Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Nisan '13

 
Kategori
Üniversiteler
Okunma Sayısı
739
 

Fen-Edebiyat mezunlarına yeniden öğretmenlik hakkı

Fen-Edebiyat mezunlarına yeniden öğretmenlik hakkı
 

Fen-Edebiyat mezunlarına öğretmenlik hakkı yeniden tanınacakmış. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı başkanlığından toplanan YÖK  Genel Kurulu, başta Fen-Edebiyat Fakültesi olmak üzere ilgili bölümlerden mezunlara, öğretmenlik yolunu yeniden açmış. Bu hak geçen yıl Mayıs ayında kaldırılmış.

Milli Eğitim Bakanını tebrik etmek lazım, çünkü doğru olanı yapmış. Fen-Edebiyat mezunlarına yapılan bu haksızlığa karşı çıkmış. Fen-Edebiyat Fakültesi mezunlarına Fizikçi, Matematikçi, Biyolog, Kimyager vbg. ünvanı vereceksin ama bu ünvanların gerçek hayatta bir karşılığı, bir kıymeti olmayacak. Bu insanlar hayatlarını, okullarda Fizikçi, Matematikçi, Biyolog, Kimyager vbg. kullanamayacak. O halde neden bu ünvanlar insanlara verilsin ki? Neden bu kadar çok bu bölümlere insan alınsın ki? O halde halkın, milletin çocukları neden bu bölümleri terch etsin ki?

Böyle garip bir uygulama yapılıyordu ama bu gariplik  bana göre halen devam ediyor ve bitmiş de değil. Zira bu sefer, Fen-Edebiyatçıların önüne Pedagojik Formasyon işi çıkıyor. Çok zor olan bölümü bitir yetmesin, bir de sonra formasyon alacağım diye çırpın. İnsanlarla alay mı ediliyor? Bu politika, "üzüm yeme" politikası değildir. Maalesef insanları yeniden gereksiz yere uğraştırma  politikasıdır. Peki ne yapılmalı? Yapılacak iş aslında çok basit. Bir kısa kanunla, yönetmelikle, derhal "Fen-Edebiyat Fakültesi", "Eğitim Fakültesi" ayrımına bir son vermek ve  "2012 yılı öncesi mezun olmuş tüm Fen-Edebiyat Fakültesi mezunları öğretmen ünvanına sahiptir" demek lazım.  Yine "Fen-Edebiyat Fakültesi" lafını üniversitelerden anında kaldırmak lazım. Bu fakülteleri "Eğitim Fakülteleri" ile birleştirmek lazım. Adı da " Eğitim ve Araştırma Fakültesi" olmalı. Böylece temel bilimlerle uğraşan herkes hem temel bilim derslerini alacak hem de pedagojik formasyon sahibi olacak. Böylece bu yapay ve gereksiz, enerji tüketen, akılsız ve yapay ayrımlar da bitmiş olacak.

Bir de bu yolla çok önemli bir şey daha olacaktır. O da yüksek öğretimde kalite artacaktır. Böylece temel bilimlerdeki akademisyenler de ciddi bir eğitim formasyonundan geçirilmiş olacaktır. Çünkü bu zamana kadar temel bilimlerde eğitim verenlerin çoğunun böyle bir formasyonu yoktu. Zaman içinde eğitim vere vere insanlar yetkinlik  kazanıyorlardı. Eğer bu uygulamaya geçilirse üniversitelerin kalitesi de artacaktır. Çünkü diğer branşlar da temel bilimlerden beslenmekteler. Eğer "değer yaratan süreç" kavramına önem veriyorsak, insanların sorunlarını, toplumun sorunlarını çözmede samimi isek bunlar yapılmalıdır.

Ayrıca bunu gerçekleştiren politikacılar, halkın/milletin nezdinde çok büyük puan kazanacak ve tarihe geçecektir.

Dilerim bir gün bu doğrular ülkemizde gerçek olur. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 641
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 2276
Kayıt tarihi
: 13.09.11
 
 

1995 ODTU Fizik Lisans, 1998 ODTU Fizik Yüksek Lisans (Biyofizik)  mezunuyum. Özel sektörde kalit..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster