Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Mart '08

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
584
 

Edebi bir değeri olmayan tamamiyle eğlence amacıyla yazılmış bir yazı...

Edebi bir değeri olmayan tamamiyle eğlence amacıyla yazılmış bir yazı...
 

<ı>

YIMIRCAK

(12 ocak 1965) Sıcak bir yaz gününde Necla evinde oturmuş vizyona yeni giren filmleri uydudan takip etmektedir. O sırada telefon acı acı çalar (acı acı) telefondaki telattır.

Talat: Yavrum nasılsın? Seninle görüşmek dest bus-i arzusiyle yanıp tutuşmaktayım der.

Necla ise ;

-Ama, fakat, lakin ne kadar çok bağlaç kurdum yahu diyerek nerde ve nasıl görüşebileceklerini sorar.

Talat kapıyı açmasını ister. Bunun üzerine Necla bütün zarafeti ile kapıya doğru koşar. Kapıyı açtığında Telat karşısındadır.

Necla:

-Ama nasıl olabilebilir daha az önce telefonda konuşmuyor muyduk deyince.
Telat;
-Connectıng people! Necla der. Necla şaşkın bi vaziyette – hııı!!!deyince Talat elindeki cep telefonunu göstererek;

-Zıııııt nokıa der ve sonra beni içeriye davet etmiyecek misin deyince, Necla bütün zerafetiyle
-Buyurun mösyö der. İçeri girerler Necla içkileri hazırlar ve cd playerda da Tıtanıc'ın soundracki çalmaktadır.

Sabah olduğunda Necla kendini yatakta bulmuştur. Yanında Telat yoktur. Sanki hiçbir şeyi hatırlamıyormuş gibi;

-Nayır!! nolamaz diyip çarşafın altına bakar. Olayı anlayınca her Türk filminde olduğu gibi başını yastığın üstüne atıp öyle bir ağlar ki üzüntüden içimiz parçalanmaktadır.

Aradan yıllar geçmiştir(1975) Necla evden kaçmış ve Telattan olma Necladan doğma yımırcağı meydana getirmiştir. Adı da Yımırcaktır. Yımırcak sokaklarda oynayıp üstünü başını pisleten afacan bir çocuktur. Ama mahalleli o kadar çok sevmektedir ki ne yapsa da yine de kimse kızamamaktadır. Yine bir gün eve böyle pis şekilde girdiğinde annesi kızar:

- Olum beyazlarını yine kirletmişsin sana kaç defa çamurlarda koşturma dimedim mi derken kapı çalınır. Kapıdaki kimdir? Hepsi az sonra...

Evet!! Necla kapıyı açınca bir sürprizle karşılaşır kapıdaki M. Ali Erbildir ve beyazları kontrol etmeye gelmiştir. Necla Yımırcak'ı göstererek "Lutfen yardım edin. Memed Ali beeyy...Çok ihtiyacımız var." der. Bu sorunu da şipşak halleden M. Ali görevini başarmanın gururuyla Televole kameralarına demeç vermektedir.

Aradan uzun yıllar geçmiş (1976) Telat ABD de borsaya girmiş ve çok paralar kazanmıştır. Yine bir gün; işten yorgun argın dönmüş evinde gazetesini okumaktadır. Bir yandan da tv açıktır ve haberler başlamıştır.

CNN spikeri: -Başkan George Bush ‘Yolunu kesip iş isteyen bir vatandaşa babanı da al git’ dedi. Ayrıca bugün oynanan maçta Newyork idman yurdu Washington Gençler birliğini 3-0 mağlup etti. Evet!!! Bu arada borsacıları yakından ilgilendiren bir son dakika haberi aldık. (Telat gazeteye daldığı için spikeri duymamıştır.)

Spiker tekrarlar :- Öhö öhö borsacılar diyom son dakika diyom (Telat yine oralı değildir) spiker sinirlenir ve ayağındaki ayakkabıyı çıkarıp telata doğru fırlatır. Bir anda neye uğradığını şaşıran Telat toparlanır.

Spiker tekrarlar: Ulen borsacı Dowjones borsası taban yaptı! Sen hala uyu! diyince telat yıkılır, tüm parasını kaybetmiştir

- Aman nallahım neden ben? diye ağlarken aklına Necla gelir.: -Evet! o bana yardımcı olabilir diyerek ilk trene atladığı gibi! Türkiye’nin yolunu tutar.

Bu arada Yımırcak da büyümüş delikanlılık çağına girmiştir. Pokemonlarıyla odasında oynarken bir inilti duyar. Acaba sokak köpeklerinden birine arabamı çarptı diye odadan çıkınca annesinin ağladığını görür. ‘Oha!! be o nasıl ağlamak’ diyemez tabiii ki hemen yanına koşar .

- Ne var anneciğim ne oldu neden ağlıyorsunuzdur der.

Annesi ise:

- Hiçbişey yavrumm gözüme çöp kaçtı da onu çıkartmaya çalışıyorum der.
Yımırcak içinden –Yemedim! amma seni mi kırıcem öyle olsun diye geçirir. Tam o sırada gözü duvardaki resme takılır.

-Anne bu kim? diye sorunca annesi önce afallar(Yımırcak doğduğundan beri o resim oradadır. Ancak ilk defa böyle bir soru duyar) sonra aniden toparlanarak:

-Yavrum o senin baban.

Yımırcak: -Baba ? O da ne ki? diye sorunca.

Annesi: - Senin meydana gelmende büyük pay sahibi olan kişi yavrum .

Yımırcak:- Peki şimdi nerde?

Necla: Yavrım baban, nükleer santraldeki büyük patlamada öldü. Tam o sırada kapı çalar( ding dong) Necla kapıyı açınca karşısında Telatı görür. İçinden;

-Aha!!! iti an çomağı hazırla, dışından:- Ne cürretle yıllar sonra geldin buralara deyince Telat ağlamaya başlar...

-Çok hata yaptım lutfen beni bağışla. Dow jones borsasında kağıtlarım battı. Yardıma ihtiyacım var derkene Yımırcak kimin geldiğini sorar . Necla şaşkın bir vaziyette:

-Iııı şey overlokçu yok yok bankacı. Iıı şey tamam!!! Anten tamircisi geldi. diye işi savuşturmaya çalışıp;

-Sen git fıfa 76yla oyna derkene aynı zamanda kapıyı Telat'ın yüzünün üstüne kapatır. Kafasına kapının çarpması sonucu kör olan Telat;

-Nayır n'olamaz nöremiyorum!!! diye bağırarak karşıdan karşıya geçer. O sırada yoldan geçmekte olan araba tam çarpacakken acı bi fren yaparak durur. Camdan başını çıkartan sürücü:

-Kör müsün be kardeşim biraz dikkat etsene diyince telat; - Nevet körüm. O kadar belli oluyor mu? der.

Yılar birbirini kovalamış(1977) Yımırcak; Kaldırım Technıcal Unıversıty'i sonunculukla bitirmiştir. Eve döndüğünde hasta annesi de yatakta yorgan , döşek, yastık, battaniye ne bulduysa yatmaktadır. Yımırcak:

–Bak anne adam oldum artık iyi bi işte çalışabilirim. Hemen seni American hospitale yatırabilirim dermişim.Bende ne gezer o kadar para ben mütahit miyim? Dans etmeyi sever misin anne? diyince
Necla iyice sinirlenip :-Git iş bul kendine der.

Yımırcak annesinin bu sinirine bir anlam veremez.

Bu arada Telat hangi doktora gittiyse bir türlü çare bulamamış ve görememiştir. O da ‘altı nokta körler derneği’ ni kurar. Bir gün yolda yürürken yımırcakla yolda çarpışır. Yımırcak:

-Pardon amca bi şey var mı? Diyince telat;

-Elinin körü var dikkat etsene accık der. O sırada aralarında bir şimşek çakar . Yımırcak telata dönerek;

-Amice sen de hissettinmi cıvılcımı der. Telat iyice sinirlenerek;

- Olum o şimşek havada çakıyor. Tövbe tövbe! Sen kimin oğlusun? Baban da senin gibi aptal mıydı? diyince yımırcak ağlamaya başlar.

-Benim babam yıllar önce nükleer bir kazada öldü deyince yufka yürekli Telat Yımırcak'a sarılır.

-Yavrum bana baba diyebilirsin. Benim de oğlum yok. Olsaydı şimdi senin yaşında olacaktı. der.

Birbirlerine iyice ısınan ikili artık her gün buluşup beraber vakit geçirmeye başlamıştır. Bir gün Yımırcak Telat'ı eve davet eder. Bu davete balıklama dalan Telat'ın içiiçine sığmamaktadır. Eve geldiklerinde Necla karşısında Telat'ı görünce şaşırır. Yımırcak annesinin bu şaşkın tavırlarını görünce :

- Hı ne oldu? Şaşırdı!!! Ne yani yaşlı bi kimseyi eve getiremem mi? deyince Necla Telat'a tanınmamak için hiç konuşmaz. Yemek yenmeye başladığında Telat gözleri kör olduğu için, sağa sola yemek dökmektedir. Necla sinirli sinirli bakarken burnuna toz kaçar ve hapşırır. Bunun üzerine

Telat:- Çok yaşa,

Necla da:- Sen de gör deyince Necla iyileşir Telat ta görmeye başlar!!!! Olanlar karşısında şaşıran Yımırcak ağzı açık olanları seyretmektedir. Görmeye başlayan Telat;

-Aman nallahım bu bir mucize der sonra gözü Necla’ya takılır; - Necla sen haa!!!!!!

Necla: - Nevet ben, beğenemedin mi ...

Telat: - Beğenmemek ne kelime bayıldım bayıldım... deyince

Yımırcak: - Yoksa sen yoksa dur bi saniye bıyıksız ve sakalsız halin aynı babam . Babacığım!!!

Telat: - Yavrum.!!

Necla: Kocacığım ve oğlum.!!!.

Birbirlerine sarılırlar. Tam bu sırada yağmurluklu ve balıkçı kıyafetli bir adam elinde çengeliyle:

-Geçen yaz ne yaptığınızı biliyorum(I know what you dıd last summer) der. Olanlara bir anlam veremeyen tüm film ekibi hep beraber "hııı?" diyince balıkçı kıyafetli adam "Ulan yine mi yanlış film setine geldim. Pardon!!!" diyip arkasını döner ve "Kayboldum!!! ühü ühü " sesleriyle uzaklaşır.

Yımırcak ve ailesi; Hale, Jale ve tüm mahalleyle beraber mutlu bi hayat yaşar mı acaba?.... kim bilir!!!!

Gökten üç ananas, pardon kivi, haa haa elma düşer üçünü de kim mi yer? Ben ne bilim ben müneccim miyim?.....

& To be devam edecek!!!... &

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Gerçekten çok komik olmuş. Bir çok yerde güldüm ama en çok Amerika'dan trenle dönme! kısmına bayıldım. Pek dikat çekmiyorama gayet hoş bence. Saygılarımla...

kapattık 
 14.05.2008 20:00
Cevap :
aslında başlıkta olduğu gibi tamamen eğlence amacıyla yazmıştım... Az da olsa gülümsetebilsiydem ne mutlu bana... bu arada devam filmi:) 17 mayıs ta...  15.05.2008 18:59
 

Şu isminizi açık yazsaydınız da size isminizle hitap edebilseydim. Biz "Cennet-Cehennem Mahallesi" diye uğraşırken, siz çok güzel bir mizah yazısı yazmışsınız. Bir saçma film analizi ancak bu kadar güzel ve mizah katılarak yapılabilir. Ellerinize sağlık, tebrik ederim sizi. Gerçekten çok güzel yazmışsınız, bir çırpıda okuyuverdim, hem de sık sık gülerek. Saygı ve sevgilerimle.

Mustafa Mumcu 
 04.03.2008 21:31
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 19
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1433
Kayıt tarihi
: 02.10.07
 
 

Selçuk üniversitesi işletme mezunuyum. İçi dolu yazılar yazmak için buradayım. Görüş ve eleştiril..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster