Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Haziran '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
571
 

Doğru söyle. İçici misin, satıcı mısın?

Doğru söyle. İçici misin, satıcı mısın?
 

Karabaş iş başında...



Şehirde her zamankinden farklı bir hareketlilik gözlenmekteydi. Ellerine kameralarını, dijital fotoğraf makinelerini alan halk bir o yana bir bu yana koşuşturup durmaktaydı. Görevine sadık bir dedektif merakıyla sanki birilerini veya bir şeyleri aramaktaydı.

Kapının çalınmasıyla birlikte yerinden yavaşça doğruldu komiser Kemal.

-Gel bakalım Necmi. Söyle nedir bu günkü vukuat dosyası. Hasılat nasıl dedi polis Necmi’ye.

Necmi: Hasılat iyi efendim. Yüz içiciden 620 lira, memura diklendikleri içinde 1000 lira. Payımıza düşen 324 lira. 162 sana 162 bana. Allah bereket versin. Allah razı olsun devletimizden. Bu defa bizi de düşündü. Hasılattan %20 vermekle çok çok iyi etti. Bu çok iyi bir fikirdi. Bize doping oldu. Çalışma şevki aşıladı.

Komiser Kemal: Yalnız dikkat et Necmi. Bol paralı içicileri Zabıtaya Kaptırma. Çünkü sadece % de ile kalmayacak, yıl sonu hasılat rekorlarına göre ayrıca ödüllendirileceğiz.

Necmi: Kaptırır mıyım efendim. Onlar ne iş anlamadım zaten. Burada kapı gibi bizler dururken.

Komiser Kemal: Sivillerden ve halktan gelen hasılat kaç peki.

Necmi: Onlarınki de çarpı üç efendim. Biliyorsun oradan %10 alıyoruz biz. Kalan %10 da görüntüyü getirene veriyoruz.

Komiser Kemal: Oh oh oh. Çok iyi. Böyle giderse yakın zamanda ev taksitlerinin tamamını çıkarırız. Ondan sonra gelsin sıradakiler.

Necmi: Haklısınız komiserim. Çok iyi oldu. Tam zamanında çıktı bu yasa. Yoksa gümleyecektik. İcra, neyin. Ne varsa silip süpürecekti elimizde, avucumuzda. Durum vahimdi senin anlayacağın.

Komiser Kemal: Haklısın Necmi. Aynen. Bizde de öyleydi. Yengen kuyruğu dikmiş boşanmak için dava açıyordu nerdeyse. Çok çok iyi oldu. Tam zamanında Hızır gibi yetişti bu yasa imdadımıza.

Necmi: Yalnız efendim. Farkında mısınız bilmiyorum ama… Son zamanlarda yangın vakaları ikiye katladı. Hem de olmayacak yerlerde çıkıyor yangınlar.

Komiser Kemal: Allah Allah. Nasıl yani?

Necmi: Efendim biliyorsunuz. Önceleri yangınlar ormanlarda çıkardı genellikle. Şimdi hiç olmayacak yerlerden yangın ihbarları alıyoruz. Yanıktan hastanelere yatırılan hasta sayısında da artış var efendim.

Komiser Kemal: Ne alaka Necmi. Nasıl oluyor o.

Necmi: Şöyle oluyor efendim. Yangınlar çok çok farklı alanlarda çıkarken, “tuvalet, merdiven altı, çatı katı “gibi, yanıklar ise genellikle popo ve cinsel uzuv bölgesinde yaşanıyor efendim. Yani devletimizin yangın ve sağlık harcamaları ikiye katlamış durumda şu an.

Komiser Kemal: Peki peki Necmi. Tutanaklarını tut sen göndeririz komisyona. Oradan gelecek talimata göre hareket ederiz. Onu da mı biz düşüneceğiz canım. Başka bir şey var mıydı?

Necmi: Şimdilik yok efendim. Olursa haber veririm.

Komiser Kemal: İyi günler o zaman Necmi. Dediğim gibi. Bu işi sıkı tut sen. Bu işin kaymağını biz yiyelim. Kaptırmayalım.

Necmi. Peki efendim. Başka bir şey yoksa ben çıkayım artık. Bir hayli koşturdum, yoruldum bugün. Kolay değil bu içicilerin peşinde koşturmak.

Komiser Kemal: Yok Necmi yok. İyi günler. Selam söyle hanıma, çoluğa çocuğa. Durumu ayarla da şöyle gözden ırak sote bir yerde, ailecek eğlenelim, keyif yapalım. Havalandırması iyi olsun ha. Biliyorsun Jandarma ve zabıta cirit atıyor ortalıkta. Piştiye gelmeyelim.

Necmi: Siz hiç merak etmeyin efendim. En kısa zamanda ayarlanacaktır istediğiniz yer. Şu sivillere paydan %10 vermekte iyi fikirdi efendim. Bu sayede zabıtaya ve Jandarmaya fark attık. İnşallah kulaklarına gitmez.

Komiser Kemal: Ağzınızı sıkı tutarsanız gitmez. Bu koltuğu boşuna işgal etmiyoruz herhalde. Bırak da o kadar da farkımız olsun değil mi?

Necmi: Olsun efendim olsun. Siz aklınızla bin yaşayın. İyi akşamlar efendim. Ben çıktım.

Komiser Kemal: İyi akşamlar Necmi. Uykunu iyi al dinlen. Yarına zıpkın gibi görevinin başında ol. Yeni sipariş ettiğim telsizlerde geliyor yarın. Onları iyi iş çıkarabileceğine inandığın birkaç sivile ver. Allahın izniyle kimse bizi geçemez bundan sonra.

Necmi: Geçemez efendim. Hanıma çocuklara selam. İyi akşamlar.

***

Not: Yazıda adı geçen olayların gerçek kişi ve kurulularla hiç bir alakası yoktur. Olay tamamen uydurma ve hayal ürünüdür. Önemle duyurulur.

Dumansız günlere efendim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Olmuş da olabilir, oluyor da olabilir. İçiçilere her şey mustahaktır. Bu arada Resimler çok komik.

serifsoner 
 10.07.2008 22:57
Cevap :
Resimler... Evet... Bence de çok komik..:) Sevgiler  11.07.2008 12:04
 

Ne diyeyim ayrıntılarımın kadını sana ben.....

Mezopotamya Prensesi 
 03.07.2008 11:14
Cevap :
Ben seni gördüğüme sevindim. Hem de çok... Sevgiler  03.07.2008 11:36
 

rahmetli öyle dememişmiydi, benim memurum işini bilir. Hiç koskocaman başbakanı mahcup ederlermi? Karınca kararınca, saygılarımla...

Hasan Göksu PBahçe 
 12.06.2008 18:33
Cevap :
Bilir değil mi Hasan Bey. Bilir. Bilirrr. Saygılar  12.06.2008 21:58
 

Anladım ki t.şk geçmektesiniz, huzurum kaçtı. Sizin de yorumlarınızı görmek dilerdik oysa (yine devrik mi oldu ne ?:)))))

silik 
 11.06.2008 14:03
Cevap :
Bir ara gelir kaldırırım..:))  11.06.2008 15:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 669
Toplam yorum
: 6100
Toplam mesaj
: 564
Ort. okunma sayısı
: 1491
Kayıt tarihi
: 19.01.07
 
 

Bir on dört mart sabahı güneş henüz arz-ı endam ederken üzeri yongalarla kaplı, küçük pencereli, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster