Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Nisan '12

 
Kategori
Alışveriş - Moda
Okunma Sayısı
195
 

Faturalarınızın yüksekliği hayatı yaşadığınızın göstergesidir

Faturalarınızın yüksekliği hayatı yaşadığınızın göstergesidir
 

Biliyorum, yüksek faturalar canınızı sıkıyor. Ama düşünmüyorsunuz ki harcama kâğıtlarımız hayatın belgeleridir. Su faturamız yüksek ise şehrin su borusu patladı da boşa akan suyu bize yazmadılar herhalde. Kullandık yani. Bebemiz çipil çipil çimdi. Günaşırı banyo keyfi, traş… İçtik sürahi dolusu bardak bardak. Ve sakız gibi beyaz çamaşırlar temiz bedenlerimize. Ya tamam, Allah’ın suyu işte, dağlardan geliyor ama… Fakirlere bir şey demiyorum; bazı bilinçsiz insanlar size yüksek faturalarınız nedeniyle takılırlar. Aklı sıra tutumlu hatta akıllı olduklarını ima ederek dalga geçerler. Ben de diyorum ki fakir kirli ise, pis kokuyorsa parası yoktur, faturayı düşünerek sudan tasarruf etmek istemiştir vallahi katlanırım ama zengine düşük fatura geliyorsa kokuyor diye gücüm yetse lağım çukuruna atarım. Zarurette tasarruf olmaz.

Yüksek elektrik faturası geliyorsa Edison Efendi sana turbo ampul mü gönderdi? Aynı evlerde aynı ışıkları yakıyoruz. Sen karanlıkta mı oturuyorsun? Demek ki zenginsin ama cereyan yakıyor diye şofben yerine kazanda çimiyorsun. Çamaşır makinesini açmayıp kirli gömleğini elde yıkıyor hatta belki dere kenarına gidip tokaçlıyorsun. Televizyonu haberlerde açıyor, günah diye internet kullanmıyorsun. Sen yaşamıyorsun hemşerim.

Rasyonel kullanmak şartıyla yüksek fatura medeniyetin göstergesidir. Bulaşık makinen yok aynı kaptan yıkayıp yıkayıp yemek yiyorsun. Evin bir köşesinde yatıp oturuyor, kirlenir diye odalara bile girmiyorsun. Evi kirlenmeyen, yani her gün temizlik yapmayan insanın sosyal hayatı yoktur. Aslında böylelerine birçok bölümleri olan konut da gerekmez. Bir mutfak, yanında da tuvalet yeter!

Paranız varsa varsın faturanız yüksek gelsin, karşılığını alırsınız. Faturalarla sağladığımız bizim hayatımızdır. Hiçbir şey yapmazsanız fatura da gelmez. Bayramda seyranda kimseleri arayıp konuşmamışsınız. Sevdikleriniz ya da arkadaşlarınızla uzun muhabbetler etmemişsiniz. Oğlunuza başarı dileyip kızınıza gözün aydın dememişsiniz. Komşuya ahbaba geçmiş olsun ya da hayırlı olsun dememişsiniz. Telefon faturanız düşük gelse nolur.

Hayat pahalılığı ayrı ama insanların harcamaları ile ilgili genelde şikâyet eden tavrı var. Hep faturalardaki rakamlara bakıyorlar. O rakamların karşılığında neler yaptıklarını düşünmüyorlar. Böyle herkesin bildiği konularda yazı yazmak istemiyorum; çünkü akıl vermiş gibi oluyorum ve akıl vermeyi sevmiyorum. İnsanları aptal yerine koyarak şunu yap bunu yap demek bana göre değil. Herkesin aklı kendine yeter. Ama sanki böyle bazı konularda halkımızın bilincinde eksiklik var sanki. Hayatın konu ve sorunları hakkında elbette yeni fikirler üretip kendimizce çözümler ortaya koyacağız. Bu akıl verme değil.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Rica ederim Kerim bey. Ne haddime! "Aristo"nun "A"sı bile ol(a)madığımın sağlıklı, huzurlu, onurlu ve dik duruşlu bilinciyle... Aynı bilincin yansımasını sizde de gör(ebil)menin mutlu telaşıyla... Sevgi, saygı ve dost selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 10.04.2012 22:05
Cevap :
Sadece Aristo değil aynı zamanda kibar beyefendisiniz.Yani benim tam zıddım.Ama ben insanlarla dost olmam.Uzakta kalalım dosttan da ileri muhabbet ve hukukumuz olsun.Sevgimi ilgimi kişisel dostlara dağıttığım zaman fakire,fukaraya,sokak köpeği karabaşa ve şahre gelen yabancıya kalmıyor.  11.04.2012 6:07
 

Göstergedir, göstergedir de Kerim Bey... Yine de "ne kadar pahalı yaşıyorsam o kadar değerliyim" şeklinde düşünen bir yanılsama tuzağına da düşmemek koşuluyla. Adam vardır, zengin ama tutumludur, parasını/pulunu daha çok yoksulların gereksinimlerini karşılamaya, gençlerin eğitimine, okul yap(tır)maya felan ayırır. İşte asıl onun "değer"i bence bambaşka... Selamlar ve dostlukla...

Ersin Kabaoglu 
 09.04.2012 15:54
Cevap :
Yaaa Korkut efendi! Avam hemen okey diyor ama Ersin bey gibi birikimli birine çatınca da böyle duvara tosluyorsun. Yazılarını yazarken bunların belki Aristo tarafından okunacağını unutma!  09.04.2012 16:20
 

Güzel bir bakış açısı. Sevdim ve enteresan; bugün buna benzer bir düşünce gelip geçti aklımdan :) Sevgilerimle

Berrin Çoruk Aksu 
 08.04.2012 23:11
Cevap :
Teşekkür ediyorum.Yazılarınıza baktım da düşünce iklimimiz uyuşuyor zaten.Bugüne kadar birbirimizi okumamış olmamız eksiklik zaten. İnşallah bundan sonra.  09.04.2012 11:06
 

İlginç, sanki akıl vermek kötü bir şeymiş gibi, bu akıl vermek değil gibilerinden bir açıklama getirme gereği hissetmenizi cidden çok yadırgadım. İnsan akıl verir zaten, akıl vermelidir de kuşkusuz. Birbirine akıl vere vere insan da öğrenir, düşünür, farkeder olur çünkü. Akıl verene insan denir zaten. Zira insan kendine saklamasa da akıl verebilse keşke. Kendinde akıl olsa da verebilse de keşke... Yanlış mı?? İlahi Kerim bey.. Bazı aymaz ve akılsız insanlar gibi siz de yanılgıya düşmeyin, akıl vermenin kötü ve yanlış bir tarafı yoktur, aksine, zaten olması gereken akıl vermektir. Dediğim gibi yeterki verebilecek aklı, verebilecek doğru nitelikte bir fikri olabilsin insanın:)) Ayrıca insan zaten veriyorsa da verir yani akıl, kime ne, alacak olan da alır ya da almaz, akıl verileni tek ilgilendiren de budur sadece,ister alır ister almaz ama verene karışamaz! Hele de vay sen niye akıl veriyorsun diye hiç sorulamaz.Akıllılar gülerler öyle adama.Çünkü öylesi bir akılsızlığa gülünür ancak:)

Filiz Alev 
 08.04.2012 21:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 5511
Toplam yorum
: 14089
Toplam mesaj
: 282
Ort. okunma sayısı
: 649
Kayıt tarihi
: 21.09.08
 
 

Sadece sayfalarda kalan yazılar şaheser olsalar bile önemsiz ve anlamsızdır. İnsanlara ulaşan ve ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster