Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Mayıs '20

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
26
 

Doğru Değerlendirme Açısından

Herkes yazdığı eserlerle, yaptığı işlerle üne kavuşamayabilir. Hatta bırakın üne kavuşmayı hayatta kalmak için ekstra işler yapmadığı takdirde hayatta dahi kalması imkânsızdır.

Esasında fiziksel anlamda bir iş olarak kabul edilmeyen her iş iltifat gördüğü sürece anlamlıdır. Yani bir düşünürün de düşünebilmesi için yemesi, içmesi gerekir.  Köylü bir insanınsa derdi doğrudan karnını doyurmaktır. Bu ekip biçebileceği verimli bir arazisi, hayvanları ve elbette fiziksel gücü varsa mümkündür. O zaman doğru yer, doğru zaman, doğru imkânlar, doğru davranış şekilleri, doğru becerilerle harmanlandığı takdirde ortaya bir ürün çıkarılması mümkün olup bunun getirisiyle hayatta kalma imkânı elde edilebilir.

Önemli bir filozof olsa dahi eserleri satmayabilir. O zaman filozof ne yapmalıdır? Patates, soğan ekmeyi de bilmiyorsa hele de bunların tohumlarını edinmek adına elinde gerekli sermaye yoksa bunu da yapamaz ve hayatını devam ettiremez duruma gelebilir. Elbette bizler böyle kimselerin adlarını duyamayız. Öne çıkmadığı, çıkarılmadığı zaman bu nasıl mümkün olacak. Bu bir nevi bir kamyon kumun içinde bulunan bir kum taneciğinden biri ve tesadüfen en üstte bulunmuyorsa bizim onu görme ve algılama şansımız yoktur. Esasında da öyle bir derdimizin olması da mümkün değildir. Bilmediğimiz şeyleri neden dert edelim ki? Öyle bir sorun hafızamızda yok, varlığından haberdar değiliz, dolayısıyla o şey eğer gerçekte neyse onu tarif edecek ne bir lügatimiz, ne doğru kelimelerimiz mevcut değilse dert edinmek de anlamlı görünmez. Gerçekte ise biz duymadık, tasavvur edemiyoruz diye, sorun, varlık, şey ya da problem varlığını devam ettiriyordur. Hem de belki de en özgürce varlığını devam ettiren şeylerin bizim bilgilerimizle sınırlı olduğu düşünülmez. (Nasıl ki bugün fiziksel olarak elektrik iletimi çeşitli metallerle yapılıyor ve bunlar akımın geçişine karşı belli bir direnç oluşturuyor. Bu durum ise kablo olarak isimlendirilen iletim ve dağıtım araçlarının, dağıtım ve iletim yollarının büyüklüğünü arttırıyor. Eğer direnç diye bir olmasaydı bu durumda saç teli kadar bir iletken hemen her işi yapabilme gücünde olabilirdi. Bilindiği kadarıyla bugün sıfır dirençli iletken yok, eğer böyle bir şey mümkün olursa ki olmayacağı düşünülemez, insan hayatına dair birçok şeylerin, değişime uğrayacağı en azından tüketim araçlarının yeniden tasarlanması gerektiği açıktır. Buna rağmen bu nesne her neyse gözümüzün önünde bize bakıyor ve biz onu algılamıyor bile olabiliriz.) Bugün içselleştirdiğimiz son derece komik problemlerin çözümleri muhtemelen pek uzakta olmamasına rağmen onları göremiyor oluşumuz, bundan sonraki yüz veya bin yıllarda pek komik görünecektir. O madde vardır ama biz onu algılamıyoruzdur. O zaman aslında var olan sorun yok gibi yapılarak, algılanmayarak o sorundan kısa vadeli olarak kurtulmuş olmak bir çözüm olsa da er geç bir sorun olacağı açıktır.

Düşünce dünyası da böyle olmalı, bugün işe yarayan bilgiler, geçmişten gelenlerle beslenmiştir. O yüzden anlamlıdır. Bize bir şeyler kazandırdıkları, bizi eğlendirdikleri, bizi hayatta tuttukları hatta bizi öldürdükleri için anlamlıdırlar. Sayılanlardan hiçbirini sağlamıyorlarsa dikkate değer bir anlamları en azından bugün için vardır denilemez.  

Bugün anlamlı olan, şereflendirilen hemen her şey, fikir dünyası başta olmak üzere bugünün bilgileri ışığında değerli olan, yarınsa ne olacağına dair sadece tahminlerimizin olabileceği, bu ise adı üstünde sadece tahminlerden ibaret olup, kesinlik taşımayan ifadelerdir.

Yarın kendi değerini geçmişten getirdiği sermaye olmasa dahi bilgilerle taçlandıran, bugüne oranla çok daha hızlı, çok daha yavaş, çok daha farklı gerçeklikleri, delillendirip bu çağdaki anlamı bile bugünkünden farklı bir şekilde anlamlandırabilirken, yepyeni boyutlar katabilir, belki de kendini yok edebilir.

Herkes değer bulma çabasındadır; kendinin farkında olanlar, kendinin pazarlanması gereken bir meta olduğuna inananlar,  insanın bir bedelle takas edilmesi gerekiyorsa bunu en yüksek bedelle yapmaya çalışanlar olabilir. Fikirler, eylemler onları suçlamaktan çok doğru değerlendirilmesi gereken hakları tam olarak teslim edilmesi gereken şeyler olmalıdır.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1703
Toplam yorum
: 269
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 179
Kayıt tarihi
: 15.10.14
 
 

Bugünün doğrusu yarının eğrisi, dost görünenler düşman ve herşey aslında zıddı olabilir. Büyük ihti..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster