şeyi yapmış ve okuduğu 4000'e yakın kitaptan edindiği bilgilere göre İslam dinini ön plana çıkarmış ve değerlendirmesini yapmıştır. Bana göre, "bizim dinimiz akla ve mantığı dayanan tek dindir" derken güttüğü ama budur. Selamla

cdenizkent 
 11.01.2010 23:49
Cevap :
Sn cdenizkent, şimdi aynı dili konuştuğumuza inanıyorum... elbetteki dinde, akıl ve mantık ön planda olmalıdır herşeyde olduğu gibi.. ayrıca son olarak ben de Atamızın bir sözüne yer vermek istyorum; '' Dinime, bizzat gerçeğe nasıl inanıyorsam, öyle inanıyorum. Bilince ters, ilerlemeye engel hiçbir şeyi kapsamıyor '' ... Teşekkürler katkınız için. Saygılarımla.  12.01.2010 12:09
 

Merhaba...Bir yanlış benden; bir yanlış da sizden...O zaman sorun yok demektir...Düşünceler farklıdır. Her düşüncenin doğruluğu, o düşünce sahibinin gördükleri, okudukları, yaşadıkları ve yaşam süresi içindeki deneyimleri ile belirlenir. Farklılık da buradan kaynaklanır...Bu arada Atatürk'ün yaşadığı zaman süreci içinde zaman ve zemin şartlarına göre söylediği farklı sözler vardır...Örneğin, Atatürk'ün aynı konuda söylediği iki farklı sözden size örnek vereyim...1)Atatürk diyor ki " Bizim dinimizin icabatını öğrenmek için şundan bundan derse ve akıl hocalığına ihtiyacımız yoktur. Analarımızın, babalarımızın kucaklarında verdikleri dersler bile, bize dinimizin esasatını anlatmaya kafidir."(SD.Cilt-II,s.131) 2) Başka biz sözü, "Türk milleti dindar olmalıdır.Dinini öğrenmek için tek bir yere muhtaçtır, orası da mekteptir"(SD.Cilt-II, s.94)...İşte aynı konuda iki farklı düşünce; hangisini esas alacağız? Okulu mu, anne ve babayı mı? Bu konuda da çok sayıda bloğum var...Devamı var..

cdenizkent 
 11.01.2010 23:21
 

Merhaba...Bilim,"deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak yasalar çıkarmaya çalışan düzenli bilgi" ya da "..Bilim, elle tutulur somut gerçeklere dayanır; labotatuarlarda ve doğada yapılan inceleme ve deneylerde elde edilir""...Din, bilimsel tanımı yapılan kültürün birçok unsurundan yalnızca biridir - ama sosyal ve toplumsal yanı hepsinde ağır basan bir unsurdur...Bence din, bilimin tanımını tam karşılayamamaktadır. Çünkü inanç yanı ağırlıktadır...Bilim inanca dayanmaz bence, deneylerin somut verilerine dayanır. Ayrıca, "oysaki kendini aydın sanan bazı kesimler.." cümlesini de fazla doğru bulmadığmı belirtmek isterim...Siz aydınlar için öyle derseniz; aydınlar da sizin için başka bir yakıştırma yapabilirler...Bununla beraber "bazı aydınlar" demeniz de hafifletici bir neden olarak kabul edilebilir...Sizin düşüncelerinize uymasa da düşünceye saygı önemlidir...Herkesin düşüncesi kendisine doğrudur. Ama tek doğru, deneylere dayanan somut verilerdir.Bilim de budur...Selamlar.

cdenizkent 
 10.01.2010 23:55
Cevap :
Sn cdenizkent yorumunuzda din ve bilimi kıyas etmişsiniz. Oysaki ben her ikisi arasındaki bağlantıyı açıklamaya çalıştım. Ve dedim ki; her ikisi arasındaki bağlantı; akıldır. (yani ortak yön)Din ve bilim akla dayanır.Her ikisinde de amaç, insanların mutluluğudur. Kişisel görüşüm; bilim deneylerle ispat yoluna gider. Fakat evrende var olanı ortaya çıkarır. Din, inançdır. Lakin bizim dinimiz de akla dayanır ve bizim sorgulamamızı ister, yani bilimi destekler. Ayrıca bundan sonraki bloğumda da Atatürk’ün dinimizle ilgili düşüncelerine yer verdim. Dünya çapındaki bir lider, dinimizin akla ve mantığa dayandığını söylerken, ben de aynı şeyleri ifade ederken, sizin ifadenizi de (aydınlar sizi başka …) pek doğru bulmadığımı ifade etmek istiyorum. Teşekkürler, saygılarımla.  11.01.2010 11:35
 

O kadar güzel yazmış, o kadar güzel ifade etmişsiniz ki ekleyecek tek bir söz bile bulamıyorum. Szöylediğiniz gibi bilim adamları Allah'ın koyduğu kuralları keşfediyorlar ve ancak O'nun dilediği kadarını bulabiliyorlar. Daha keşfedemedikleri o kadar sır ve bilgi varki ancak Allah dilediğini kadarını açıyor. Çok teşekkürler bu güzel yazı için.

Ahmet Secer 
 10.01.2010 13:12
Cevap :
Esas ben teşekkür ederim, beğeniniz ve yazımı doğru olarak anlamanızdan dolayı... Saygılarımla efendim.  10.01.2010 14:38
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 296
Toplam yorum
: 628
Toplam mesaj
: 11
Ort. okunma sayısı
: 5211
Kayıt tarihi
: 22.11.08
 
 

Öğretmenlik yapıyorum ve anneyim. Çocukları çok seviyorum. Yüreği sevgi dolu olan insanlara, sela..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster