Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Kasım '06

 
Kategori
Müzik
Okunma Sayısı
3568
 

Erkekler Ağlamaz

Erkekler Ağlamaz
 

15 yaşında yeni yetme bir genç kız… Bir gün hiç beklemediğimiz bir anda hayatımıza giriveriyor. Benim henüz yaşamadığım o zamanlarda yaptığı girişle o kadar başarılı oluyor ki, beni bile hakkında konuşturuyor sanki görmüşüm, duymuşum gibi…

Sanat dünyasına o tarihlerde adım atmış kaç kişi var kimbilir. Ama ben ve benden daha küçüklerin, hatta bizi de geçtim, o zamanlarda yaşayan kişilerin hafızasına kazınmış kaçı var acaba? On parmağı geçmez işte. Öyle kolay bir zamanda da çıkmadılar onlar ortaya. Magazin bu kadar popüler değildi, klip ne ola ki denen zamanlardan geldiler onlar...Şimdikiler gibi takıp sevgililerini kollarına Reina kapılarında yatamazlardı, basına poz verip, sadece arkadaşız edebiyatı yapamazlardı tanınmak için. Ama iyi ki yapamamışlar ki, ne kadar değerli olduklarını anlayabilmişiz bu sayede…

İşte o cevherlerden biridir Nilüfer… En romantik şarkıların en kadife sesi, gecelerimizin katranını temizleyen, sevgililerin birbirlerine gül yerine mor menekşeler vermesini sağlayan bir kadın. 31 05 1955 tarihinde, içine müziğin her zerresi işlemiş bir anne babanın minik ve sevimli kızı olarak merhaba dedi hayata. İyi ki de onların çocuğu olarak gelmiş, o zamanlarda daha bile katı olan şarkıcılık kötüdür, olgusunu aşıp, sanatın güzelliğinin farkında olan ve o yıllara inat kızlarını bu konuda destekleyen bir ailenin. Sesinin güzelliğini annesinden aldığı, babasının çaldığı güzel pianoları dinleyerek de kulağının mükemmelleştiği söylenir.

Boyundan büyük başarıların altına imza atan Nilüfer, 1971 in ağustosunda Altın Ses şarkı yarışmasına katıldı. Yarışmayı düzenleyen Haftasonu gazetesi, ondan “L’arca di Noe’yi gözkamaştırıcı yorumuyla seslendirerek birinciliği elde eden 15 yaşındaki öğrenci Nilüfer Yumlu ” olarak bahsedecekti.

17 yaşındayken çıkardığı ilk 45lik ‘ kalbim bir pusula’ ile de Türkiye’ye ulaştı. İlk albümünü 1974 yılında çıkardı. Müzik kariyeri boyunca yaptığı birçok beste, sadece evinin duvarlarında yankılandı. Bize tanıştırdığı tek bestesi Erkekler Ağlamaz adlı şarkıdır. Bu şarkıyı dinlediğim zaman, ona sitem etmeden geçemiyorum. Çünkü, o alçak gönüllüğü yüzünden, eminim bizi birçok güzel bestesinden mahrum bırakmıştır.

Her ne kadar magazin basınında Kayahan bestelerinin yorumcusu olarak adı geçse de, Kayahan ile çalışmaya başlamadan önce Onno Tunç ile yaptığı albümlerin satış rakamlarının daha yüksek oluşu, Nilüfer adını Kayahan’ ın bestelerinin parlatmadığının, zaten parlak olan bir ismin kariyerine o şarkılarla devam ettiğinin en büyük kanıtıdır. Aldığı tüm darbelere rağmen asla bu cümleleri ve daha derin konuları ağzına almayacak kadar da yüce ve alçakgönüllüdür.Hele ki, her ne kadar çok sevdiğim bir besteciyse de Kayahan’ ın, hakkımı helal etmiyorum diyerek yıllarca beraber yürüdüğü yol arkadaşına hayatımda ilk defa karşılaştığım türde bir dava açıp şarkılarını okutmamaya çalışmasına da anlam veremiyorum.

Aşk hayatıyla fazla gündeme gelmeyi sevmeyen Nilüfer, son olarak hepimizin bildiği gibi şimdilerde sıfır beden bir güzelle aşk yaşayan sevgili Reha Muhtar ile ortaya çıkmış, daha sonra da gönül ilişkilerinde yine sır vermemeye devam etmiştir. Kimbilir, belki de gerçek bir anneden daha fazla annelik yaptığı, bebekken evlat edindiği Ayşe Nazlı, onun gönlüne bir başkasını alamayacağı kadar fazla yer etmiştir.

Onunla büyüdüm ben. Onunla, Sezen Aksu’yla, Zerrin Özer’le, Ajda ile… Tabii buraya yazmadım diye unuttuğumu sanmayın diğer isimleri… Deodorant şişelerinden mikrofon yaptığım o günlerden bahsediyorum ben; seslerini taklit ederek şarkı söylemeye çalıştığım o güzel seslerden… Bugün de özellikle Nilüfer’ den bahsettim gücüm yettiğince. Çünkü ben hayata ilk selam verdiğim yıl, o bütün altın plakları toplamış, 23 yaşında defalarca yılın sanatçısı unvanlarını almış bir minik devdi. Şimdilerde minik bedenleri, minik yürekleri korumaya kendini adamış büyük bir yürek. 1992 yılından beri Unicef için birçok çalışma yaptığı yetmezmiş gibi, 1998 den beri de iyi niyet elçiliği görevini sürdürüyor. Ben nasıl hayran olmayayım, onu üzenlere nasıl kızmayayım siz söyleyin.

Herkese Nilüfer kadar kocaman kalpler, sevgi ve iyi niyet dolu günler dilerim. Kalın sağlıcakla…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Nilüfer'i ben de taniyor ve seviyorum. Sen daha sekere gugu leblebiye gaga derken tanidim onu. Sen eskiden tanimayanlara yazmissin, güzel toparlamissin, eline kafana, yüregine saglik, sevgili Melda. Bildigim seyleri atliyor ve soruyorum: Ben erkegim ve aglamayi seviyorum yerine göre. Erkek olmuyor muyum o zaman?:-)))

pirmete 
 29.11.2006 22:16
Cevap :
Erkekler ağlar! Hem öyle bir ağlar ki, birtek gözyaşları görünmez ağladığı yerde. Sen, gözyaşını da saklamadan ağlayabilen bir erkeksen ne mutlu sana... Sevgiler...  30.11.2006 12:54
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 132
Toplam yorum
: 698
Toplam mesaj
: 177
Ort. okunma sayısı
: 2338
Kayıt tarihi
: 24.09.06
 
 

Dünyayı, yaşamayı ama adam gibi yaşamayı, arkadaşlığı, dostluğu ve en önemlisi çocuğumu, müziğimi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster