Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

09 Nisan '15

 
Kategori
Ekonomi Yayınları
Okunma Sayısı
133
 

Ekonomide son değerlendirmeler

Ekonomide son değerlendirmeler
 

Murat Ferman, Ahmet Eler, TEK Rumeli stüdyolarında...


Geride bıraktığımız hafta, TEK Rumeli ekranlarından, “Alternatifsiz Gündem"de ekonomideki son gelişmelere ilişkin değerlendirmeler ve dünyanın toplu durumuna ilişkin son bilgiler üzerine konuştuk. KEYİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Eler’in sunduğu programda; “Ekonomide ilk çeyrek görünümü” ile ilgili olarak Prof. Dr. Murat Ferman “Ekonomide ihtiyatlı iyimserliği savunuruz.” diyor.
Doların fırladığını, gelirin eridiğini, 10.500 dolar seviyesinde hesaplanan gelir seviyesinin, 8.893 dolara gerilediğini, büyüme sıkıntısının gündeme geldiğini, krizi atlattığımızı ama büyüyemediğimizi de belirten Prof Ferman “Büyüme, her zaman hoş değildir. Şimdi de enflasyonla büyüme, hormonlu büyüme vs. köpük gibi uçtu gitti. Sağlıklı büyüyemezseniz, nefes alamazsınız. Genel tablo; vatandaş, bekle ve gör havasına girdi…” yönünde tespitlerde de bulunuyor.

*
Sanayi ağırlıklı büyüme modeli sıkıntıya girdi.
IŞIK ÜNİVERSİTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ PROF. DR. MURAT FERMAN, “Ekonomide bizi sıkıntılı günler bekliyor, siyasi partilerin ekonomi modelini bilmiyoruz.” ...
Ana hatlarıyla değinilen konulardan şunu anlıyoruz:
ULUSLARARASI KONJONKTÜR ISINIYOR.
Kapitalizmin kendisi insanlık için artık bir felâkete dönüşmüştür. 

Kapitalizmin küresel krizinin derinleşmesine ve emperyalist savaşın yayılmasına, küresel ısınmanın yol açtığı yıkıcı sonuçları da eklendiğinde, kapitalizm dev bir “felâket ekonomisine” dönüştüğünü söyleyenlerin sayısı her geçen gün artmaktadır. 

Yayılmacı güçler ve uluslararası tekellerin sözcüleri; savaşları, felâketleri ve küresel ısınmayı, "Pazar ekonomisinin büyümesi için bir fırsat saydıklarını ve krizden çıkışın yolu olarak gördüklerini" söylemekten çekinmiyorlar.
Örneğin afet veya savaşlardan dolayı yıkıma uğramış bölgelere yönelen yayılmacı-kapitalist güçler, “Yeniden inşa” adı altında bu bölgeleri yeni sömürgeler haline getiriyor. 

Buralarda, “İnsani yardım” denilerek verilen borçlar karşılığında sermayenin önünü açacak veya sömürü yatırımlarını garanti altına alacak ekonomik ve siyasi düzenlemeleri yaptırıyorlar. Yine bu alanlarda neo-liberal ekonomi politikaları hayata geçiriliyor, özelleştirmeler, toprak satın almalar, birbirini izliyor. 

Küresel ısınma sonucu kuzey kutbundaki buzulların hızla erimeye başlaması ve böylelikle bu bölgenin de emperyalist paylaşım kavgasına konu olması ise kapitalizmin aynı zamanda bir “felâket ekonomisi” olduğuna bir başka örnektir. 

Pek çok bilim insanı, kutuplardaki ısınmanın yaratacağı yıkıcı sonuçlar üzerine birbiri ardına önemli makale yazmışken ve bu konuda her geçen gün yeni araştırma sonuçları yayınlanırken, emperyalist güçler buzulların erimesiyle kullanılabilir hale gelecek bu yeni alanda yatan petrol, doğalgaz ve maden rezervlerini ele geçirmenin peşinde. 

Buzulların erimesiyle, kıyı şeridinde bulunan pek çok yerleşim bölgesinin ve tarım alanının da sular altında kalacak olması, buralarda yaşayan insanların kaderi, gittikçe şiddetlenecek olan doğal felaketler sonucu evlerinden ve canlarından olacak insanlar, sömürgecileri ilgilendirmiyor. 

Daha doğrusu onları, sadece bu yıkımlar sonucu ortaya çıkan “yeniden inşa alanları" ilgilendiriyor. 

Oysa bu toprakların sanayi üretimine açılması; petrol platformlarının, rafinerilerinin, boru hatlarının, maden ocaklarının, fabrikaların kurulması, kara, hava ve deniz yolu trafiğinin artması sonucu, buzulların erimesi süreci daha da hızlanacak… 

Bu durum küresel ısınmanın olumsuz sonuçlarını katlayarak artıracak.
***
EĞİTİMDE ALARM ZİLLERİ…
Sıfır çeken yani bir net dahi yapamayan öğrenci sayısı ÖSYM tarafından açıklanmasa da 2015-YGS sonuçlarının ardından 42.555 adayın puanı hesaplanmadı. 

Yani puanı hesaplanmayan adayların büyük bir kısmı “sıfır” çekmiş oldu.
Basında yer alan bu haberlere göre sınava giren 1 milyon 987 bin 488 adaydan, 42 bin 555’inin puanının hesaplanmadığı ortaya çıktı. 

Bu adayların büyük çoğunluğunun "sıfır çekenlerden oluştuğunu" belirten Prof. Murat Ferman da uyarıyor.
Her sene yapılan bu tartışma ve haberlerin artık herkesin alıştığı bir durum olması, eğitimde alarm zillerinin çalmakta olduğunu gösteriyor. 

Eğitim sistemimiz düzelmedikçe ve sınavlara bağımlı kaldıkça birçok kimsenin sınavlardan sıfır çekmesi, tehlikeli bir sonuçtur. 

Eğitim sisteminde son yıllarda yapılan değişiklikler bu önemli soruna çözüm olmadığı gibi problemi daha da içinden çıkılmaz hale getiriyor, dikkat.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1022
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster