Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Şubat '15

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
685
 

Empatisiz eğitim “Bebeklerden katil yaratan karanlık”*

Empatisiz eğitim “Bebeklerden katil yaratan karanlık”*
 

1960'ların ikinci yarısındaki yıllarda (parasız yatılı öğretmen okulunda okuyan öğrenciyim), İlhan Selçuk, Çetin Altan, İlhami Soysal…’ın yazıları, Yaşar Kemal, Fakir Baykurt, Mahmut Makal, Tolstoy, Dostoyevski, Honoré de Balzac’ın… romanları ile tanışmıştım. Zorunlu akşam etütlerinin çoğunda roman ve öykü okur, sabah etütlerinde ise derslerime hazırlık yapardım. (etütte ders çalışmadığım için de nöbetçi öğretmenlerin bazen azarı, bazen de tokatları ile karşılaşıyordum).  İşte o yıllar:

Ülkenin cendereye sıkıştırıldığı, işçilerin-emekçilerin hak mücadelelerinin bastırıldığı, sağ-sol kutuplaşmaların arttığı ve karşılıklı olarak gençlerin birbirini öldürdüğü, “Bana, sağcılar adam öldürüyor dedirtemezsiniz” dendiği, Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin, Komünizm en amansız hastalıktır görüldüğü yerde ezilmelidir. Komünizm geliyor! … Benzeri sözlerle her yere yazılar yazıp afişler astığı, algı operasyonlarının yapılmağa başlandığı yıllar… Süleyman Demirel’li yıllar… 

Bu yıllarda, İlhan Selçuk’un ‘Pencere’ den (kesin tarihini bilemediğim) bir yazısı bende silinmeyen iz bırakmıştı. Bu yazının özü (bu güne taşıdığım kadarıyla) şöyle: Anadolu’nun bir kentinde kış mevsimi, 7-8 yaşında bir çocuk hasta, ateş içinde kıvranıyor, annesi çok üzgün… “Ne oldu sana yavrum?” sorusunu sorduğu çocuğu; “Anneciğim çok hasta oldum, komünist oldum…” Diye cevap verir. İşte memleketteki iklimin çocuğa yansıması…

Dün yine Ege Üniversitesinde gençler vuruştu biri ölü, biri ağır yaralı… 19-20 yaşlarında birbirlerine karşı bilenmiş, öfkesini kontrol edemeyen, karşısındakini hain, düşman gören gençler… Giden canlar, yanan/ağlayan yürekler… Ve bu gençleri siper ederek kendilerini haklı göstermeye çalışan toplumsal katmanlar…

Artık acısını yaşasak bile bu ve benzeri olaylara, başka bir göz ve anlayışla bakmalıyız. ‘Kim başlattı?’ ‘Kim haklı, kim haksız? …’ Benzeri neden/niçin sorularına cevap aramayı/bulmayı kolluk ve yargı kuvvetlerine bırakmalıyız.

Çünkü eğer bizler bu sorularla, sorunlarımıza yaklaşırsak, çözüm bulamayız. Ve çözümsüzlük içinde debelenip dururuz. Akan kan ve yaşanan acılar da uzun yıllar devam edecektir…

Rebecca Solınt, Yakındaki Uzak isimli kitabında “Kimileri başkalarının acısıyla ilgilenirken bizzat öyle üzüntüye kapılır ki onları da avutmak gerekir.” (Çev.:M.Karahan-M.Öznur Encore yay.Ocak 2015 sf:200)

İşte bu gün ülkece yaşadığımız da bu… İnsan-doğa katliamlarına ve yaşananlara karşı, bakınıp, dövünüyor, gözyaşı döküyor, acılara ortak olup bizde acınacak hale geliyor, böylece biz bir avutana ihtiyaç duyuyoruz

Toplumumuzun/eğitimimizin en büyük eksiği EMPATİ kuramayan bireyler yetiştirmesidir.Oysa bu sihirli sözcük evimiz-okulumuz-sokağımızda işlevsel kılınırsa pek çok psiko-sosyal soruna çözüm bulur, mutluluk yaratır…

Rebecca Solınt empatiyi (yukarıda ismi yazılı eser, aynı sayfa); “Empati, bir miktar kendi dışına çıkıp genişlemektir…(duyguyu kendi içinde değil de onun, bir başkasının içine uzanarak hissetme, kendini onun yerine koyma)” olarak tanımlar.

Eğer karşımızdakinin duygularına, yaşadıklarına uzanıp kendimizi onun yerine koyabilmeyi öğrenebilirsek, “bu bana yapılsa ne hissederdim” noktasına varabilsek, elimize hiç silah alabilir miydik?   

Eğer eğitim sistemimiz (evde, okulda, sokakta), bireylere bu empatik bakış açısını kazandırsa insanlarımıza, hepimizin ve ülkemizin de pek çok sorunu çözüm bulacaktır.

STKlar, medya, okul- öğretmen, anne ve babalar tek ses olup ülke yönetiminden: Eğitim sisteminin; yok sayan, yok eden, ötekileştiren bir çocuktan serinkanlı bir katil yaratan karanlık”* anlayışlara son vermesini, insan olmanın ortak payda kabul edilmesini istemeli ve isteklerin gerçekleşmesi için takipçisi olmalılar…

Yeter artık!.. Gençlerimiz/insanlarımız birbirlerine ‘Yakındaki Uzak’ olmasın!..

*Rakel Dink’in, eşi Hrant Dink öldürüldükten sonra yaptığı konuşmadan…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Söylediğiniz gibi bu toplumdaki en büyük eksikliklerden biridir empati kurmak; çünkü empati kurulmuş olsa bu kadar sorun içinde boğulmayacaktık. Selamlar...

Nurbanu Kablan 
 23.02.2015 19:13
Cevap :
Empati yapabilen inasnlarımızın çoğalması için herkesin bulunduğu yerden katkı vemesi gerekiyor. Katkınız için teşekkür ve saygılar...   24.02.2015 17:13
 

Kıymetli yazarımız Sayın, Emin Toprak, Hocam Saltanat hayatı yaşayanlar için canların yitirilmesi sıradan olaylar olarak değerlendirilir. Em-pati kuramayan gençlerin yetiştirilmesi ve dar kalıba yerleştirilen eğitim sisteminin müsebbibi siyasetçilerdir.Evet Sayın Rakel Dink'in " Yakındaki uzak " olmasın sözü kulaklara sesli küpe olmalı.Hocamızın bu gerekli ve yararlı yazılarını zevkle okudum.Saygılar sunuyorum.Sağlık ve mutluluk diliyorum.

Mehmet Burakgazi 
 23.02.2015 11:02
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 27
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1130
Kayıt tarihi
: 14.07.12
 
 

19/03/1950 yılında Bingöl-Kiğı- Zeynelli Köyü'nde doğdum, köyümde İlkokulu, Erzurum Yavuz Sel..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster