Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Haziran '13

 
Kategori
Ekonomi - Finans
Okunma Sayısı
11141
 

Fed'in varlık alımı yavaşlatılırsa ne olur?

Fed'in varlık alımı yavaşlatılırsa ne olur?
 

Kaynak: Borsahane


Piyasa beklentilerine göre ABD Hazinesi, en büyük tahvil alıcısı olan ABD Merkez Bankası'nı (FED) 2014 sonunda kaybedecek. FED’in tahvil alımına son vermeden önce ilk adımın, nasıl olduğunun görülmesi için çok düşük seviyede bir indirime gitmesi bekleniyor. FED Başkanı Ben Bernanke'nin 22 Mayıs'ta yaptığı konuşmada istikrarlı bir büyüme görülmesi durumunda varlık alımlarını düşüreceği açıklamasının ardından Bloomberg ve Reuters’in yaptığı anketlerde ekonomistler, FED’in Eylül yada Aralık toplantısında varlık alım programını 85 milyar dolardan 65 milyar dolara indirmesini bekliyor. Bize göre her ne kadar ekonomistlerin çoğu FED’in varlık alımında indirime gideceğini beklese de bu noktada, önümüzdeki dönemde açıklanacak ekonomik göstergeler belirleyici olacaktır.

Ancak yatırımcılar şimdiden, FED'in bu duruma son vermesiyle neler olabileceğini sormaya başladı. QE3 olarak da adlandırılan Fed'in bu üçüncü varlık alım programını yakın vadede azaltması ve 2014 4. Çeyreğinde sonlandırması finansal piyasaların yönünü değiştirecek mi?

Bu gelişmenin son dört senedir önemli getiri sağlayan hisse senetleri ile riskli ve gelişmekte olan ülke tahvilleri üzerinde nasıl bir etkisi olacak?

Hemen belirtmeliyim ki bu konuda, ekonomistler ikiye bölünmüş durumda.

Bir tarafta piyasalardaki 'risk alma' iştahının FED’in sağladığı büyük likiditeyle sağlandığını savunanlar, varlık alım programının durdurulması durumunda piyasalarda sert geri çekilmelerin yaşanabileceğini öngörüyorlar.

Diğer taraftan bazı ekonomistler ise son dönemde gelen güçlü veriler sonrasında toparlanmanın sürdürülebilir olduğu ve parasal teşvik çekilse bile toparlanmanın devam edeceğini savunuyorlar. Şahsi düşüncem piyasalarda Fed’in varlık alımlarını durdurması veya azaltması sonucunda risk alma iştahının azalacağı ve tüm Dünyada gelişmekte olan ülke piyasalarının bu durumdan oldukça olumsuz etkileneceği yönünde.

RESESYON RİSKİ

Birinci seçeneği savunanların cephesinden baktığımızda haksızda değiller. Parasal teşvikler ile son dört senedir varlık fiyatlarındaki artış şaşırtıcı derecede güçlü ve sermaye piyasalarında önemli getiriler elde edildi. Şayet parasal teşvikler durdurulur ise teşvikin önemli bir unsuru ortadan kalkacağından böyle bir gelişmenin küresel resesyonu tetikleyebileceği ve böylece riskli varlıklarda sert geri çekilmelere neden olabileceği söylenebilir. Ancak şuanda piyasalarda bu senaryonun fiyatlara yansıdığı söylenemez. Aslında, son dönemde gelen güçlü verilerle toparlanmanın sürdürülebilir olduğunu kanıtlamak mümkün değil. Bu açıdan bakıldığında Fed’ in bedava para politikasını değiştirmesi demek resesyon riskinin artması anlamına gelecek ve tüm Dünyada büyüme sorunları devam edecek.

FAİZ ARTIRIMI DAHA ÖNEMLİ

Burada dikkat çekmek istediğim bir diğer konu ise FED’in faiz artırımına gideceği yönündeki beklentiler. Ülke ekonomilerinde yaşanan toparlanmaların enflasyonda yarattığı artış, bankanın bilançosunun doğal sınırları çoktan aşmış olması gibi sebepler FED’in 2014 ikinci yarısından itibaren faiz artırımına gideceği beklentilerini artırmakta. Son dönemde piyasalarda iyiden iyiye ABD faizlerin yükseleceği ve fiyatların düşeceği beklentisi oluşmuş durumda.

MERKEZ BANKALARI NE YAPIYOR

MSCI Gelişen Piyasalar Endeksi Bernanke'nin 22 Mayıs'ta yaptığı konuşma sonrasında yüzde 10'dan daha fazla düştü. Bu arada gelişen ülkelerin merkez bankaları da parasal genişlemenin azaltılacağı beklentisiyle şimdiden sermaye çıkışını engellemeye çalışıyor. Türkiye’den Hindistan’a, Endonezya’dan Brezilya’ya kadar birçok gelişen piyasa, gelişmiş ülkelerin büyük parasal genişleme döneminin sonuna geldiği endişeleriyle beraber sermaye çıkışını engellemek adına adımlar atmaya başlıyor.

- Brezilya, geçen hafta QE2’nin ardından uyguladığı yabancı yatırımlardan alınan vergileri önemli ölçüde azalttığını açıkladı.
- Tayland geçen hafta dolara müdahale etmişti.
- Endonezya bugün piyasaları ters köşe yaparak politika faizini yükseltti.
- Hindistan merkez bankası rupide yaşanan düşüşü engelleyebilmek için son 2 gündür dolar satışı yapıyor.

TCMB NE YAPIYOR

Türkiye gezi bahanesiyle bir günde dövize 5 kez müdahale etti. Ancak açıkçası fırtına öncesi sessizliğin yaşandığı bu dönemde TCMB’nin gerçek anlamda yaklaşan fırtınaya hazırlandığı söylenemez. Hatta denilebilir ki son para politikası toplantısında merkezin aldığı 0.50 baz puanlık faiz indirimi biraz hatalı oldu. Bir önceki toplantıda merkez kendi içerisinde şahin bir tutum sergileyerek iç talebe ve büyümeye yardım amaçlı faiz oranlarını indirmişti. Gelinen noktada FED’ in atacağı adımlara karşı diğer gelişmekte olan ülkeler savunmaya geçmiş durumdalar. Fed kaygılarıyla faiz oranlarının diğer ülkelerde artırılmaya devam edilmesi durumunda Merkez bir sonraki toplantıda piyasaya vermiş olduğunu geri alabilir ve bu da bir önceki hamle için merkezin yanıldığını ispatlar. Merkezin yanılgısı piyasalarda net sinyal etkisinin sorgulanmasına yol açabilir; yani çok kısa sürede değişen faiz alma ve verme koşulları piyasa katılımcılarını yön belirlemede zora sokabilir. İç taleple büyüme mi yoksa dış gelişmelere karşı kur koruması mı işte bu iki seçenek önümüzdeki günlerde Merkez bankasının ana gündeminde olacağa benziyor. Yine bu konuda da şahsi düşüncem merkez’in enflasyon riskini göz önüne alarak kur savunmasına gideceği yönünde.

 Kur ise özgür bir güvercinin kafesteki hali gibi refleksler göstermekte. Nasıl mı?

 Bırak beni uçayım, bırak beni kaçayım…

 Esra YILMAZ 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 181
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 922
Kayıt tarihi
: 24.10.11
 
 

Ekonomist, stratejist, teknik analist ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster