Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Eylül '20

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
36
 

Emperyalist Zağarı Yunanistan!

Anadolu'da yaygaracı küçük köpeklere zağar derler...Bunlar köpek kavgalarında en çok sesi çıkan, cayırtısı en fazla olan köpeklerdir...Ancak kavga başlayınca kıçını evin avlusuna atarlar.

Daha önce başka vesilelerle de yazdım...Zağarlık insan için de bir karakter özelliğidir...Merhum Mehmet Akif'in bir şiirinde bu karakter çok veciz ortaya konur:

Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem

Gelenin hatırı için geçmişe kalkıp sövemem

Biri ecdadıma saldırdı mı hatta boğarım

-Boğamazsın ki

Hiç olmazsa yanımdan koğarım

Üç bucuk soysuzun ardından ZAĞARLIK yapamam

Hele Hak namına haksızlığa ölsem tapamam!

............

Merhum Akif'in ortaya koyduğu zağarlık, sadece insanlar için değil, devletler için de geçerli...Dünyada böyle zağar devletler de var.

Komşu olma talihsizliğini yaşadığımız Yunanistan, nerdeyse kuruluşundan bu yana emperyalist Batı'nın zağarlığını yapar.

Emperyalizmin koca köpekleri, bize karşı daima bu zağarı öne sürdüler...Zağar'ın yaygaraları ortalığı kızıştırırken onlar da istedikleri sonuçları aldılar.

Tüm zağarlar gibi Yunanistan'ın bundan pek bir kazancı da olmadı...Osmanlı'yı parçalayan koca köpekler, Ege Adalarını saymazsak, bu zağara fazla bir pay da vermedi.

Ama, bu küçük pay bile zağarı başımıza bela etmeye yetti...Adaların hikayesi ayrı bir trajedidir-hem de Yunan trajedisi değil Türk trajedisi- ama konumuz bu değil!

Yüz yıl sonra Yunanistan bize karşı yine zağarlık yapıyor...Fransa başta olmak üzere tüm emperyalist Batı, Yunanistan devletini üzerimize sürüyor...

Arkasını bu emperyalistlere veren Yunanistan laftan sözden anlamıyor...Cirmi kadar yer yakacak bu zağar devlet, tüm Akdeniz'i Ege'yi ateşe vermek gibi densizlik peşinde koşuyor.

Sınırları ve sinirleri zorlayan bir Yunanistanla karşı karşıyayız...Türkiye'nin tüm sabırlı görüşme taleplerini bir şekilde reddediyor; tüm diplomasi masalarını yıkıyor.

Belli ki, batık ekonomisini ayağa kaldırmanın, bitmek bilmez borçlarını ödemenin bir yolu olarak görüyor, bölgede savaş çıkarmayı...

Anlamadığı şey şu bu zağarın; o koca köpekler geçmişte olduğu gibi, iş sıcak çatışmaya gelince kuyruğunu kıstırıp bölgeden gider...Ama Yunanistan burada kalır!

Coğrafya kaderdir denilmiştir...İşte bu zağarla komşu olmak da bizim kaderimiz...Hiç bir zaman adam gibi konuşup anlaşamayacağımız bir zağar...

Yine esaslı bir şamar atıp yüz yıllık suskunluğa itmemiz gerek...Sabrediyoruz ama sabır da bir yere kadar.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıkça söylediği gibi, biz şehadete inanmış, vatanını namus bellemiş bir milletiz; bunun için her türlü bedeli ödedik yine öderiz; içimizdeki Yunanlıların çatlak seslerine rağmen...

Ya siz, bedel ödeyebilecek misiniz?

Bir sıcak çatışmada, Allah korusun biz yüz şehit versek, siz elli askerinizin ölmesini milletinize anlatabilecek misiniz?

Fransa veya Yunanistan veya başka biri...Biz, evlatlarımızı şehit olarak uğurlamayı biliriz, ya siz çocuklarınızı mevta olarak görebilecek misiniz??

Uyduruk demokrasinin sırça köşklerinde oturp sömürgecilik yaptığınız devirler geçti...Şimdi göze göz, dişe diş...

Varsanız, buyrun gelin...Sizde çok iyi bilirsiniz ki, savaşları silahlar değil, askerler kazanır!

Adam kim, pancar kim dünya bir görsün...

Değilse, zağarınızı da alıp kendi sularınıza çekilin gidin!!!

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli Ali Bey, 1096'da I.Haçlı Seferi ile; Fransız, Alman ve İtalyanları Doğuya getiren sebep ne ise, Bugün Fransa’yı Akdeniz'e getiren sebep de odur. Bugün Fransa’yı, "kurtarıcı" gören Yunanlılar, Almanların hali hazırda (ekonomik) sömürgesi olduğunu herhalde bilmektedir. Akdeniz meselesi : Avrupa'nın, (Lozan'ı deldirmemenin yanında) Türkiye'nin kalkınmasını geciktirmek için Yunanistan’ı kullanmalarıdır. Ancak, Milletimizin, 1000 (bin) yıllık tarihinde; bunlarla ilgili Avrupa'yla yaşamadığı nerede ise hiç bir sorun kalmamış, bunlardan da sayısız ders çıkararak, yıkımına (17-20 Asırda) 300 yıl direnmiş, aynı çukurlara düşmemeyi öğrenmiştir. Lozan'daki masa: Haçlı Seferlerinin ve İstanbul'un fethinin intikamı için kurulmuş, "Müslüman Türkler", "Türkleştirilmiş!", yetmemiş: "Türkler, Batılılaştırılarak!, Batının, Doğu'ya uzantısı!" yapılmıştır. Bunları toplumca kavradığımızda, kendimize daha doğru bir gelecek ve doğru çözümler üretebileceğiz. Elinize sağlık, sağlıcakla kalınız.

Canmehmet 
 07.09.2020 12:37
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1645
Toplam yorum
: 4272
Toplam mesaj
: 224
Ort. okunma sayısı
: 808
Kayıt tarihi
: 19.01.08
 
 

Edebiyat, kamu yönetimi ve gazetecilik tahsili... 27 yıllık eğitimcilik hayatından sonra emeklili..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster