Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Mart '09

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
297
 

Felsefe ve bilimi tam ortadan yarmak!!!

Felsefe ve bilimi tam ortadan yarmak!!!
 

Taaaaaaaa liseden mezun olduğumdan beridir-ki mezuniyetimi artık ben bile hatırlamıyorum- Ortaçağ Avrupa’sı aydınlanma tartışmalarının ne zaman yurdumda da başlayacağını merak eder dururdum içten içe… Müjdeler olsun ki o tartışmanın fitili ateşlenmiştir artık ve her ne kadar söz konusu fitil ters taraftan ateşlenmişse de, fitili ateşleyen Sayın Cebeci’nin asıl amacı fitili söndürmek vs. gibi başka amaçları olsa da o fitil ateşlenmiştir artık, zaten bu kadar gecikmenin ardından kimin tarafından ateşlendiği üzerinde çok durmamak lazım… Aydınlanma tartışması – sanırım tersten gelmesi sebebiyle -gelir gelmez ilk olarak direk felsefe ve bilime kafa çakmıştır…(böyle başlar buralarda tartışma yiğidim, bilmiyorsan öğren).

Bilim sadece üniversite çevrelerinde tartılıyorsa o zaten bilim olmaz, hayata geçmez, yaşam pratiği olmaz, içselleşmez, ansiklopedilerde ve tezlerin arasında tozlu raflarda ütopya olarak kalır, derdini önce şıhlarda, şeyhlerde, hocalarda, yatırlarda arıyorsa insanlar ve tıp ve bilim adamının önüne son çare olarak geliyorsa hala, yurdum insanı türbanı demokratikleşme zannediyorsa, bilim o ülkede medenileşmemiş, sivilleşmemiş, demokratikleşmemiş demektir, ne demişler? türbandan korkma, bilimin medenileşmemesinden kork J

Ne alakası var, bilimsel tartışma şimdi mi başladı bu ülkede diyebilirsiniz, bence evet şimdi başlamıştır, çünkü karşı taraf şimdiye kadar sadece karnından konuşuyorken ve ilk defa her ne kadar şimdi de ağzından konuşmasa da ona yakın bir tavır almıştır, evet bunlarda oluyordu bu ülkede ama ilk defa bilimi temsil eden en yüksek otorite bir kurumun en yetkili adamlarından birinin yaptığı bir tasarruf ile gerçekleşmiştir ki işte tamda bu açıdan çok önemlidir.

Bilimsel olan her şeyin tartışmalı hale getirildiği, değerli olanın değersizleştirildiği, dogmatik olanın değerli hale getirildiği böyle bir dönemde, Mark’sın, Hegel’in tarihi diyalektiğini kafası üstünde bulduğunu, onun ayakları üzerine oturtturduğunu söylediğinin tersi gibi - burada da birileri bizi kafamızın üzerinde durdurmaya çalışıyor galiba, birde bu şekilde kafasına daha fazla kan gideceğinden daha iyi düşüneceğini falan inandırırlarsa yurdum insanına, yandı gülüm keten helva.

Bu karşı duruşu bir cami imamı yapmamıştır ki aslında onlar-imamlar-bu karşı duruşu inandıkları felsefeden ötürü 80 yıldır onurlu bir şekilde yapmaktadırlar, bu karşı duruşu tamda pozitif bilimden gelme bir akademisyen yapmıştır ki şimdi cami hocasıyla mı tartışmaya gireyim mazeretide kalmamıştır artık…. yada Prof. Celal Şengör hocanın tavrı ile AB’ye şikayet etme kaçamağı ile karşı duruşa kaçamak cevap verme omurgasızlığını kaldırmaz artık bu konu, artık öyle bir noktaya gelmiştir ki mesele, topyekün bir bilim mücadelesinin sivilleşmesi, medenileşmesi, yaşam pratiğine dönüşmesi, içselleştirilmesi mücadelesidir, bunun yolunun Ankara’da, Marmara’da, İstanbul’da Tübitak Bölge müdürlükleri kurarak başarılamayacağı, bilim savaşının, anneler babalar çocuklarını daha körlemeden önce yapılması gerektiğidir. Bilimin atacağı bir geri adım daha kalmamıştır, bu noktada vereceği daha fazla taviz bilimsel mücadelenin vefatının ilanıdır.

Bilimsel mücadelenin tohumları bugün atıldığında bizde artık 30 sene sonra Anadolu dan da bir kopernik, bir Galileo, bir Einstain çıkar mı acaba diye umutlanalım yada 30 senedir tartıştığımız adına türban denilen, genç kızlarımızın taktığında kendilerini demokrat yada dindar olduklarını zannettikleri yarım metrelik bir bez parçasının gerek-siz-liliği tartışmalarına yarınlarımızı umutlarımızı gömmeye devam edelim.

Yazının başında Türkiye bilimsel tartışmaya yeni başlıyor dedim ama Türkiye bu konuyu 40 yıldır tartışıyor aslında, Türkiye 40 yıldır Darwin’i tartışıyor ama kibarlığından mıdır? cehaletinden midir? bilimsel tartışma nosyonun eksikliğinden midir, ikiyüzlülüğünden midir, korkaklılığından mıdır bilmiyorum ama bu tartışmayı 40 yıldır laiklik ve türban üzerinden sektiriyor.

Darwin bilimin, bilimsel tartışmasının zirvesi değildir belki ama darwin bilimsel olmakla olmamak arasındaki farkın yarıldığı yerdir, darwin litmus testidir…ya darwinlesinizdir yada bilimsiz.

Sevgiyle

Ünal Türkmen

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 39
Toplam yorum
: 55
Toplam mesaj
: 20
Ort. okunma sayısı
: 838
Kayıt tarihi
: 25.07.08
 
 

Aşçılar diyari Mengen’ de doğdum, lise tahsilimi Bolu’da, üniversite tahsilimi Adana’da yaptım. İş t..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster