Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '09

 
Kategori
Özel Günler
Okunma Sayısı
457
 

Doğum günüm

Doğum günüm
 

3.3.2009.Salı.


37 yıl evvel, postacı Halil bey ve ev hanımı Müfide hanımefendinin iki erkek evlattan sonra, ailenin ilk kızları olarak (ne yazık ki hanedanlığım sarı şeker kız kardeşim doğana kadar 3 yıl sürmüş:) Yalova' da iki katlı şirin mi şirin bahçeli müstakil bir evde dünyaya merhaba demişim.Anamdan duyduğum rivayete göre cuma sabahı, sabah ezanlarından biraz sonra doğmuşum. Hatta başka bir rivayete göre; fabrikada işçi olarak çalışan komşu kızı Melahat, saat 07:00 surlarında işe giderken birde bakmış ki ne görsün küçük bebişin zıbınları asılıymış ipte:)Yani hala her sene farklı bir rivayetle karşılaştığımdan mıdır nedir, yükseleni kova olan bir balık kadını mıyım? diye düşünüp durmaktayım..


Bugün sevinmeli miyim, yoksa üzülmeli miyim inanın kararsız kaldım. Zira şair ne güzel söylemiş; otuz beş yaş yolun yarısı diye.Umarım yarısıdır(bizim ailede kimsenin yarısı 35 olamamışta). Gerçi şaire göre iki de fazlam var:)) Neyse canım fazlası da göz çıkarmaz ya . Şaka bir yana bugün gençliğimin en güzel yıllarının hiç çaktırmadan nasılda su gibi akıp gittiğini farkettim. Hayatımda üç kız çocuğu yetiştirmekten başka hiç bir iz olmadığını farkettim. Hoş kolay olmadı gerçi üç ayrı kişilik, üç ayrı karakter, üç ayrı duygu, üç ayrı insan yetiştirmek herkesin huyuna, suyuna göre, yapısına göre hareket etmek. Beni ancak anneler anlar. 20 İLA 35 YAŞ ARASINI İNANIN HATIRLAMIYORUM. Dört duvar arasında tamamiyle kendini dış dünyadan soyutlamış olarak yuvama, yavrularımın yetiştirilmesine adamışım. Alt komşum safiye hanımın, " ah kızım sende benim gibisin, eve kapandın çocuklarına adadın kendini ama kıymet bilmiyorlar inşallah seninkiler bilirler", deyişi hala kulaklarımda. Olsun yavrularım insanlığa, rabbimize layık olsunlar bana yeter. Ezilmeden-ezmeden, onurlarıyla, kimseye muhtaç olmadan insana yakışır şekilde yaşasınlar bana yeter. Bu açıdan bakınca hiç pişman değilim. Varsın ömrüm yavrularıma feda olsun...


Bugün biliyorum ki ; kankilerim olan Serpil ve Hülya hanımefendiler, ellerinde bir yaş pastayla bana gelerek habersiz sürpriz yapacaklardır. Onları çok seviyorum . Liseden beri hiç ayrılmadık. Onlar benim can dostlarım. İyi ki varlar, bunun için de Rabbime hep şükretmişimdir. Hatırlanmak gerçekten güzel bir duygu. Değer verildiğini bilmek, görmek harika. Akşamada kızlarım bana eminim kendi elleriyle elmalı tatlı yapacaklardır (mutfağa beni sokmayacaklar altını üstüne getirecekler :). Kendi elleriyle, kendi emekleriyle yaptıkları bir şeyi bana sunmaları beni en mutlu edendir. Bakalım anacım beni, bugünü vede günün anlam ve önemini hatırlayacakmı? Hoş hatırlamasada canı sağolsun bir tanecik anacım benim, ama hatırlarsa dolu dolu yaşamış olurum, günümün ekstrası olur yani. Anacım diyorum çünki; geliş sebebim, canından bir parçayım o hatırlarsa harika olacak. Bugüne kadar pek hatırlamadı da :( Hayatın içinde öyle kavrulmuş ki benim garib anam , bilmez öyle asortik olayları. Babacığımı kaybettiğimizde tam 15 yaşındaydım. Mekanı cennet olsun . Garib anam, çilesi dolmamış fedakar anam.Saçları oldu ak, güzel yüreği pak, elleri kınalı, bağrı yaralı..Benim güzel anam canım anam. Allah yokluğunu göstermesin .Biz küçükken kızkardeşimle her tartışmamızda zavallı anacım bunalır "Allah sizede iki kız versinde görün gününüzü " derdi:)) EEEEE dediğinizi duyar gibiyim.:)) Kız kardeşimin de benimde 3 er tane kızı var:)))))) Nasıl da üzmüşüz kadıncağızı meğer.


Anacım okutulmamış, on beşine gelince hemen evlendirilmiş Samsunun Terme ilçesine bağlı Hüseyin mescit köyündendir. Ailenin en küçük çocuğu. Cahil kalmış amaa akıllımı akıllı, okusaymış var ya yanmıştı canım Türkiye'm:)) Yemekleri harikaaa mis gibi. Nedense bende fena yapmam yemeklerim beğenilir ama, anamın yemekleri bana en güzel gelendir. Anacımla ana-kız diyaloğumuz pek olmadı işin doğrusunu söylemek gerekirse. Bizler saygıda kusur etmedik, oda hayatını bizlere adamakta hiç sakınca görmedi. Kuşak farkı vardı aramızda. Beni pek anladığı söylenemez. Ama yüreği güzeldir, dürüsttür, samimidir. Benim anam olması bile yeter aslında. Sevgisini pek belli edemez, canını verir kucağına alıpta saçını okşamaz. Ben ilk okula giderken bazen küçük yalanlar söylerdim anama. Hani benle yaşıt olanlar bilirler, orta direk insanların semtlerindeki okullarda muntazam olarak yaygın bir şekilde bit furyası olurdu. Öğretmenimiz( Allah rahmet eylesin ) Ahmet Balioğlu bizlere hep o günlerde; " annelerinize söyleyin saçlarınızı kontrol etsin" diye sıkı sıkı tembihlerde bulunurdu (hele de bana yahu saçlarım gürdü maşallah, ödüm kopardı bana da bulaşacakta anam saçlarımı kestirecek diye). Bende anama söylediğim de kucağına hemen beyaz bir örtü yayar, kemikten hain bir tarakla canımı yaka yaka tarardı. Gelelim yalanıma:)) ANNEE (deli danalar gibi koşarak gelirdim bağıra bağıra) ne var kızım ne bağırıyon deli gibi noldu söylesene çatlatma adamı :)) der güzel anam . Bende, sorma ana yine öğretmen analarınız baksın saçlarınıza, yine salgın varmış, yanımdaki selmada valla çok kafasını kaşıyor huylandım iyimi :)) der demez anacım supermen hızıyla yayar örtüsünü, yatırır beni kucağına başlar inceden inceye aramaya, yavrusunun saçlarını kurtarma operasyonuna. Ben kaparım gözlerimi hayallerime dalarrrr giderim dostlar. Umarım anladınız masum sebebimi. Kucağına beni alıp, saçlarımı okşadığını düşünür, anacığımın mis gibi o ana kokan kokusunu ciğerlerimin en derinlerine kadar çekerdim. Anamı hissederdim öyle mutlu olurdum ki, bu masumane yalanı bir kaç kez yaptım :((Sizler söylemezseniz şayet, anamın bundan hala haberi yok, şu an sizlerle sadece canım Türkiye'min Milliyet bloğunda paylaşıyorum iyimi. Anam bir duyarsa varyaaa nereye kaçarım bilmem:)) Beni rezil ettin herkese Allahın delisiii diye kovalar valla:)) Canım anam benim bir tanem iyiki varsın ve ben iyi ki senin kızınım.


Yaşanmış ya da yaşanacak neler var ömrüm boyunca, daha neler göreceğiz bilemiyorum ama umarım herkes birbirine saygılı, sevgi dolu, anlayışlı olmayı öğrenir. Şiddet, kabalık, art niyetler ve ahlaksızlık son bulur. Herkes sevdikleriyle sevgi dolu, saygıyla perçinlenmiş, yüzleri güleç, kalpleri aşk dolu, muhabbet dolu, sırtlarında diken çuvalı değil de gül çuvalı taşıyan kimselerden olmayı ve de öyle yaşamayı Rabbim nasip etsin. Her iki dünyada da kazananlardan olmayı nasip etsin. Rabbim hepimizi kalplerimizin sahiplerine emanet etsin. Her şey gönlünüzce ve de doğum günü kızı olarak gönlümce olsun . Tüm insanları seviyorum. Dünyaya sevgi, barış, mutluluk hakim olsun. Küçüçük, savunmasız, masum yavrular canilerin kötü idealleri uğruna yok olmasın. Bu dünyanın o masum kır çiçeklerine çok ihtiyacı var. Herkese özelliklede o değerli vakitlerini ayırıp yazımı okumak zahmetinde bulunan herkese en yürekten sevgi ve selamlarımı sunuyorum efendim.Çok teşekkür ederim. Allah’a emanet olunuz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 578
Kayıt tarihi
: 21.02.09
 
 

72 Yalova doğumluyum. Lise mezunuyum, 3 kız annesiyim. Yemek yapmayı, psikolojiyı, hayatı, insanl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster