Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Temmuz '09

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
1479
 

Doların hareketi

Doların hareketi
 

Dolardaki son 1 yıllık hareket


Son günlerde TL’nin yeniden değer kazandığı, kurun hareketinde aşağı yönlü trende geçildiğini görüyoruz. Temel soru doların aşağı yönlü hareketi kalıcı bir şekilde devam edecek mi?

Esasında bu sorunun orta vadeli cevabı son derece basit ve net. Günlük, haftalık, aylık konjonktürel bazı dalgalanmaları bir kenara bıraktığımızda doların uluslararası boyutta ciddi bir şekilde değer kaybedeceğini düşünüyorum. Orta vadedeki gelişmeler esasında temel ekonomik dengeler, onun destekleyicisi siyasal güç ve ileriye dönük beklentilerle ilgilidir. Yani orta vadede teknik analiz değil temel analiz çalışır. Ortada vadede kısa mesafeli borsacı gözlüğü değil geniş ve uzun çaplı makro ekonomist dürbün etkilidir. Borsacı zihniyetinin egemenliği, 2006’dan itibaren ABD ekonomisinde yaşanan temel dengesizlikleri görmezden gelerek, 3-5 şirketin verileri ile genel pozisyonlarını çizerek ve hep iyimserlik pompalayarak nihayetinde 2008 krizinde dağılma noktasına geldi. Ancak bu bakış açısı insanların ve piyasaların genlerinde olduğu için günümüzde güç kaybederek de olsa çırpınmaya devam ediyor.

Genelde atlanan diğer konu ise, azalmakla birlikte, analizlerin hep Türkiye odaklı yapılmasıdır. Türkiye ekonomisi, IMF görüşmeleri, bütçe açığından hareketle kur tahmininde bulunulmaktadır. Oysa döviz hareketinde ulusal paraya ilişkin olarak ulusal ekonominin yanında karşı paranın ait olduğu ülkenin ekonomik gelişiminin de takip edilmesi gerekiyor. Türkiye ile birlikte özellikle ABD ve AB’nin ekonomik görünümüne ve beklentilere bakmak lazım. Ancak bu şekilde dolardaki gerilemeyi açıklayabiliriz. Çünkü ulusal ekonomide TL’nin değerlenmesini destekleyecek en ufak bir veri yok. İşsizlik, üretim, yatırım, imalat kesimi kapasite kullanımı, dış ticaret, bütçe açığı gibi her tür veride Türkiye olumsuz sinyal veriyor. O zaman doların değer kaybetmesini açıklayacak argümanı okyanusun karşı tarafında aramalı.

Krizin patlak vermesiyle birlikte yapılan müdahelelere paralel olarak ABD Merkez Bankası FED’in bilançosu 3’e katlandığı gibi kamu borç stoku, üretim daralması ve işsizlik çift hanelere doğru kayıyor. Doların rezerv para özelliği tartışılıyor. Ekonominin düzeltilmesi için yapılan müdahalelerin dolara basılarak gerçekleştirilmesi ve dünyada dolar bolluğunun olması ileride klasik bir şekilde paranın değer kaybedeceğinin önemli bir işareti. ABD’nin siyasi egemenliği güç kaybediyor. Uzak Doğu Asya ülkelerinin öne çıkmasıyla beraber bu ülkelerdeki fon fazlalığının dolardan kaçışına ilişkin tahminler sıklaşıyor. Avrupanın durumu ise benzer, bazı kesimlerce ise daha kötü bir görünüm arzetmektedir. İleriye dönük beklentiler ise son derece zayıf. 3-5 şirketin açıkladığı bilanço verilerini genele yayıp imaj çizmek ise bu işten para kazananların ve piyasanın hareketlerine kendine kaptırmış olanların mesleği. Esasında bu faktörler çoğu kesimce dile getiriliyor. Ancak itibar gören ve görünürde egemen olan ise iyimser balonlar ve doların değer kazanacağı yönündeki söylentiler.

Ekonomik dengeler ABD ekonomisi ve Dolar için alarm sinyali veriyor. Bu sinyallerin kısmi yansımalarını görüyoruz. Dolar son derece zayıf. Türkiye ekonomisi ciddi şekilde küçülmesine karşın dolar kuru geriliyor. Eğer kurun 2008 sonundaki tırmanışına işaret edilmek istenirse sözkonusu dönemde kısa vadeli dolar pozisyonları ve yükümlülükleri olanların talepleri ve aksiyonlarıyla kurun yükseldiğini söyleyebiliriz. Ancak taşlar yerine oturmaya başladıkça, sanaldan reele geçildikçe dolar tekrar gerilemeye başladı.

Türkiye gelişen bir ekonomi ve fonlarını dolarda değerlendirmekten kaçınan ülkeler açısından iyi bir alternatif olmasından hareketle, sarsılan Batı ekonomileri ve değişen dengeler karşısında TL’nin önümüzdeki dönemde kalıcı şekilde güç kazanacağını düşünüyorum. Değer olarak ise bugünkü seviyelerin bir hayli altı olacağını söyleyebilmek mümkün.

Günlük ve aylık düşünmenin ötesine geçilerek piyasa ve borsacıların kısa mesafeli görüş alanından uzaklaşılması halinde, reeli berrak şekilde görebilmek, teknikten temele kaymak kolaylaşıyor.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 29
Toplam yorum
: 5
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 1296
Kayıt tarihi
: 22.08.06
 
 

İstanbul'dan tarih, ekonomi, siyaset ve kültüre ilgi duyan, güzel bir dille ifade edilen, edebi v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster