Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Eylül '06

 
Kategori
Aşk - Evlilik
Okunma Sayısı
3101
 

Dırdır nedir, ne değildir?

Dırdır nedir, ne değildir?
 

O mutlu gün gelip çattı. Peki ya sonrası? Hayatımızda yepyeni bir dönem başlıyor o imza sonrası.

“Hayat müşterektir” diyoruz. İkimiz de işten geç geliyoruz. Birimiz yemek hazırlarken diğerimiz sofra kuruyor, sofra kaldırıyor, bulaşıklara yardım ediyor. Her şey birlikte, uyum içinde yapılıyor. Tüm bunlar birlikte fazladan 5 dakika daha geçirebilmek için. Hatta birimiz mutfakta iş yaparken, diğerimiz işi olmasa bile arkadaş olmak için yanında oturur.

Derken, bir gün bir sihirli değnek değer ve puf diye söner birçok şey. Her şeye yardım eden erkek gider, yerine tüm hafta sonunu televizyon karşısında bulmaca çözerek geçiren erkek gelir. Kadın, tüm hafta sonunu yemek pişirerek, çamaşır yıkayıp ütü yaparak, erkeğine hizmet ederek geçirir. Bundan memnundur, çünkü kıyamaz biriciğine. Elinde olsa onun yerine işe gidecek. Bir süre sonra kadın, kendini evine ve biriciğine adar. Adeta annelik yapmaya başlar. Peki nereye kadar?

Başta eve girer girmez çıkardığı çorabını kirli sepetine atan erkek, o çorabı oturma odasının ortasına atmaya başlayınca ipler gerilmeye başlar. Kadın; “neden böyle yapıyorsun, hayatım?” diye sorduğu zaman, erkek; “senden nefret etmek istemiyorum, lütfen dırdır etme” diye cevap verir. Derken, bu hareket tekrarlandığında kadının sesi yükselmeye başlar yavaş yavaş, “sana kaç defa söyleyeceğim, şu pis çoraplarını odanın ortasına atma!”. Rica cümleleri, yerini emir kipine bırakır. Artık her şey batmaya, kadın “dırdırcı” damgası yemeye başlamıştır artık. Tek kabahati “ neden böyle yaptın?” diye sormaktır. Yüz göz olma, kopuş süreci "merhaba" der çaresizce...

Peki beyler, acaba siz hiç “bu kadın neden dırdır yapıyor” diye sordunuz mu kendinize? Kadınlar sizinle ilgili bir rahatsızlıklarını dile getirdiklerinde; niçin bu “sorun”u çözmek yerine, “dırdır yapma” deyip çıkıyorsunuz işin içinden? Daha doğrusu konuşmak yerine “kaçmayı” tercih ediyorsunuz? Korkmayın, iletişim kurun beyler. Kadınların istediği tek şey bu.

“Nasılsa benim” deyip de çok güvenmeyin kendinize, “nasılsa bensiz yapamaz” deyip özeninizi yitirmeyin. Ya siz “o olmadan ne yaparsınız?”

Lütfen elimizdekilerin kıymetini –kaybetmeden- bilelim. Sevginize, sevgilinize sahip çıkın...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Valla paylaşmayı bırakınca insanlar böyle oluyor sankı :) Mülkiyet ilişkisi... Ama her zaman kadınlar tarafı sizin anlattığınız gibi olmayabiliyor ;) Çoğu zaman öyle olması ise her zaman öyle olmasını gerektirmiyor hanı.... Ama herkes herkessiz yapabilir. Elindeki eğer sevgiyse değerini bilmek gerek. Kaybettikten sonra bilinen zaten değer olmıya :p

Barış 
 02.10.2006 21:04
 

Toplumsal Üst yapılar alt yapı ilişkelerinide belirliyor, doğal olarak ilişki kurumlarınıda.Erkek dağınıklığı,kadın dırdırı değil sorun olan, sorun sandığımız şeyler sadece Üretim ilişkileri Bizim gibi az gelişmiş ülkelerde Üst yapının binbir zorlamasıyla yapılan,hepsi birbirine benzeyen(nişan.düğün.takı töreni,gerdek vs,vs)sıradan evlilikleri yapma zorunluluğunu getiriyor sonrası da çerçevesini çizdiğiniz mutsuzluk. Oysa sevgi temelinde orjinal birliktelikler şirket olmadanda beraber yaşamlar böylesi sonuçları doğurmaz diye düşünüyorum .Belki şimdilerde istisna olan bu tür birlikteliklerde ne koca saçmalığı,ne kadın dırdırı oluyor.Çok kısacık bir tespitin çözüm olarak sunulduğunuda düşünmeyin derim. Bize sunulanları kabul etmemk çözümün en önemli parçası.Üst yapı bize sunmuş erkeğin görevi şu!,kadının görevi şu! .Deneyin yıkmayı ;bu sundukları herkesinde inandığı saçmalıkları...Şirket değil,sevgi birlikteliği kurduğunuza inanın ...Zor mu? evet .Saygılarımla

Yücel EVRENN 
 13.09.2006 13:03
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 9
Toplam yorum
: 13
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1367
Kayıt tarihi
: 13.09.06
 
 

Edebiyat mezunuyum ama hayat beni özel sektöre sürükledi. Bu mutsuzluktan yazarak kurtulabiliyorum a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster