Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Aralık '09

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
777
 

Dünyanın Kalbine Dokunan Kütüphane Kedisi

Dünyanın Kalbine Dokunan Kütüphane Kedisi
 

Son okuduğum kitap Dewey. Bu kitabı alıp okumama kedilere olan hayranlığım ve tutkumun da biraz etkisi var elbette. Kapağında gördüğüm kedi resmi çok ilgimi çekti kitap fuarındayken. The New York Times Bestseller ifadesini görünce de tamam dedim okumalıyım. Kitabın arkasında yazan bir iki cümle de bana o kitabı okuyup okumama kararıma ışık tutar her zaman. Kitapta ne bulacağımı bilmiyordum açıkcası. Bir roman zannettim önce. Kedi dedikleri bir kitap çıkıverecek sonunda diye düşünüp kendi kendime tahminler yürüttüm. Ama tahminimin yakınından bile geçmeyen bir gerçek hikaye ile karşılaştım.

Vicki Myron'un kaleme aldığı çok sade, olduğu gibi çok içten, samimi duygularla bir kediyle geçen 19 yılı anlattığı bir kitap Dewey. Dewey kedinin adı elbette. Iowa'da çok soğuk bir kış gecesi kütüphanenin iade kutusunda bir kedi yavrusu buluyor Vicki Myron. Donmak üzere olan hayvanı elbette korumaya alıyor hemen. Kütüphane çalışanları da bir hayvan sevgisine aç bir şekilde sevgiyle sahipleniyorlar Dewey'i. Kimsenin evine götürecek durumu olmayınca kütüphanede kalmasına karar veriyorlar ancak kütüphanenin yönetim kurulu üyelerinden orada kalması için onay çıkması gerekiyor, hatta belediye başkanına kadar gidilip izinler alınıyor. Sonunda onun kimseye zararı olmadığına kanaat getiriliyor ve Spencer Kütüphanesinin demirbaşı oluyor.

Hikaye bu kadar basit değil elbette. Bir kedinin bir kasaba halkına, orada yaşayanlara, çalışanlara ve hatta dünyanın dört bir yanından hikayesini, ününü duyup gelenlere katkıları anlatılıyor. Dewey o kadar insancıl ve akıllı bir kedi ki, hani hep zannedilen gibi, vahşi, nankör değil. Onun insanları tanıyıp, kime ne şekilde davranacağını bilmesi olay oluyor zaten. Kütüphaneye uğramayan binlerce insan onun sıcaklığını hissetmeye, yanında bir de dergi ya da kitap okumaya gelir oluyorlar kütüphaneye. Özürlü insanlardan tutun, sevgiye aç, yapayalnız kalmış insanlar dahi Dewey'in onları kapıda karşılayıp, ihtiyacı olanı anlayıp yanına giderek gerekirse saatlerce kıpırdamadan kucağında uyumasını iple çeker oluyor. Kütüphaneye talep,ilgi artıyor elbette. Dewey Kütüphane çalışanlarıyla çok eğlenceli, oyunlar oynanan günler de geçiriyor elbette. Her yerin altını üstüne getiriyor. Özel zevkleri de var Dewey'in. Asla aynı mamayı uzun süre yemiyor, kaliteli mama seviyor. Bir de yemeyi ençok sevdiği şey paket lastiği. Ondan paket lastiklerini saklamak için neler yapmıyorlar ama Dewey'in zekası her seferinde onları alt ediyor. Bir kerecikliğine açık kapıdan çıkıp kayboluyor. Karşı caddeye kadar kaçabilmiş ancak bir daha sokak kapısına bile yaklaşmıyor. Yazar onu bazen evine götürüyor ama o her zaman kütüphanede tam olarak kendisini mutlu hissediyor. Kitap arabalarını üstünde gezinti yapmak, bilgisayarın üzerinde uyumak, kitap raflarında saklanmak, çalışanlarla gün sonunda saklambaç oynamak ve özellikle onun için özel insanların (sakat, konuşamayan bir çocuk, yanlız ve yaşlı bir amca, okuldan gelen öğrenci gruplarındaki çekingen çocuklar, kediye alerjisi olduğu düşünülen çocuklar vs gibi) onu ziyaret ettiklerinde iyi hissetmelerini sağlamak onu mutlu ediyor.

Yazarın özel hayatında da bir dönüm noktası oluyor Dewey. Gerçekten dünyadan ziyaretçileri oluyor ve Japonya'dan onunla ilgili belgesel bile çekmeye geliyorlar. Kitabın kapağındaki poz gerçek. Kendisi bilerek arzu ederek ve bilinçli olarak kameraya poz veriyor. Hem de bıkıp usanmadan saatlerce.

Gerçekten insanın kalbine dokunan bir hikaye ve elbette kahramanı Dewey. İnsanın kedi sahibi olası geliyor. Hele hele Dewey gibisi olursa deymeyin keyfime. İnsan başka bir şeye ihtiyaç duymaz. Hikayenin sonunu yani Dewey'in sonunu anlatmak istemiyorum. Her son gibi üzücü. Umarım okursunuz ve bir çok insanın yapamadığını bir kedinin nasıl becerdiğini gıpta ile takip edip görürsünüz. İnanın bir çok insanın hayatında Dewey'inki kadar bir hikaye yoktur, çıkmaz, yazamazsınız. Teşekkürler Dewey. Onca insanı tebessüm ettirebildiğin ve kütüphane sevgisi, kitap okuma sevgisi aşıladığın için. :)

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazını okuyunca aklıma ilk gelen şu oldu. Beyoğlunda çok sık ziyaret ettiğim bir sahaf vardım. Sadri Alışık sokakta Cihannüma adlı bu sahaf benim en sevdiğim yerlerden biridir. Her daim sıcak çayınız ve simitiniz hazırdır. Ve bütün o kitapların bulunduğu raflarda Cihanın vazgeçilmezleri olan kedileri. Kitapların üzerinde uyurlar birbirleri ile dalaşırlar siz alacağınız kitabı incelerken bir bakmışınız kucağınıza sıçramışlar ya da rafları geziyorsanız ayaklarınızın arasında sizlere kendilerini sürtüyorlar. İnanın Cihanın dükkanına yordun girersiniz ama dinlenmiş olarak çıkarsınız. Sanki meditasyon yapmış gibi dingin olursunuz. Acaba kitaplardan mı kedilerdenmi kaynaklanır bu durum ?

Cenktuna 
 15.12.2009 1:07
Cevap :
Bence her ikisi de. Oraya beraber gitmiştik hatırladım. Eski kitap kokusu gibi yoktur. kedilerin elektiriğimizi aldıklarını da düşünürsek sanırım hepsi :))  15.12.2009 13:48
 

Ne tatlı yazmışsınız... Kaleminize sağlık. Dewey'i okuyasım tuttu:) Fakat girişteki Dewey sözcüğünü görünce John Dewey'den söz edeceksiniz sandım. Yani kitabın bu büyük eğitimci ile ilgili olduğu hissine kapıldım. Sevimli bir kedi çıktı karşıma. Sanırım sizin için de aynısı olmuş. :) Ne keyifli bir hikaye. Sonunu tahmin edebiliyorum, ama son değil ki; önemli olan, süreç. Tekrar kaleminize sağlık.

Emine Supçin 
 14.12.2009 17:00
Cevap :
Dolu dolu bir süreç geçirmiş Dewey. hem kendisi hem de etrafındakiler için. Gerçekten okumanızı tavsiye ederim. sanırım sonra kedi alasınız tutacak :)) Sevgilerle  14.12.2009 17:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 713
Toplam mesaj
: 146
Ort. okunma sayısı
: 2879
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

İzmir Cumhuriyeti'nde yaşıyorum... Sarmaşık Sanat Atölyesi'nde ebru sanatı ile uğraşıyorum. En es..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster