Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Bashico Doğal Anneyim Başak Pirtini

http://blog.milliyet.com.tr/bashico

21 Ocak '12

 
Kategori
Doğum Hikayeleri
Okunma Sayısı
41382
 

Doğum öncesinde, doğum anında, doğumdan sonra doğal neler yapılabilir? linkler, kitaplar

Doğum öncesinde, doğum anında, doğumdan sonra doğal neler yapılabilir? linkler, kitaplar
 

"Doğal Doğuma Doğru-20 Anneden Normal Doğum Hikayesi"


Anne adayları, doğumdan korkanlar, normal doğurmak isteyenler bu kitabı ve aşağıdaki notlarımı mutlaka okumalılar, şimdi bu bilgileri bilseydim  eminim ki iki normal doğumum daha muhteşem olurdu :P

Kitabı tüm hamilelere ve normal doğumu düşünenlere hatta sadece doğum hikayesi okumayi isteyenlere tavsiye ederim. Aldığım notları, linkleri ve başka yorumlarımı da ekleyip size iletiyorum. Sizlerin de eklemek istedikleriniz varsa koyalım buraya birlikte. Faydalı olması dileğimle.

Doğum öncesinde:

*Hamile yogası, doğumda nefes kursları size doğum sancılarını yani dalgaları daha iyi karşılama imkanı verecektir. Ben geçmişte yoga yapmıştım o yüzden bu kurslara katılmadım, zaten doktorlar size anlatıyorlar o anda nasıl nefes kullanacağınızı.

*Hoşunuza giden sakinleştirici müzikleri ipod’unuza yükleyin, yanınıza alın. Ben de yaptım ama sancıları çekerken hiçbir şey dinlemek istememiştim ;)

*Doğum öncesinde mutlaka doktorunuza normal doğum istediğinizi anlatın, yoksa ileride sezeryan yanlısı çıkarsa son anda doktor değiştirmek zor olabilir.

*Bir "Doğum Planı" yapın. Örnek olarak başka bir blogumda vereceğim. Doktorunuz imzalasın, doğuma bir tane yanınızda götürün. Sonra doğum anında sancıları karşılarken sabrınız, tansiyonunuz tartışmaya yeterli olmayıp yapılan her müdaheleyi kabul eder durumda kalabilirsiniz. Önceden ne istediğinizi belirtin, uygulama anında mutlu olacaksınız.

http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com/2010/03/08/ornek-dogum-plani/

*Doğuma kim girecek yanınızda olacak doğum koçunuz için önceden doktorunuz ile anlaşın.

*Ağrısız bir doğum için hipnozla doğumu araştırabilirsiniz.

http://dogumdayim.blogspot.com/2010/07/hypnobirthing.html

http://www.hypnobirthing.com/turkey.htm (Türkiye’deki kontak kişiler)

“HypnoBirthing/ Hipnozla Doğum adı verilen, telkinle ağrısız doğum yönteminda İngiliz Doktor Grantly Dick-Read, doğum sırasında çekilen ağrının nerdeyse tümüyle korkudan olduğu düşüncesini ortaya atmış. Kadın doğum sırasında korku hissedince bedeni alarma geçer, kan rahim bölgesinden çekilip hayati organlarda yoğunlaşır. Rahim oksijensiz kalır ve işlevini ağrısız yerine getiremez. Korkunun giderilmesi için nefes teknikleri ve derin gevşeme önemlidir.”

*Hamilelik sırasında doğumdan aylar önce Braxton Hicks yalancı kasılmaları yaşanabilir. Bunların rahmi gerçek doğuma hazırladığı düşünülmektedir. Özel nefes ve gevşeme teknikleri ile bu kasılmalar ile başa çıkabilirsiniz.

Doğum anında:

*Doğum başlarken su kendiliğinden geldikten sonra doksanaltı saate kadar beklenebiliyor. Bu arada enfeksiyen kapmamaya dikkat etmek gerekiyor. Yani doktor suyun geldi hadi 24 saat içinde seni doğurtmamız gerekiyor derse bekleyebilirsiniz, suni sancı almaya gerek yok. Tabii enfeksiyon olmaması için temiz olmayan sulara girmeyin, elleri temiz olmayanlar sizi kontrol etmesin vb.

“Enfeksiyon için tahlil yapılması, su geldikten sonra yapılacak herhangi bir muayene ya da örnek alınması, aslında enfeksiyon tehlikesini artırıyor.”

*Çocuğunuz için doğum anında yapılan rutin Hepatit-B (taşıyıcı değilseniz yaptırmak şart değil) ve K-Vitamini (sonradan bebeklerde karaciğerde salgılanıp kendinden vücutlarında artıyor, ayrıca K-vitamini siz de alabilirsiniz, sebzesini yiyin anne sütünden geçer) ertelemeyi düşünüyorsanız bunun için bebek doktoruna bir dilekçeyi yanınızda taşıyın.

*İlk doğum anında insan sancılarla başederken çok sinirli olabiliyor, yanınıza gelen yakınlarınıza kırıcı olmamaya dikkat edin. Ya da baştan bu konuda haber verin alınmasınlar ;)

*Epidural rahat bir yöntem gibi gözüksede doğumu yavaşlatıyor, bebeği zor durumda bırakabiliyor, bebeği strese sokabiliyor, gereksiz yırtıklara, ıkınma anını hissedememeye ve omurgada doğumdan aylar sonrasına kadar kalacak ağrılara sebep olabiliyor. Sancılar dalga gibidir, gelir ve giderler, öyle hastalık ve başağrısı gibi devamlı olmadığı için dayanmak mümkün, biraz dişinizi sıkın kendinizi ve anestesizden etkilenebilecek, sonrasında emme sıkıntısı yaşayabilecek bebeğinizi düşünün. Doğum sonrasında kollarınızda bebeğinizi hayal etmek en güzel imgeleme olacaktır J

*Suni sancı ile başlatmak, doğumu hızlandırmak işi kolaylaştırıyor gibi gözükse de bebek ve sizin üzerinizde olumsuz etkileri olabiliyor. Benim ilkinde suyum geldiği için suni sancı ile 24 saat içinde doğum gerçekleştirilmişti. Ancak dirsek içine açılan damar yolu son ıkınmalar sırasında patlamış, 15 içinde 13cm’lik bir toplar damar tıkanması yaşadım. Sonuçta 20 gün boyunca kan sulandırıcı iğneleri kaba ete yapmam gerekti. Bir de doğumdan sonra suni sancının bitmesini beklerken bebeği alıp götürdüler, en çok bana ihtiyacı olan anda 45dk yanımda değildi.

Suni pitosin ilacı, oksitosin hormonu yerine doğumu hızlandırmak için veriliyor. Bir blogda okumuştum bunu araştıran bir hamile doğum hemen öncesinde bu maddenin bulunduğu hurmayı bol bol tüketip doğum sancılarını kuvvetlendiriyordu.

*Epizyotomi doğum sırasında bebeğin başı çıkacakken kesi yapılmasıdır. Bunu istemiyor olduğunuzu doktorunuza anlatın. Eğer öncesinde kegel egzersizleri yapar, doğum kendi hızında gider, açılmalar yavaş yavaş olur, su doktor tarafından patlatılarak hızlandırılmaz, açılmalar sırasında vajina kaslarınıza sıcak nemli havlu ile kompres yapar, homeopatik calendula tincture sürerseniz yırtılmaları önleyebilirsiniz.

Kitapta bir ebe doğum sırasında yırtık olan yazara “Dikkat edip temiz tutarsan, bence dikilmesine gerek yok” diyor. Nitekim iki haftaya kalmadan kendiliğinden yırtık iyileşiyor.

*Doğum illa da doktora kolaylık ancak hamileye zor olan yatar pozisyonda olmak zorunda değil. Ayakta veya oturarak doğurmak yer çekimini de kullanarak size avantaj sağlayabilir.

*Ikınma için doktorun söylediği anı bekleyin. Öncesinde kendi kendinize deneme yapıp gücünüzü tüketmeyin, güç bitince en son anda itmek çok zor oluyor.

*Ikınmaları vajinaya doğru değil, sanki kakanızı yapar gibi anüse doğru yapın.

*Lavman yapılması doğum eğer uzun sürerse sizi güçten düşürebiliyor. Doğum sırasında enerji verecek meyve suyu, şekerli çay, su gibi içecekler içmeyi talep edin.

*Ayakta dolaşmak hareketli olmak sancıları karşılamayı kolaylaştırır. Habire monitöre bağlı kalmamak üzere doktorunuz ile anlaşın. Ben 30dk’da bir monitör bağlantısı yapmıştım.

*Doğum son anında bebeğin çıkması için bir ebe gelir ve karnınıza bastırır. O sırada vakum da kullanılıyor olabilir.

Fundal baskının doğuma yararı konudunda hiçbir kanıt yokken zararlarına ilişkin pek çok araştırma sonucu var: rahimde ya da anal kaslarda yırtılmadan, bebeği kafasında çatlaklara ve beynin zarar görme olasılığına kadar. (Bkz.Cochrane Reviews)”

*Kordon sarkması olur diye ayağa kalkmanızı engellemek isteyen ebeler olabilir.

“Kordon sarkması 900 doğumda bir görülebiliyor ancak yürümeyle ya da ayakta durmayla hiçbir alakası yok.”

*Sezaryen yapılması gerekli olduğu bir durumda rutin olarak uygulanan tek kat dikiş yerine çift kat dikiş isteyin. Tek kat dikiş sezaryen sonrası normal doğumlarda rahimde yırtılma (rüptür) olasılığını artırıyor. Böylece bir gün tekrar normal doğum yapabilirsiniz.

*Pilates topu üzerine oturarak sıcak bir duş almak suyun sıcaklığı ve duşun masaj etkisi ile doğum sancılarını yarı yarıya azaltabilirsiniz.

*İngiltere’de TENS makinası denen, vücuda hafif elektrik akımları vererek ağrı eşiğini yükselten, yan etkisi olmayan bir alet kullanılıyor. Doğurmakta olan hamileler bu aletle sancılarla daha kolay başedebiliyor.

*İngiltere hastane masraflarını ve dolu yatak sayısını azaltmak için evde doğumu destekliyor. Doğum eve gönderilen ebeler eşliğinde gerçekleştiriliyor.

*İngiltere’de hamilelik boyunca sadece bir kere ultrasona giriliyormuş, şimdilerde ikiye çıkartmışlar ancak birincisine bile girmeyenler oluyormuş. Ben de ilk 2’li test ve 3’lü test sonrasında 7. aya kadar girmemiştim. Zaten bebek karnın içinde oynuyorsa merak edecek bir konu yok şeklinde düşünmüş, son haftalardaki kontrollere saklamıştım ultrasonu. Ultrason zararsız diyenler olsa da yüksek ses frekansının bebeğin beynindeki su içeriğini harekete geçirdiği gibi araştırmalar var.

Doğumdan sonra:

*Bebeğinizin doğumdan sonra yıkanmasına izin vermeyin, koruyucu tabaka verniks bebeğin cildi tarafından emilir. Sadece havlu ile sarmak yeterlidir.

*Plasenta doğumdan sonra eğer ayakta durursanız kendiliğinden ilk 10-15 dakika içinde düşer, yatar durumda saatlerce vücut içinde kalabilir, bu durumda hemen düşmesi için doktorlar Ergometrine iğnesi yaparlar. Sadece ayağa kalkın ya da dizleriniz üzerinde doğrulun yeter.

*Göbek kordonunu kesmeyin, ya da kordondaki kanın akışı durana kadar bekleyip geç kesin. Plasentanızı kendinize alabilirsiniz. Rutin olarak doğuran anneler hastaneye bağışlarlar size sorulmaz bile. Sonra kozmetik ürünlerde kullanılır. Lotus doğumu düşünürseniz bebek kordonu kesilmez ve plasenta doğum sonrasında yıkanarak bebeğin yanında bekletilir. Bebek doğmak için kanının 1/3’ünün plasentaya gönderir, bu da yaklaşık 100ml eder. Bu çok besinli ve oksijenli kanı hemen kordonu kesmeyip beklerseniz bebeğe tekrar geri gönderebilirsiniz. Plasenta sonrasında bir kumaş torba içinde bol tuz ve lavanta karışımı ile kurutulur. Bebek göbeği kuruyana kadar bebek yanında kalır. Bu bebekler son derece sakin ve huzurlu olurlar. İlk 3 gün süt gelene kadar ağlamadıklarını anlatıyor anneler.

Lotus Doğumu göbek bağının hemen kesilmediği doğum pratiğine deniyor. Lotus doğumlarında plasenta uygun bir kaba ya da torbaya konarak bebekle birlikte tutulur. Göbek bağının 3 ila 10 gün içinde kendiliğinden düşmesi beklenir. Amaç, aynı hücreden büyümüş olan bebekle plasentayı birbirinden vakitsiz ve zorla ayırmayıp işi zamana bırakmak. Böylece hem bebek plasentadan alacağı bütün kan ve oksijeni kullanabiliyor, hem de elden ele dolaştırılarak yorulmuyor. Bu bebekler ileriki yaşlarda lotus doğumun pek çok başka yararını da görüyorlar. Ayrıca lotus doğumla doğan bebeklerin çok daha sakin ve “bütün” oldukları gözlemlenmiştir.”

*Bebek doğduktan sonra mekonyum adında siyahımsı ilk kakasını yapar. Bu kaka birkaç sefer sonra yeşilden anne sütü gelmeye başlayında altın sarısı içinde hardal tanecikleri gibi pütürler olan forma dönüşür. Bebeklerde barsaklar mide ile aynı anca çalışmaya başlar. Midesine süt giden bebek hemen sonrasında kakasını da yapar. Bebeklerde yenidoğan sarılığından korumak için doğunca bol bol emzirin. Emmeyi ilk hafta boyunca yavaş yavaş öğrenir. Sarılık değerini düşürmek için gerekirse sütünüzü sağıp biberonla verebilirsiniz. Kolları ve bacaklarını da güneşe tutmayı ihmal etmeyin. Aklınızda bulunsun ilk süt normalde 3. gün gelir.

Linkler:

Do-um, doğuma hazırlık ve doğum sonrası destek (İstanbul)

http://www.do-um.com

Dokuz Eylül Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu, Doğum Hazırlık Kursu (İzmir)

http://deu.edu.tr/DEUWeb/Icerik/Icerik.php?KOD=9199

Dr. Dilek Cengiz, (İstanbul)

http://www.rahatdogum.com

Dr. Fahriye Sezer, fahriye.sezer@gmail.com(İstanbul)

Özel Çapa Medilife Hastanesi

Dr. Hakan Çoker, Hamile Eğitim Merkezi (Marmaris)

http://dogaldogum.com

Dr. Pınar Serçekuş (Denizli, İzmir)

http://www.dogumvebebegim.com

Dula Julia Steils, İstanbul’da yaşayan Amerika’lı bir dula, Full Circle (İstanbul)

Doğuma hazırlık kursu

http://fullcirclehealing.org

Ebe Asude Oflaz, Hamile Okulu (İstanbul)

http://www.hamileokulu.com

Elif Doğan (İstanbul)

http://blogcuanne.com

http://pozitifdogumhikayeleri.wordpress.com

İstanbul Psikodrama Enstitüsü ve Danışma Merkezi, Anne-Baba Eğitimleri

http://www.istpsikodrama.com.tr

Jale Özen (İstanbul)

http://hamilelerkulubu.com

Psikolog Nilüfer Devecigil (İstanbul), Ebeveyn Okulu ve Oyun Terapisi, Doğal Ebeveynlik Eğitimleri

http://www.kuraldisi.com/workshop/ebeveyn-okulu

http://ardatotisi.blogspot.com (Itır Salancı Yoğurtçuoğlu blogu)

http://www.homebirth.org.uk Londra’da yaşayan ve altı çocuğunu evde doğurmuş bir annenin gönüllü olarak kurduğu web sitesi, moderatörlüğünü yaptığı yahoogrubunda ise 3000 kişi varmış.

Waterbirth International, Barbara Harper

http://www.waterbirth.org

Çiftlik (The Farm), Dünyaca ünlü ebe, Ina May Gaskin tarafından ABD Tenessee’de kurulan; doğal doğum ve bütünsel yaklaşımın desteklendiği bir ebe merkezi.

http://www.thefarm.org/

Jocelyn Doğal Doğurganlık Merkezi, Sydney, Avustralya

http://www.fertility.com.au/AboutUs.html

Lamaze yöntemi

http://www.hamilelerkulubu.com/index.php?option=com_content&view=article&id=311:lamaze-yoentemi-le-doum&catid=48:op-dr-hakan-coker&Itemid=89

Ankara’da Hamile Yogası, Pınar Canko

http://www.pinarcanko.com

Kuraldışı yaşam okulu

http://www.kuraldisi.com/workshop/yasam-okulu/

Hamile Yogası, Zeynep Çavuşoğlu

http://www.ekolojikrehber.com/genel/yesilinasli/ozel-amaclara-yonelik-yoga-turleri-hamile-cocuk-menopoz-yogasi-video/

Türkiye’de Doğal Doğum (Natural Birth in Turkey) Yahoo grubu

http://health.groups.yahoo.com/group/naturalbirthturkey/?tab=s

Sınır tanımayan Ebe, Gail Winters Johnson (evlere doğum için gelebiliyor)

http://www.midwifewithoutborders.com/aboutgail.html

Kitap-CD-DVD:

“Spiritual Midwifery”, Ruhsal Ebelik, Ina May Gaskin (Makat gelişi bebeklerin doğumları ile ilgili bilgiler)

 “Birthing from Within”, Pam England (Doğumu her aşamasıyla resim etmeyi öğretiyor)

 “Natural Fertility”, Doğal Doğurganlık, Francesca Naish

 “Active Birth”, Aktif Doğum, Janet Balaskas

 “Birth Without Violence”, Şiddetten Uzak Doğum, Frederick Leboyer

 “Guide to Childbirth”, Doğum Kılavuzu, Ina May Gaskin

 “HypnoBirthing-The Mongan Method”, Hipnozla Doğum Mongan Yöntemi, Marie F. Mongan

 “Doğmamış Çocuğun Gizli Yaşamı” Dr. Thomas Verny, John Kelly

 “Sezaryen-Neden Öneriliyor? Neden tercih ediliyor? Anne ve bebeği bekleyen riskler”, Michel Odent

 “Nil Gün Sağlıklı Hamilelik ve Doğum” CDsi

 “Laugh and Learn About Childbirth” Doğum DVDsi

***************************

El yapımı, organik ve yenebilir anne-bebek bakım ve pişik kremimi gördünüz mü? Detaylar burada:

http://dogalanneyim.blogspot.com.tr/2013/07/hindistancevizi-yagl-ve-bocek-kovucu.html?m=1

***************************

Doğal Anneyim grubum ve bana ulaşabileceğiniz linkler:

Doğal Anneyim Blogu: http://dogalanneyim.blogspot.com.tr
Doğal Anneyim Facebook Sayfası: www.facebook.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim Facebook Grubu: www.facebook.com/groups/dogalanneyim
Instagram @dogalanneyim: www.instagram/dogalanneyim
Twitter @dogalanneyim: www.twitter.com/dogalanneyim
Doğal Anneyim e-bülten ile takip: http://eepurl.com/TeYdX

Köpek ve kedi bloglarım:

Bashico Blogum: http://bashico.blogspot.com.tr

http://Kopeklerveinsanlari.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biz 1977'de geldik Göztepe'ye ve apartmanımızın duvarı parkın duvarıydı, anla manzaranın güzelliğini. Yani, 35 sene önce park yine vardı ama Devlet Fidanlığı'ydı. Eşinin hatırladığı parkın çevresidir. Çünkü boş araziler ve bolca inşaat vardı. Ben parkın sabah erken misafiri oluyorum, o nedenle görmemişsindir. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 24.01.2012 15:18
Cevap :
Her zaman parka duvar olan apartmanlara özenmişimdir, harika manzararları vardır diye düşünüyordum, ne güzel böyle bir manzarada yaşamış olmanız. Sağlıcakla kalın...  26.01.2012 11:41
 

Parkın çevresi 1.75km ve ben sabahları 3 tur atıyorum. Şehrin ortasında soluk alınabilecek bir cennet bence. Manhattan'ın göbeğindeki Central Park gibi. 91 yılında parkın ortasında bir lunapark olduğunu biliyor muydun? Neyse ki kısa sürede kaldırmışlardı. Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 24.01.2012 8:59
Cevap :
Eşim 30 sene önce burada henüz boş bir araziyken bisiklete binermiş, bir de araba çalışmalaır yapılırmış pek tekin olmayan bir yermiş diye anlatıyorlar. Ben de parkı ilk gördüğümde aşık oldum burasına, İstanbul'da eşi yok! Özellikle evimi çocuklarım için parkın yakınında buldum. Çok mutluyum, inanılmaz huzur veren bir yer her türlü ağaç, bitkiyi çocuklarımla merakla inceliyoruz :) Mutlaka sizi görmüşümdür eğer her gün tur atıyorsanız tabii sabahın erken saatleri dışında ;)  24.01.2012 11:51
 

Günaydın. Az sonra yürüyüş için Özgürlük Parkı'na gideceğim. Şu Lotus Doğumu'nu tuttum:) Bakalım parkta anlatacağım kimse bulabilecek miyim:) Aslında bizim parka da Londra Hyde Park'taki gibi bir "Konuşmacı Köşesi" yapmak lazım:) Sevgiler.

Ata Kemal Şahin 
 22.01.2012 5:13
Cevap :
Güzel bir yürüyüş günü olmuştur umaırm. Yağmurlar sonrasında park bugün da harikaydı :P Hamileler, çocuklu anneler izlenmeye değerdi. Ben bazen parktaki anneler ve hayvan sahipleri ile konuşuyorum ama kaçı dikkate alıyor bilemiyorum ;) Sevgiler  24.01.2012 0:32
 

Merhaba BAŞAK Hanım, oldukça emek harcanmış bilinçli bir yazı. Normal doğumun önerilmesi, özendirilmesi benim üçün ayrı sevinç kaynağı. Genel ya da epidural anestezi sonrası yaşanılan sorunlar oldukça fazla. Tıbbı gereksinim olmadıktan sonra sezaryenle yapılan doğumları onaylamıyorum. Epizyotomi konusundaki yazılıma katılmıyorum. O da doktor ya da ebe öngörürse yapılır. Hastanın keyfiyetine bırakılamaz. Kordon sarkması 900 doğumda bir görünür yazmışsınız, oysa mesleki yaşantımda sık karşılaştığım bir durumdur. Ebe-Hemşirelik benim asıl mesleğimdir. 27 yıldır bu işin içindeyim. Lotus doğumu bilgi olarak okumuştum ama sahada uygulandığına daha tanık olmadım. Bebeklerin ilk aşısıdır ANNE SÜTÜ… ASM'lerde de aile hekimleri, ebe arkadaşlar büyük dikkatle takipleri yapmaktadırlar. Hamileliği kesinleşen her kadın kendisini "ben hamileyim " diye bu kurumlara bildirmek zorundadır. Çok teşekkürler bilincinize, böylesi yazım aşkınıza ...Evlatlarınızı da güle güle büyütünüz...Sevgiler..

Nil ALAZ 
 21.01.2012 22:46
Cevap :
Merhaba Nil hanım, normal doğum her annenin yapması gereken bir şey bence. Ne yazıkki Türkiye'de normal doğum için mücadele ediyoruz doktorlarla, sezaryen hazır kapıda beklerken- :( Bir de müdahale istemiyorum derken çok zor hamilelerin durumu. Epizyotomi bende yapılmasaydı ilkinde ikinci doğumumda yırtık olmayacaktı. Kanımca normal akışına bırakılsa, suni sancılarla hızlandırılmasa yırtık bile olmadan doğum gerçekleşebiliyor, bunu yaşayan 35 yaş üstü normal doğum yapan arkadaşım var. Tüm sevgili ebelerimize mucizevi mnormal doğumlar yaşamak nasip olsun dileklerimle. Sevgiler.   24.01.2012 0:29
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 201
Toplam yorum
: 243
Toplam mesaj
: 85
Ort. okunma sayısı
: 10711
Kayıt tarihi
: 07.12.07
 
 

Tüm blog severlere merhaba! Boğaziçi Kimya bölümü mezunuyum. Bilişim sektöründe toplantı, etkinli..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster