Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Eylül '09

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
492
 

E-günlüğün araştırma sonuçları

Üç aydır araştırıyorum. Yani ben bir bilim adamıyım ve araştırma yapıyorum. Ama, ben bir piyasa sosyolojisi bilim adamıyım. Literatür de kısaca "Piyasolojist" deniyor. Halkımızın iyiden iyiye arızalandığını, hastalandığını düşünmeye başladım. Arızalanma belirtileri olarak, karşısındakini dinlemeden ve duymadan cevap vermek, gereksiz yere tartışma yaratmak, gereksiz sorular sormak, boş konuşmak, hiç bir getirisi olmayan işlerle uğraşmak, kayıtsızlık, tepkisizlik, unutkanlık, umursamazlık gibi davranış biçimler gözlemledim... Hastalık belirtileri ise; kozmetik ve ilaç tüketiminin, temel gıda tüketiminin önüne geçmesi, sanal ortam da gerçek yaşamı oluşturmaya çalışmak, ilişkilerde sorun, şiddete yönelme, ölüm ve öldürme olaylarında ki artış gibi sıralanabilir. Hatta son gözlemlerime göre, caniler artık öldürmekle de yetinmiyor, öldürdükleri kişilerin, kolunu bacağını, kafasını kesiyorlar...

Merhaba e-günlüğüm; Bundan dokuz, on ay önce her yer de olduğu gibi bizim semtimizde de iş yerleri, dükkanlar kapanmaya başladı. Uzun süre bu dükkanlar boş kaldı. Bazıları tutulup, benzer işler yaptılar, bazıları yeni işler yapmaya çalışıp, iki üç ay sonra tekrar kapattılar. Şimdi çok büyük dükkanlar birer birer tutulmaya başladı. Tek bir iş kolu çoğalıyor. Eczane... Her yer eczane oluyor. On ay önce, kebapçı, ev yemekleri, kafeterya olan yerler, şimdi eczane oluyor. Büyük yatırımlar yapılıyor, çok güzel dekore ediliyor, çok lüks döşeniyor... Neden? Bütün bu yukarıda saydığım davranış biçimleri, suçlu ve henüz suç işlememiş kişileri Psikolog'lara, Pisikiyatrist'lere yöneltiyor... Kalp, şeker, tansiyon, damar hastalıkları çekenler yanında, bir de yaşamsal arıza çeken bir kesim oluştu içimizde. Bütün bu tespitleri nasıl mı yaptım? Anlatayım: Bildiğim kadarı ile ilaçların kar marjı çok düşüktür.

O zaman bu eczaneler bir nevi danışmanlık verecek ve kazançlarını oradan sağlayacaklar. Ya da yasalara yeterince uymayacaklar... (reçete ile satılması gerekenleri reçetesiz satacaklar) Veya eczacılık mesleğinin kaçakçılığı başladı (yurt dışından ilaç ve kozmetik ürünleri getirtmek) ve bunlar o yöne eğilecekler... Son olarak da gerçek anlamda Türk milleti arızalandı ve kişilerin "son kullanma" tarihi süresi kısaldı...

Değerli e-günlüğüm; İnsanların aşırı derece de ruh sağlıklarının bozulduğu açıkça görülmekte. Böyle olunca ne olacak? Kişi psikiyatrist'e veya Psikolog'a gidecek. Onlar da kişileri eczanelere yönlendirecek. Böyle olunca eczaneler kazanacak, eczacılar kazanıp eve ekmek götürecek, fırıncı kazanacak, fırına mal veren üretici kazanacak, ülke kazanacak. Psikiyatrist eve ekmek götürmesinin yanında çok para kazandığı için, onca sorunlu ve arızalı insanla uğraşmaktan, kendisi de sorunlu biri olup çıkacak ama, gururuna ve meslek hayatına B.k sürdürmemek ve reçetesiz satılan antidepresanlardan almak için, akşam iş çıkışı bir bar'a gidecek, rakısını içecek... Böylece bar sahibi kazanacak, eve lcd televizyon götürecek, lcd televizyon'u aldığı yer kazanacak, eve ekmek, araba götürüp geri kalan parayı yurt dışına yollayıp yeni teknolojileri satın alacak ve yabancı ülkelerin ekonomileri canlanacak... Araba aldığı yer de eve gitmeyecek, pavyonlarda ve yurt dışında hatunlarla eğlenip, lüks otellerin kumarhanelerinde paraları harcayarak yine kazandıklarını yurt dışında yiyecek ve yine o gelişmiş ülkeler para kazanıp ekonomileri canlanacak.

Bütün bunların temel sebebi, gelişmelerin bu boyutlara ulaşması yasaklı siteler... (yuh kıyasa bak, nerden nereye) Evet evet yasaklı internet siteleri ve bloglar...
Türkiye’de erişim engelli internet sitesi sayısı 6 bini geçti. Sadece son dört ayda Türkiye’den erişimi engellenen web sitesi sayısı 3 bine yakın. (ntvmsnbc.com)

Bu sitelerin büyük bir kısmını porno ve fuhuş siteleri oluşturuyor. Demek ki öyle derinlemesine incelemişler ki siteye erişimi engellemişler... Ancak engellenen siteler içersinde, bir tane bile tıp veya kozmetik veya eczacılık ürünü satan, pazarlayan site yok... Yani, "üç ayda penisinizi yedi santim büyütür" diyen ilaç sitesi, "uyurken bir gece de 5 kilo verin" diye slogan atan söz de bitkisel ilaç sitesi kapanmamış... Bomba yapımı anlatan, silah yapımı ve satışı ile ilgili siteler, bubi tuzağı yapmayı öğreten, cinayet işlemeyi öğreten siteler, daha saymakla bitmeyecek şiddet içerikli siteler erişime açık... Seks ve porno ile ilgili siteler ve bloglar engellenmiş... (bana garip geldi)

Eskiden insanlar bu sitelere girip "yasakları delme" "yasağa karşı gelme" komplekslerini, sanal yoldan tatmin ediyorlar ve bu kadar şiddet yanlısı olmuyorlar, rahatlamış, huzurlu ve mutlu bir biçimde aramızda dolaşıyorlar dı... Şimdi hepsi sanal yaşamda rahatlayamadığı için, gerçek yaşama döndü. Sanal yaşam da gördüklerini, vahşilikleri, fuhuş ve şiddet eylemlerini bir arada harmanlayıp gerçek yaşamda uygulamaya çalışıyor ve "yasaklara karşı gelme, yasakları delme" komplekslerini bu yolla tatmin ediyorlar. Çünkü bunlar hasta ve normal yoldan rahatlayamıyorlar. Sanal ortamda ki "kan" görüntüleri onlara kısmen yetiyor du ama, şimdi ortadan kalktı, erişemiyorlar ve bunlar filmlerde ki vampirler gibi "şiddet ve kan" arıyorlar... Onlara kıpırtı veren, bir şeyler hatırlatan, istek yaratan seks siteleri artık yok...

Dünya'nın en ünlü porno sitesi olan redlight.com bile kapatılmış. Bu site de fuhuşa, şiddete yönelik veya çocuk veya hayvan pornosu yoktur. (nereden bileceğim, bir zamanlar denetleme kurulu gibi girip incelemiştim) Üye olmadan hiç bir şey göremezsiniz (kısa metrajlı örnek filmler hariç) ve üyelik ücretlidir. (Türkiye'den üye olunamıyor du) Tek görünen güzel yarı çıplak kadınlar ve yakışıklı erkekler di... Neden kapattılar acaba? Oysa biz siteyi ziyaret edince site sahibi ve çalışanları kazanıyor, eve ekmek götürüyor, fırıncı kazanıyor, ülke kazanıyor du...

Şimdi ki okul kitaplarına koydukları resimlerden, abuk sabuk bilgilerden (göz gezdirdim.) daha kaliteli ve daha iç açıcıydı... Öyle bir oyalıyordu ki, saatlerce başından kalkmak mümkün olmuyordu. Bir şey bulamayıp ağzın sulanıyor, sonra diğer rakip siteleri gezmeye başlıyorsun. Bir bakıyorsun akşam olmuş ve uyku saati gelmiş. Dışarı çıkıp suç işlemeye, acımasız, cani yönünü göstermeye fırsat kalmamış.... Bu siteler sayesinde o sapıkların bütün günü ev de geçiyor du...

Bu siteler yokken de bizim zamanımızda randevu evleri var dı. İnsanlar oralara gidip hayat kadınları ile birlikte olur, hayat kadınları kazanır, eve ekmek götürür, fırın kazanır, ülke kazanır dı... Alıp verip ekonomiye can kazandırırlar dı.

Esas şimdi kötü yoldayız. En büyük porno, terör, en büyük fuhuş, şiddet, en büyük suç örgütü "para"'nın kendisi ve o'na tapanlardır... Bütün kötülüklerin ana'sı, insani değerlerimizi bile satın alıp yok eden para'dan başkası değildir... Şimdi o'nun peşinden gidiyoruz hep birlikte, liderlerimiz ve kurumlarımız eşliğinde...

Senden de şüpheliyim e-günlüğüm... Bu aralar biraz dengesizleştin. Çok sert yazılar yazıp, sonra siliyor ve yeniden yazıyorsun. Ne oldu sana, korkuyor musun? Editörler mi korkuttu seni? Senide mi satın aldılar? (yok son soru olanaksız) Neyse zaman içersinde göreceğiz ne tür bir vaka olduğunu. Umarım senin de hsatalığın benim ki gibi geçicidir. Biraz sarımsaklı yoğurt ye kendine gelirsin... Akşam yatmadan da boynuna karabiber, kolonyalı tülbent sarmayı unutma...

Dün akşam yine hastalanmaya fırsat bulamadan ABD salatası siparişimi hazırladım, Boss'u, Linda'yı çıkardım, bahçede nane limon, çay falan içtim. Oğlum geldi onunla okulun ilk gününü konuştuk. Okulunu çok özlemiş(!) onu anlattı. Erken yatamadım.

Sabah işe gelip dükkanı açıp, ortalığı temizleyip, ABD salatası siparişini götürüp güne hızlı bir başlangıç yaptım...
Biliyorsun işte, öğlene doğru benim siparişlerim geldi, onları boşalttık ve servislere devam. Hep aynı... (kimin aynı değil ki?)

Zeytinyağlı biber dolma ve zeytinyağlı lahana sarma ile gecikmiş bir akşam yemeğini halledip final yaptım. Bu günlük bu kadar olsun e-günlüğüm. Zaten geç kaldık. Pazartesi yine çizeriz bir şeyler...

Biliyor musun: Sadece insanlar ve yunuslar zevk için cinsel ilişkide bulunur muş...

Çirkin söz: "Öyle sanıyorum ki, insanın uygar yapabileceği en son şey "kadın" olacaktır..." G. Meredith

Güzel söz:
"Başarılı bir evlilik, insanın pek çok kez aşık olmasını gerektirir... Aynı insana... Robert Wagner

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Murat Bey iyi günler. Çok acıklı durumlara değinmişsiniz. Ne yazık ki siyaset dışındaki görüntümüz bu! 24 Ocak Kararları ile 12 Eylülcülerin de engin çabaları ile her türlü ekonimik, psikolıojik ve toplımsal hastalıklar her yere serpildiği için toplum çöküyor. Bu gibi yerli ve yabancı tohumlar ekilmeye de devam ediliyor. Gözlemleriniz gereğince görünen köy bu durumda. Kutlarım.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 03.10.2009 12:40
Cevap :
Katkınız için teşekkür ederim. Dediiniz gibi. Ne yazık ki görünen köy bu durumda... Saygılarımla.  04.10.2009 12:40
 

kimmiş bu seni dövecek olan? Benim sana yazdığım bir yorum yok? Sen okumadın mı? yoksa editörler hakkında yazdığım için sana ulaşmadı mı?

Fatma Güneş ERGEN 
 30.09.2009 15:09
Cevap :
Kimin döveceğini bilmiyorum henüz. Nasıl döveceğini de o bilmiyordur... Bu gün bir yorumun geldi o mu acaba? Yoksa senin yorumunu okumamak, yayımlamamak gibi bir şey olamaz... sevgiler  30.09.2009 16:45
 

SEN YİNE DAYAK İSTİYORSUN:-( HEP KIRICI OLMAK ZORUNDA MISIN? SATIN ALMAKMIŞ... BEN YAPICI ONARICI OLMAYA ÇALIŞTKÇA MAALESEF SEN DAHA BİR ŞMARIK VE DAHA BİR ALAYCI OLMA YOLUNDA İLERLİYOR GİBİSİN...BENCE DİKKAT ETMELİSİN.HERKESİN BİR SABIR SINIRI OLDUĞUNU DA LÜTFEN GÖZÜNÜN ÖNÜNE GETİR.

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 27.09.2009 13:13
Cevap :
Neden bahsettiğini bilmemekle birlikte, kim olduğunu da bilmiyorum. Sana tavsiyem: Hiç kendini stress'e sokma ve bloglarımı okuma. Çünkü hiç bir kişi veya kuruma hitap etmiyor. Çoğunlukla sistemi eleştiriyor... Tabi, Anlayabilene...  28.09.2009 13:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 512
Toplam yorum
: 333
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 548
Kayıt tarihi
: 06.02.08
 
 

Bir varmış, bir yokmuş... Sağlık, huzur, mutluluk. Başka hiç bir şeye önem vermem bu hayatta. Bu yüz..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster