Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Ocak '08

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
528
 

Ergenekon ve basında derin suskunluk

Ergenekon ve basında derin suskunluk
 

Birkaç gündür ülke “Ergenekon Operasyonu” haberleriyle çalkalanıyor. Daha doğrusu çalkalanması gerekirken yeterince çalkalanamıyor. Olur olmaz enti püften her konu üzerinde destanlar döşenen anlı şanlı, şöhretli kalemlerin hiç sesi çıkmıyor. Sanki Türkiye’de böyle bir operasyon olmamış gibi davranıyorlar. Elbette konu üzerindeki yayın yasağı gazetecilerin elini kolunu bağlıyor ama yine de bu durum ortaya çıkan manzara hakkında kimseyi suçlamadan bir şeyler söylemeye, fotoğrafı yorumlamaya engel değil. Nitekim birçok yazar konuya değinip görüşlerini yazdılar. Yani demek ki isteyen yazabiliyormuş.

Suskunluktan kastettiğim mesela Hürriyet, Vatan, Akşam, Cumhuriyet gibi gazetelerin yazarlarının sessizliği. Bu gazeteler haberlerinde izin verildiği ölçüde konuya orasından burasından değinirken güncel gelişmelerde görüşleri birçok okur tarafından merak edilip izlenen şöhretli kalemlerden konuya ilişkin tek bir yazı gelmedi. Mesela ben, Türk basının “amiral gemisi” Hürriyet gazetesinin genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ün, evinde oturmuş göbeğini kaşıyan adamı bile yazı konusu yapan Bekir Coşkun’un, aynı gazetenin başyazarı Oktay Ekşi’nin, gazeteye binbir tantanayla transfer edilen keskin kalem Yılmaz Özdil’in, özellikle İslamcı cenahtan aktardığı ilginç haberler ve yorumlarıyla sivrilen kıvrak kalem Ahmet Hakan’ın konuya ilişkin görüşlerini merak ediyorum. Ama nafile merak ediyorum. Sadece derin bir suskunlukla karşılaşıyorum. Daha bunlar gibi onlarca yazardan konuya ilişkin tek bir cümle okumak kısmet olmadı. Milliyet’te sadece Hasan Cemal ve Derya Sazak, Radikal’de İsmet Berkan, Perihan Mağden ve Murat Belge konuyla ilgilendi. Buna karşılık üslubunu ve görüşlerini beğendiğim Türker Alkan da sessiz kaldı. Cumhuriyet gazetesi ise bir başka alem. Bu gazetenin yazarları da (tabii özellikle başyazarı İlhan Selçuk) kendisini yakından ilgilendiren bombalama olayının operasyonla gündeme gelmesine rağmen konuyu ilgilenmeye değer bulmadılar.

Buna karşılık, Sabah, Yeni Şafak, Zaman, Star, Taraf, Birgün gibi gazeteler hem haberleriyle hem de birçok köşe yazarının yazılarıyla Ergenekon operasyonundan sızan bilgileri işlediler. Olay bence ve daha birçok kişinin dediği gibi Türkiye yakın tarihinin en önemli olayı. Eğer bir köşe yazarı bu konuda sessiz kalırsa başka konularda söz söyleme hakkı ve inandırıcılığı kalır mı? On yıllardır Türkiye’yi sarsan cinayetlerin, kaosa sürükleme amaçlı provakasyonların, darbe planlarının nasıl bir yapı ve kimler tarafından hangi amaçla örgütlendiği konusunda sayısız ipucu veriyor. Görmesini bilenler için resim gayet net... Üstelik bunlar zaten herkes tarafından bilinip gazete mutfaklarında her gün konuşulan şeyler. Bazen belge yetersizliğinden, bazen tehditlerden, bazen de bana dokunmayan yılan bin yaşasın hesabı vurdumduymazlıktan dolayı yazılamayan şeyler... Tamam yayın yasağı var ama ben zaten henüz sanık konumunda bile olmayan kişiler suçlansın demiyorum ki! Ortada bu bulanık puzzle’ın içinde bir yere oturan bir sürü karanlık olay var. Cinayet planını gerçekleştirmek üzereyken yakalanan tetikçiler var. “Yemek listesi” adı verilen ölüm listeleri var. Yakalanan silahlar ve birçok eylemde kullanılan el bombalarıyla aynı seriden olduğu söylenen bombalar var. Yazarların yargılandığı mahkemelerde hem müdahil olup hem de onları linç etmeye çalışan avukatların, kamuoyunda adı çok bilinen bazı emekli subayların, Danıştay baskının gerçekleştiren kişinin birbirleriyle ilginç ilişkileri var. Var da var... En azından bu fotoğrafı yorumlamaya ilişkin tek bir yazı yazılamaz mı?

İsteyen yazabildiğine göre demek ki yayın yasağı bir bahane olamaz. O zaman bu derin suskunluğun sebebi ne? Gerçekten merak ediyorum. Basının, köşe yazarlarının esas görevi ne? Köşe yazarının görevi sadece kendisinin hoşuna gitmeyen partileri, kişileri eleştirmek mi? Dinlediği müziği yazmak, içtiği şarabı tanıtmak mı? Gazeteci-yazar, sevgili dedikodusu yapmak mı?

Resim: http://artmguy.deviantart.com/art/silence-67777103

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bunların hepsi bence yargısız bir infazın sonucu. Sen 30 kişiyi gözaltına al, ardından medyada salla, ulusalcı, milliyetci, asker, genaral. Sallarken biraz destekli sallamak gerekir hem bu adamlara ulusalcı diyeceksin hemde cumhuriyet ve danıştay baskınını bunlar yaptı diyeceksin. Asker, genaral diyeceksin, darbe diyeceksin el insaf. Bazı kafatascı, ırkçı oluşumları, milliyetcilikle, ulusalcılıkla, askerle birlikte medyada bombardımana almak bence bilinçli bir çabanın sonucu. Ne oldu başbakana suikast yapacak subaylar? hani krokiler vardı, şu vardı bu vardı? Biz ne dedik vay be adamlar başbakana suikast yapacakmış. Sonuç 0. Yargı hüküm vermeden idam etmemek lazım. saygılarımla...

kartal0634 
 29.01.2008 16:50
Cevap :
Sonuçta halen çok ciddi suçlamalardan dolayı tutuklanmış durumdalar değeil mi? Bu konuda gerçeği araştırmak isteyene açık kaynaklarda sayısız belge var. En başta da alttaki yorumun cevabında sözünü ettiğim kitap. Zaten bu konular bugünün değil Türkiye'de en az 30-35 yıldır konuşulan şeylerin bir devamı. Bence görmek isteyenler için resim gayet net. Saygılar, selamlar...  29.01.2008 21:01
 

Sevgili Celal, meşhur Ergenekon opresyonuna gerektiği kadar yer vermeyenlere değil de fazlası ile yer verenlere dikkat ettiysen şimdilik suskun kalmanın, beklemenin doğru bir yol olduğunu sen de anlarsın mutlaka.Tabiii amaç bağcıyı dövmek değil de üzüm yemekse.Saydğın basın organlarının tamamı AKP ye kayıtsız şartsız biat eden kuruluşlar.Acaba neden bu konuya bu kadar sıkı sarıldılar? Sana Yargıtay baskınından sonraki medya bombardımanını anımsatmıyor mu yoksa? Bir kaç ucuz çetecinin sınırlı çabalarının derin devlet safsatıyla bir şekilde orduya kadar uzatılması çabalarını algılayamadın mı yoksa? Bekleyeleim bakalaım, biraz izleyelim neler çıkacak. Zamanlamanın da mı farkında değilsin? Sevgiler

H.Levent 
 29.01.2008 0:59
Cevap :
Sevgili Levent, bunlar bugün ortaya çıkan şeyler değil. Siyasetle, gazetecilikle birazcık ilgisi olan herkesin yıllardır bildiği, kendi aralarında konuştuğu ama yazamadığı şeylerdir. İsteyen Can Dündar ve Celal Kazdağlı'nın kitabı Ergenekon'u okuyup bu konuda fikir edinebilir. Ayrıca internette bile sayısız belge bilgi vardır. Şimdi bu yapının birtakım sırlarının ortaya saçılmasını tabii biraz hükümetle çatışmasına biraz da artık iyice pervasızlaşıp işi ayağa düşürmelerine borçluyuz. Keşke "derin devlet"in safsata olup olmadığını ilgililerin kendisi açıklasa bize. Bütün NATO ülkelerinde sözde komünizme karşı kurulup Soyvetler Birliği'nin çöküşünden sonra işlevi kalmadığından dolayı dağıtılan "Gladio" türü örgütlerin bir tek Türkiye'de tasfiye edilmediğini de sanırım bilirsin. Sevgiler, selamlar...  29.01.2008 15:47
 

Mustafa Balbay ve Ümit Zileli televizyon ve radyo programlarında değinerek yarım kaldığı için ertelediler.Önümüzdeki haftayı bekliyorum nasıl olacak diye...Suçlu, suçsuz, ya da gözdağı verme..bunların netleşmesi gerek. Bakalım ne kadar sürecek...Hadi bu olay yeni sayılır 6 aydır hakim karşısına çıkarılmayan Ergün Poyraz davasına da ancak iki gazete yer verdi...Sussunlar bakalım..Konuşmak istediklerinde fırsat bulabilecekler mi?Sevgiyle

Tuğba 
 28.01.2008 14:52
Cevap :
Onları bilmem ama özellikle Cumhuriyet gazetesinin suskunluğu pek manidar geldi bana! Sürekli tehlikeden bahseden bir yayının Türkiye'yi iç savaşa sürükleme planları yapan bir kesime karşı sessiz kalmasını anlayamadım doğrusu. Sevgiler, selamlar...  28.01.2008 15:54
 

Çok karma karışık bir olay. Sayenizde haberim oldu. Tam sapla samanın birbirine karıştığı bir durum. Eh ulusal şemsiye altında kümelenmişler ya bir kısım basına da iyi malzeme çıktı sanırım. selamlar.

Ezgi Umut 
 26.01.2008 8:08
Cevap :
Ama malzeme de epey bir malzeme yani! Cinayet, terör, iç savaş, darbe... Anlayacağınız yok yok. Selamlar...  28.01.2008 10:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3525
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster