Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

26 Mayıs '13

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
359
 

Elektrikte halk nasıl soyuluyor? Sayıştay bu konuda ne diyor?

Elektrikte halk nasıl soyuluyor? Sayıştay bu konuda ne diyor?
 

Elektrikte nasıl soyulduğumuzu hiç merak ettiniz mi?

Hani son dönemlerde bir biri ardına yapılan elektrik özelleştirmelerini kimin, kimlerin aldığını biliyoruz. Bu şirketler halkı soyarken iktidar ne yapıyor?

Her halükarda halkı koruduğunu beyan eden iktidar sahipleri, bakın elektrik şirketlerinin halkı soymasına nasıl göz yummuşlar ve halkın cebinden yandaş şirketlerin çaldığı para miktarı ne kadar:

* Kârlı işletmelerin üstüne para verilmesiyle yapılan özelleştirmeden sonra kayıp ve kaçaklar nedeniyle yurttaşın cebinden çıkan para 6 milyara liraya dayandı. Sayıştay’ın saptamasına göre dağıtım şirketlerinin tamamının TEDAŞ portföyüne dâhil olduğu 2008 yılında ortalama kayıp-kaçak oranı yüzde 14.4 iken, bu oran 2011’de yüzde 25.1’e yükselmiş. Bu da Türkiye’de enerji maliyetlerini yükseltti. 

TEDAŞ’a bağlı kayıp ve kaçak oranının düşük olduğu bölgelerdeki elektrik dağıtım şirketlerinin kasalarındaki milyonlarca TL ile birlikte özelleştirilmesinin ardından, uzun süre TEDAŞ’ın elinde kalan ve bu oranın yüksek olduğu şirketler nedeniyle kayıp-kaçak oranları 2011’de tavan yaptı. 

Yalnızca Dicle EDAŞ’ta kayıp-kaçak oranı 71.4 olurken, TEDAŞ genelindeki ortalama oran da önceki yıla göre yüzde 4.75 artarak yüzde 25’e çıktı. Bu enerjinin bedeli, satış maliyeti üzerinden hesaplanınca 5.9 milyar TL’ye çıkıyor. Sayıştay, konuyla ilgili çalışma yapılmasını istedi. Ancak aldıran yok. Bu nedenle Sayıştay denetiminden kaçmak için binbir bahane üretip, Sayıştay’ı devreden çıkarmaya çalışıyorlar.

Sayıştay’ın TEDAŞ raporu, kayıp ve kaçaklar nedeniyle yurttaşın nasıl zarara uğratıldığını ortaya koydu. Rapordan yansıyan satır başları şöyle:

* Dağıtım şirketlerinin tamamının TEDAŞ portföyüne dahil olduğu 2008 yılında ortalama kayıp-kaçak oranı yüzde 14.4 iken, bu oran 2011 yılında yüzde 25.1’e yükseldi.

* Geçmiş yıllara göre 2011 yılında kayıp-kaçak payının daha fazla oranda artmasına diğer etkilerin yanında özellikle, geçmiş yıllarda kayıp-kaçak oranı düşük olan şirketlerin özelleştirilmesiyle TEDAŞ portföyünden çıkması ve bu oranların yüksek olduğu şirketlerin TEDAŞ bünyesinde kalmasının etkisi daha fazla oldu.

* Teknik kayıpları azaltmak, kaçak enerji tüketimlerinin önüne geçmek ve enerji verimliliğini artırmak için; 2011 yılında teknik kayıplar ve kaçak kullanılan enerji toplamının satın alınan enerji içindeki payı Dicle EDAŞ’ta yüzde 71.37, Vangölü EDAŞ’ta yüzde 52.10 ve Aras EDAŞ’ta yüzde 26.42 gibi oldukça yüksek oranlara yükseldi. 

* TEDAŞ’ın 2011’de satın aldığı ve abonelerine fatura ettiği enerji ile kayıp-kaçaklara giden enerjinin miktar ve oranları açısından, en fazla kayıp ve kaçak Dicle EDAŞ’ta yaşandı. Diyarbakır, Mardin, Siirt, Şanlıurfa, Batman ve Şırnak’ı kapsayan bölgede toplam kayıp ve kaçak oranı yüzde 71.4’e çıktı. Bu bölgeyi, Bitlis, Hakkâri, Muş ve Van’a dağıtım yapan Vangölü EDAŞ izledi. Buradaki kayıp-kaçak oranı yüzde 52.1 oldu. Bu oranın en düşük olduğu bölge ise İzmir ve Manisa’yı içine alan Gediz EDAŞ oldu.

* TEDAŞ genelinde şirketler ortalaması olarak satın alınan elektrik enerjisinin yüzde 25.09’u herhangi bir bedel alınmaksızın kayıp ve kaçaklara gitti. Bu enerjinin bedeli ayrı bir hesapta izlenmeksizin doğrudan satış maliyeti içerisinde yer aldı. Bunun tutarı, enerji alış bedeli olarak 3.4 milyar TL oldu. Bu tutar enerji satış maliyeti üzerinden hesaplanacak olunursa 5.9 milyar TL’ye ulaşıyor. Kayıp-kaçak olarak, sadece Dicle EDAŞ’tan gelen bölümü satış fiyatı üzerinden hesaplanacak olunursa 3.4 milyar TL’ye ulaşıyor.

* TEDAŞ’tan alınan ve yukarıdaki tabloya yansıtılan bilgilere göre, 2011 yılında 1 milyon 757 bin 256 abonenin taraması yapıldı ve 101 bin 176 tutanak düzenlendi. Tutanak sayısı yüzde 5.8 oranında oldukça düşük gerçekleşirken, savcılığa bildirilen kaçak adedi ise TEDAŞ genelinde 53 bin 483 adet olarak gerçekleşti. 

Taranan abonelere 235 milyon 770 bin TL tahakkuk yapıldı. Ancak bunun yalnızca yüzde 14.5’i tahsil edildi.

Sayıştay kayıp-kaçak oranlarının düşürülmesi için dağıtım şirketleri ile birlikte gerekli çalışmaların yapılmasını, idari ve hukuki önlemler alınmasını istedi.

İsteniyor istenmesine de, arkası gelmiyor. Sayıştay’ı dinleyen kim?

Halk bir sefer kazık yemeye alıştı mı? Sonu gelmiyor bu kazıkların! Sonra da çıkıp, halkın yararına kararlar aldıklarını anlatıyorlar.

Yani anlatılan ve uygulanan baştan sona masal!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Elektrik dağıtım şirketleri halkı soyuyor, GSM şirketleri halkı soyuyor, bankalar halkı soyuyor ve bizler canımız yandıkça feryat ediyoruz. Ancak bu soygunları meşrulaştıran sistemin adı demokrasidir ve biz bunu göremiyoruz. Bu soygunların zamanla veya partilerle bir alakası yok. Hatırlarsanız AKP öncesi son iktidar döneminde de sadece bankacılık sektöründe 70 milyar Dolar buharlaştırılmış ve tarihin en büyük ekonomik krizi yaşanmış, faturası da halka ödettirilmişti. Kısacası siyaset kurumuna meşruiyet ve dokunulmazlı sağlamaktan başka bir işe yaramayan demokrasi dediğimiz siyaset biçimi var oldukça bizler daha çoooooooook soyuluruz. Diyeceğim o ki yılanın başı o şirket, bu şirket veya o parti bu parti değil, sistemin ta kendisidir. Ama bunu maalesef idrak edemiyoruz. Kısacası kabahat bizdedir. Sevgi ve selamlarımla

Matilla 
 29.05.2013 12:04
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  31.05.2013 12:15
 

Bu konuda bu sene cidden acayip şeyler oluyor. Hem elektrik faturalarında hem de su faturalarında da bir bakıyoruz bir iki ay normalin çok üstünde geliyor, sonra bir bakıyoruz ertesi ay hiç olamayacak kadar düşük geliyor... hatta bir ay hiç fatura gelmedi bir keresinde de, ne oluyor, birileri hata yapıp sonra da bunu farkedip düzeltiyor mu, yoksa başka başka bir yerlerden bir şekilde bizim bilmediğimiz kah olumlu kah olumsuz müdahaleler mi geliyor da mı böyle oluyor nedir anlayamadık bir türlü... Benim kendi adıma yaptığım hesaplamalar olarak alacak vereceği karşıladığı için, şimdilik, bakalım takip ediyor izliyoruz, elbet bir normale oturacaktır herhalde diye bekliyoruz ama kimbilir ne zaman? Selamlar, saygılar...

Filiz Alev 
 26.05.2013 18:42
Cevap :
Merhaba, yorum ve katkı için teşekkürler. Selamlar, saygılar...  29.05.2013 11:05
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3074
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster