Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Eylül '06

 
Kategori
Pratik Bilgiler
Okunma Sayısı
799
 

Fasulyenin değerli faydaları

Fasulyenin değerli faydaları
 

On beşli yaşlarımın anılarındadır o soru… Adalı diye bir balıkçıdan duymuştum. Önümde koca Akdeniz, Atlantik okyanusu gibi dururdu. Zaten ufka baktığında o yiğit mavilikten başka bir şey görmüyorsan, ha Pasifik, ha Akdeniz, ne fark eder ki.

Kekemeydi Adalı. Konuşmayı seven kekemelerden di. Rıhtımda eski sandıkları yakar, közlere patatesleri atar, kâğıda sarılı tuzlara bandırarak yerdi.

Közden çıkan patatesleri insanların söylemek istedikleri sözlere benzetirdim, ne kadar soğuduğunu sansanız da içlerinde bir alevi saklarlardı hep. Patates sadece şarabı içmenin hazzını arttırırdı ve alevli alevli anlatırken ama hep geçmişten gelen hikâyeleri anlatırken, ağızlardan tükürüklerle saçılır, anlatılan hikâyelerin heyecanını arttırırdı.

Akdeniz’in bütün kirli sakallı balıkçıları, Chars Bukowski’ nin bir gece önceden yarılanmış şaraplarını içerdi.

Hiç aşık olmazlardı. Askerlik çağlarındayken bir kızı kafalarına takar ve kaçırırlardı. Belki daha sonra âşık olurlardı. Hiçbir zaman yeteri kadar balık avlayamazlardı. O yüzden kaçırırlardı kızları ve aşık olabilecek kadar güven duymazlardı hayata…

Meltem, poyraz, gündoğu ve karayel… Akdeniz denilen meydanda bir türlü yenişemeden çarpışırlardı. Yenilen hep kirli sakallılardı.

Ben sübyeyi kalamardan daha çok severim. Eti biraz daha serttir ama daha lezzetlidir. Hele sabaha karşı, şarap mahmurluğuyla kazınan mideye ne de iyi gelir. Fırına gitmelisin önce, sıcak somun kokusunu içine çekip açlığını azdırmalısın. O an o koku, eteklerini sıvayarak çello çalan bir kadına benzer. Fırıncıyla sohbet etmelisin biraz, zaten sübyeleri gördüğünde fırına atacaktır.

İnsanın içindeki acı nasıl çıkar? İlk kez Adalıdan duydum bu soruyu. Münasebetsizce dolaştı yıllarımın içinde, ne zaman gülüşsem, hınzır bir kramp gibi beynime girdi. Ne zaman sevişsem hançer gibi kalbime…

Mayası hüzündür kiminin. Yapacak bir şey yoktur. Bozuktur, arızalıdır, yanıktır. Yıllarca koşar bir sorunun ardından. Elinde olsa birkaç ömrü harcar. İnsanın içindeki hüzün nasıl açığa çıkar…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Aslında ne güzel hayatlar bunlar.Ben hayatın hep tatlı,her şeye kolay ulaşılan olmasını istemem.Tatlı bir zorluk olmalı.Ben rüzgarı çok severim.Dinginlikten ürkerim.Rüzgarlar hep beni alıp sürüklesin bir yerden başka bir yere.

Kerim Korkut 
 08.07.2012 18:43
Cevap :
Öyleyse, Topraktan demirden ve ateşten doğanların en mükemmeli doğsun sizden...   10.07.2012 22:30
 

Uzaklardan kulağına yanık bir türkü çalınır belli belirsiz tınısını duyarsın sözlerini pek çıkaramazsın ama tanırsın bizim türkümüzdür o, içindeki hüznü dışarı çıkarırsın.
Geçmişini kurcalamak ister bazen yüreğin lime lime olmuş bir kağıt parçası takılıverir aniden gözüne , yazılanları okursun, hayıflanırsın, bizi anlatan satırlardır onlar anımsarsın, gözlerin buğulaniverir, ağlarsın, içindeki acıyı dışarı çıkarırsın, kusarsın...

TEKBAŞINA 
 17.01.2009 0:45
Cevap :
Duygulandırdın beni kardeşim... Bloktaki ilk yazıydı bu... Henüz tanışmıyorduk seninle... İlginç tesadüfler ve kırılma noktaları benim hayatımda acıların mutluluklardan biraz daha yoğun yaşanmasını sağladı... Hayatı güzelleştiren değerler sadece mutluluğun türevleri değildir elbet... Paylaştığın için gteşekkür ediyorum... Acısıyla tatlısıyla... Bizi biz yapan herşeyin harmanında selamlar gönderiyorum sana...  18.01.2009 12:46
 

insanın içinde hüzün nasıl çıkar* bence çıkmaz, çıkmazda hüzünleriyle büyütülür. yetmezmiş gibi ardına kulplar takılıp durum kronikleştirilir. bunu düşüneceğim, belkide bir blog yazacağım...

Ruksan İLDAN 
 18.11.2007 22:55
Cevap :
Eskilere gitmişsin ne güzel:-) Bir insanın içindeki acı nasıl çıkar bilmiyorum... Ya da taeyken çıkar belki de... Ben içimdeki acıları besleyerek onlarla birlikte büyüdüm sanıyorum. Belki de çok sağlıklı değiliz ve bunun farkında değiliz. Zaman ayırıp okuduğun için teşekkür ediyorum. Sevgiler sana...  19.11.2007 17:02
 

Çıkmak bir yana habire artar durur, Belkide bir yerlerde bir çıkış vardır, alışmışızdır acıyla , hüzünle yaşamaya, paşa paşa emanet etmişizdir içimizi bu dünya kadar eski alışkanlıklara. İçimde ki acı hep ortaya çıkar ama beni asla terkedemez, kankayız işte... ESEN KALINIZ...

Portakal Çiçeği ve FISILTI 
 13.04.2007 19:28
Cevap :
Fasulyeden bir hayat işte... Hüzünlerimiz, sevinçlerimizin tadını arttırıyor sanıyorum. Hergününüz sevgiyle, sevinçle dolu olsun...  14.04.2007 9:07
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 153
Toplam yorum
: 2918
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 1451
Kayıt tarihi
: 16.09.06
 
 

Tıka basa dolu bir adam değilim. Balığı gördüysem derine inerim. Uzun süre gölgede kalamam. Okuru..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster