Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Kasım '13

 
Kategori
Blog yazarları tartışıyor!
Okunma Sayısı
290
 

Eğitimin güncel sorunları 3: Dershaneler..

Eğitimin güncel sorunları 3: Dershaneler..
 

 AKP kafası taktı mı takıyor… Bu kez de Eğitim’de “Dershaneler” konusuna taktılar… “Kaldıracağız!” diye kendi kendilerine fetva verdiler… Şimdi de kaldırmaya çalışıyorlar ama kafalarını öylesine bir taşa çarptılar ki, şimdi ne yapacaklarını şaşırdılar.

MEB’nın kayıtlarına göre Türkiye’de 3620 tane kayıtlı Dershane var. Dershanelerde çalışan 70 bin kişi var. Ve “Türkiye genelinde kayıtlı 4 bin 55 dershanede 50 bin 209 öğretmen, 20 bin personel çalışıyor. 1 milyon 234 bin 738 öğrenci de eğitim alıyor. Dershanelerin tahmini cirosunun ise 1.5 - 2 milyar dolara ulaştığı sanılıyor…”Bir milyon 234 bin 738 öğrenci eğitim alıyor. Bu öğrencilerin yaklaşık 100 bini burslu olarak dershanelerden ücretsiz olarak yararlanıyor. Dershane ücretleri 6, 7 ve 8’inci sınıflar için 1.500 ile 4 bin TL arasında değişiyor. Lise 9, 10 ve 11. sınıflarda 2 bin TL ile 6 bin TL’ye, üniversite sınavlarına hazırlık sınıflarında ise 3 bin TL ile 10 bin TL’ye kadar çıkabiliyor. Bazı butik dershanelerde bu rakamlar 20-25 bin TL’yi buluyor.  (hürriyet.27.3.12)

Hani serbest ekonomili, liberal bir ticaret ülkesiydik. Yasalara karşı olmadığına göre millet istediğini satar, istediğini alabilirdi… İstersen limon satarsın, ister karpuz, istersen bilgi… Gerçi bu bilgi alım satım işi çok yakın bir tarihlerin işi ama, milletimiz eninde sonunda bilginin ne kadar önemli olduğunu, onsuz adam olunamayacağını, üniversiteye kolay kolay girilemeyeceğini, doğru dürüst bir meslek sahibi olunamayacağını , anladı… Ve eğitimde çocukları olan aileler, çocuklarının iyi yetişmesi için, başkalarından geri kalmaması için dünyanın fedakarlığını ediyorlar… ve her yıl dershanelere milyarlarca lira ödüyorlar. Niye? Çocuğum iyi yetişsin diye…

Peki, şimdi kıyamet neden kopuyor?

Şimdiye kadar ailelerin bu kesime ödedikleri 2 milyar cironun büyük bir bölümü, arkasında Fethullah  Gülen Hoca’nın bulunduğu Cemaat hareketinin sahip olduğu Dershanelerin ve onun arkasında bulunan kişilerin desteklenmesi için kullanılmaktaydı.

Şimdi bu şeriatçı kesim ellerinde bulunan çok önemli bir kaynağa el konulması karşısında, gemilerinin alabora olacağı kaygısı içinde ayağa kalkmışlar ve başta “Zaman” gazetesi olmak üzere bütün kaynaklarıyla AKP’nin bu yeni Eğitim hareketine ver yansın etmeye başlamışlardır.

Fethullah Hoca, elindeki bu kaynak olmadan Türkiye’deki diğer okulları ve yurt dışındaki yüzlerce Dış Okulu kolayca finanse edemeyeceğini bilmektedir. Bu yüzden adeta, AKP hükümetine savaş açmıştır ve böyle bir zulüm hareketinin “Askeri darbe..” zamanlarında bile yapılmadığını  söyleyerek, adeta fırtına estirmektedirler. Bunun üzerine, MEB’ğı yetkilileri geri adımlar atmaya başlamışlar, bu salvo saldırılar karşısında ne yapacaklarını bilemez halde, bir söylediklerini ertesi gün yalanlamak yolunda, elemanları birbirleriyle yarış yapmaktadırlar. Ama anlaşıldığı kadarıyla AKP Cemaat’a  çaktırmadan savaş açmıştır ve Dershaneleri kapatmakta kararlıdır.

Bu da AKP’nin önünde önemli bir cephenin açıldığını göstermektedir. Eskiden müttefik oldukları , bir bölük insanla daha boğuşmak zorunda kalacaklardır.

Tabii, Dershaneler kapanacak olduktan sonra, oradan arta kalan binlerce öğretmen, binlerce personel ne olacaktır? AKP’liler, “biz onları alırız, MEB’da çalıştırırız..” deseler de.. dışarıda kalan binlerce öğretmen hala bağırıp çağırırken, bu söylemler hiç de inandırıcı gözükmemektedir.

Dershaneler, yararlı mıdır, zararlı mı?

Türk kamuoyu bu konuda kendi kendini tatmin edememiştir. Her yıl ailelerin bu kesime kaptırdıkları milyonlarca liralar, aile bütçelerine yıkım getirmektedir. Ama diğer yanda, bazı insanlar da bu parayla ailelerini geçindirmektedirler.

Söylenecek bir söz var: “Alan razı, satan razı, size ne oluyor..?” Böyle bir söz etik olur mu? Türkiye’de öyle akıl dışı işler oluyor ki, “BİLGİ”nin bu kadar değerli hale gelmesi, insanların, ailelerin bilgiye; bilginin alıp satılmasına böylesine önem vermeleri hayret edilecek bir husus gibi görülmektedir.

Zengin aileler, gemilerini nasıl olsa yürütürler. Dershaneler olsa da olmasa da.. Olmazsa,  özel hocalar tutarlar, olur biter…

Dershaneler kalktı diyelim, ne olacak? Bir sürü “Özel Öğretmen” ortaya çıkacak, genellikle gizlice , vergi vermeden çocuklara , evlerde ders vereceklerdir… Onun da daha kötüsü, “Öğretmenlerin kendi öğrencilerine paralı ders vermeleridir..” ki belki de eğitimin en utanılacak; en çirkin yüzüdür. Asıl hırsızlık, ve ahlaksızlık bu yönde yapılmaktadır ve yapılacaktır, yaygınlaşacaktır. Ondan sonra “Devlet” olarak tutabilirsen tut… Çünkü bu işi izlemek ve yakalamak son derece güçtür…

İşin kötü tarafı hiç kimse göremiyor ya… Asıl mesele, bizim eğitimimizin, “tek kitaplı“ bir eğitim olmasıdır. MEB’ı öğretmenin eline bir kitap vermekte, öğretmen bu kitabı izlemekte, Dershaneler de bu kitaba göre sorular hazırlayıp sormakta, öğrenciyi yetiştirmekte olduklarını söylemektedirler.

Oysa, büyük ülkelerin kütüphanelerine gidecek olursanız, Fizik konusunda yüzlerce temel ders kitabı, Kimya konusunda çeşitli kitaplar , Biyoloji konusunda sayısız ders kitabı vardır. Öğretmen tek bir kitaptan ders anlatmaz; belli bir programa göre dersini anlatır ve öğrencilere kaynaklar söyler ve onları okumasını söyler… tek kitaplı bir eğitim yoktur. Olamaz da. Bu bilimin  temeline de, akla da aykırıdır.

O zaman tek kitap olmazsa, nasıl sınavlar hazırlanıyor ve veriliyor?

İşte zurnanın zırt dediği nokta bu?

Hadi bakalım eğitimciler, MEB’ mensupları dersinizi biraz daha çalışın. Tek kitaplı bir eğitim çok kolay. Ama ne insanidir, ne de bilimsel… Bunu sizde biliyorsunuz ama öyle bir sistem işinize geliyor. Çok da kolay… Kendi adamlarınıza ders kitabı yazdırın… Olsun bitsin..!

Çok kitaplı, kütüphaneye dayanan bir sistem Türkiye’de hiç kimsenin işine gelmiyor. “Alırım kitabımı, ezberlerim, sınıfımı geçerim..” İşte Türkiye’deki eğitim sisteminin özeti. Ama bu gerçek bir eğitim mi?

Yoksa eğitimde “YALAN”ın son perdelerini mi oynuyoruz.

Tek kitaplı eğitim ortadan kalksa , zaten ne dershane diye bir şey kalır, ne de ezberci eğitim!

Hadi kalın sağlıcakla… 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kıymetli Öğretmenimiz Sayın Erdal CEYHAN :Okulların isimleri değiştirilerek kaliteli eğitim veriyoruz sözleri yanlış. Dershaneler neden çayır çimen gibi filizlendi. Fırsattan istifade edildi.Yüz yıllık okullarda eğitim görmek,kurtlaşmış çürümüş masalarda oturmak,öğretmenlerin aldıkları ücret.Plansız, projesiz dershaneleri kapatmak çare değildir.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 18.11.2013 13:29
Cevap :
Bu iş biraz tahtarevalli gibidir. Bır taraf eğilirken öbür taraf kalkar. Okullar bozulurken, dershaneler güzel para kazandı ama deniz bitti kara gözüktü. Bütün feryat figan onun yüzünden. Saygılar, selamlar.   20.11.2013 10:38
 

Merhaba...Bütün dershaneler 10-15 yıl önce bir apartman katında faaliyete geçtiler...Şimdi ise, dershanelerin çoğu, koca koca binalara taşındılar ve bunlardan bazıları da özel üniversite haline geldiler...10-15 yıl içinde bu duruma gelmelerini parasal olarak hesapladığımızda halkın nasıl soyulduğu gözler önüne çıkar. Bloğunuzda bu konuya değinmişsiniz, ama ben aynen "bedelli askerlik" gibi, hak ve eşitlik ölçülerini aşan bu uygulamalara başından beri karşıydım ve bu nedenle de dershanelerin kaldırılması işinde geç kalındığını düşünüyorum...Bugün, yarışma programlarına çıkan, tuzu kuru üniversite öğrencilerinin bilgi bakımından ne kadar boş olduklarını da buna bağlıyorum...Umarım, bu konu fazlaca zarar vermeden yoluna konur...Ben, Milli Eğitim Bakanı'nın açıklamalarını uygun buldum...Ama, geç kalınmış bir iş olduğunu belirtmek isterim. Selamlar.

cdenizkent 
 17.11.2013 12:41
Cevap :
Elbette Dershaneler kapatılmalıdır. İlke olarak anlaşıyoruz. Ama MEB'nın okulları da güçlendirilmelidir; okullarda adam gibi eğitim verilmelidir. Dershaneler bugün niye yaşatılmak isteniyor; bunun nedenleri iyi analiz edilmelidir. Sanırım araştırmaya ihtiyaç var! Kolay bir konu değil. Saygılar. Selamlar.  17.11.2013 23:08
 

Gerçek bir eğitimciden eğitimle dersaneyi ilişkilendiren gerçek bir değerlendirme yazısı okudum, siz hiç dersaneden çıkmış üst düzey bilim adamı, sanatçı, edebiyatçı vb. duydunuz mu? Eğitim eksik ve yetersiz yapısından ortaya çıkan bu saçma sapan uygulamaya bence de son verilmeli ama MEBde eğitimin niiteliğini ve yapısını yükselterek, eline sağlık hocam ,selamlar.

Nizamettin BİBER 
 17.11.2013 10:03
Cevap :
MEB ve eğitim kendine çeki düzen verse böyle saçma sapan bir yapı ortaya çıkmazdı. Fakat MEB'ğı ve okullar öylesine latent durumda ve bilinçsiz ellerde ki, ne yapacaklarını bilemiyorlar. Hiç olmazsa dershanelerin çalışma biçimine bir göz atsalar ve onlardan ders alsalar.. Ama ne hocası ne de eğitimcisi hiç bir şeyi ciddiye almıyor. İşte öylesine ; bugün böyle, yarın da öyle... yozlaşıp gidecek. Saygılar selamlar Nizamettin Bey. Ne yapalım!  17.11.2013 15:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2579
Toplam yorum
: 10204
Toplam mesaj
: 237
Ort. okunma sayısı
: 749
Kayıt tarihi
: 24.10.10
 
 

Mesleğim eğitimcilik… Şimdi artık emekli bir vatandaşım… biraz şairlik, biraz hayalcilik, biraz s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster