Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ağustos '12

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
624
 

Doğal afetler

Doğal afetler
 

resim:internet.


Öldüresiye üzerine gelen azgın sular, bir enkazda son anlarını acıyla kıvranarak yaşayanlar, masum, suçlu demeden cana kıyan olaylar !

Hatırlıyorum ! Gece yarısıydı. Bir sohbet sonrası eve çıktım ve derin bir uyku çekmek için başımı yastığa koydum. Sanırım onbeş dakika kadar sonra gürültülü bir sallanış ve ne olduğunu bilemediğin bir durum oluştu. Ayağa kalktım ve ailedeki herkes uyandı. Şu sözler dudaklarımdan döküldü: " Anne ne oluyor ?" Hep aynı soruyu tekrarlayıp durdum. Kafamda oluşan düşünce ise şuydu: Kıyamet günü geldi ve az sonra bir şeyler olacak !.

Çığlık sesleri etrafı sardı.İnsanlar haykırıp duruyordu !. Denizden ateş topları yükseldi. İnsanların ölüme gidişlerini anlatan bağırışlarmış meğerse.

1999 Gölcük depremini Yalova' da yaşamıştık. Deprem devam ediyordu ve elektrikler kesildi. Yoğun bir karanlık, gözgözü görmüyor. En üst katta oturmak bu kadar sorun olur muydu ? Dışardan isimlerimiz söyleniyor, aşağı çağırılıyorduk. Evden çıktık ve karanlıkta aşağı inmeye çalıştık. Ayaklarımıza bir şeyler çarpıyor, bina sanki bize mezar olmaya çalışıyordu. Her katı büyük bir korku ile indik. Aşağıda komşuların korkulu bakışları ile karşılaştık. Yanımızdaki sokak dahil, etraftaki birçok bina yıkılmış. Komşumuzun açtığı radyodan neyin ne olduğuna dair konuşmalar yankılanıyordu.

Geceyi, dışarda evimizin yakınındaki ağaçların dibinde geçirdik. Ertesi gün, sanırım öğlen saatleriydi, yakındaki bir fabrikada zehirli gaz sızıntısı oldu ve bulunduğumuz bölgeyi sardı. Ölüm kol geziyor gibiydi. Bir kamyona zarzor binerek oradan uzaklaştık. Orhangazi' de bir ormanda, çevredeki insanların yardımı ile yastık, battaniye alarak bir gece daha geçirdik. Ertesi gün İstanbul'a geçtik. Orada da çoğu insan dışarda yatıyordu. Yavaş yavaş sorunlar ortadan kalktı ama gerçektende etkisi büyük bir olay olmuştu.

Bazen insanların kafasında şu tür sorular oluşuyor: Neden böyle felaketler oluyor, insanlara verilen bir ceza mı? İnsanların dikkatsiz davranışları mı böyle sorunlara zemin hazırlıyor ?

Şu bir gerçek olsa gerek: Bazı felaketlerin yol açtığı zararlar büyük ölçüde nerede gerçekleştiğine bağlı !. Vicdansızca davranışlar, ekonomik, sosyal eşitsizlik gibi durumlar sonucu çok sayıda insan doğal afetlerden etkilenebilecek tehlikeli bölgelerde yaşamak zorunda kalıyor. Elbette kimi insanların felaketlere maruz kalmasının nedeni sadece birilerinin hatası ya da ihmalkarlığı değil, beklenmedik olayların yaşanabiliyor olmasıdır.

Son zamanlarda İran ' da yaşanan ve üzücü sonuçlara yol açan deprem felaketi, biraz geriye gidersek Ocak 2010 ' da Haiti ' deki depremde meydana gelen büyük can kayıpları, Mart 2011 ' de Japonya ' daki 9.0 büyüklüğünde oluşan deprem, tsunami ve daha başka olaylar.

Doğal afetlerde ortaya çıkan kayıp ve zararları azaltmak ya da ortadan kaldırmak için neler yapılabilir ?. Örneğin yaşanılan yerde sel, fırtına, deprem, tayfun ya da yanardağ patlaması olacağına dair bir uyarı yapılsa, orayı terkedip, güvenli bir bölgeye gitmek önemli olacaktır. Bir insanın yaşamı ev ya da maddi şeylerden daha önemli olmalıdır.

Afet riski bazı bölgelerde yoğunlaşmakta. En tehlikeli bölgeler yeryüzünün küçük bir bölümünü kapsıyorsa ve gelecekteki felaketler de bu bölgelerde gerçekleşecekse, oturulacak yerlerin seçiminde böyle bölgelerden uzak durarak ya da daha güvenli bir yere taşınarak risk azaltılabilir.

Birçok önlem alınmasına rağmen insanın başına beklenmedik bir felaket gelebilir. Afet öncesi bir plan yapmak işe yarayabilir. Belki acil durumlar için gerekli şeylerin konulduğu bir çanta hazırlamak önemli olabilir. Felaketler yaşanmadan önce, eğer yaşanırsa neler yapılacağına dair aynı evi paylaşılan kişilerle konuşmakta gerekebilir.

Afetler yaşandığında suçlu, kötü insanlar ölüyor şeklindeki bir iddia ne derece gerçeği yansıtabilir ? Bir felaket yaşandığında ona maruz kalan insanlar üzücü sonuçlarla karşılaşabiliyor. Nasıl bir kişiliğe sahip olduğu, geçmişte ne yaptığı gibi durumlar önemli değil.

Afetler bir ceza değil ancak bazı kaynaklarda son günlerin habercisi olarak geçiyor. Bu bir inanış meseledir. Beklenmedik olaylar da olabilir. Sebebi her ne olursa olsun, doğal afetler yaşanıyor ve yaşanmaya devam edecek. Zamanını kestirmek güç.

İnsan istiyor ki böyle acı sonuçlar doğuran felaketler yaşanmasın ve artık bir son bulsun.İyi bir son ve yeni bir başlangıç kimi insanların dileğidir. Hiçbir şey imkansız değilse eğer, mutlu ve acılardan uzak ya da acılarla mücadele edilip, kazanımların olduğu bir süreç beklentisi en olumlu düşünce formu olsa gerek. Bunun nedeni ise, yıkıcı olay ya da kayıplar insanın hakettikleri değil En azından yaşama ve mutlu olma hakkı var ve sürmeli ise !.

selin428@yahoo.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 118
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 168
Kayıt tarihi
: 02.03.12
 
 

İstanbul Kültür Üniversitesi, Sanat ve Tasarım Fakültesi, İletişim Sanatları, Halkla İlişkiler bö..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster