Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Ağustos '14

 
Kategori
Dünya
Okunma Sayısı
181
 

Ferguson ve Kara Panterler

Ferguson ve Kara Panterler
 

Fred Hampton


Bilinen tarih bizlere yutturulmak istenen palavralardan ibaret. Hele ki konu çeşitli grupların çıkarları olunca herkes gerçeği kendine göre şekillendirmekte çekince görmüyor.

1966’da kurulan ve 1982’ye kadar varlığını sürdüren Kara Panter Partisi ABD’deki diğer politik grupların aksine Afrika kökenli Amerikalılar’la beyazlar arasında barışı vurgulamış bir oluşum olmuştur. Afro Amerikan partileri genelde zenci haklarını korumak için ırkçılık yaparken Kara Panterler sosyalist bir hareket olarak buna karşı çıktılar.

Bir sabah Chicago'da eyalet savcısının iki katlı ofisinin ön tarafında bir grup polis, baskın için parti merkezine yaklaşırlar. İki katlı evde 9 kişi uykudadır. Binada  Kara Panter Partisi’nin üyeleri uyumaktadırlar. Parti üyeleri polis öldürmekle suçlanmaktadırlar. Saat 04:45 sularında polis memuru Daniel Groth on kapıyı çalar. İlkin bir cevap gelmez. Sonrasında ateş açan polislere cevap gelir ve 1960’ların en çok tartışılan saldırısı başlar. 21 yasındaki Frank Hampton ve bölge parti lideri olan Mark Clark (22) FBI ve polisin ateşiyle can verirler. 

Kuruldukları ilk günden itibaren Kara Panterler çok hızlı şekilde yayılarak otoriteye karşı duruş sergilerler. Chicago baskınından 2 yıl öncesine kadar polis güçleri ve parti yurt çapında 8 ayrı silahlı çatışmaya girerler. 

O günkü saldırı sonrası Panterler polisin amacının Hampton’ı öldürmek olduğunu söylerler. Ancak polisler içeriye girmeye çalışırken çatışma çıktığını iddia ederler. Chicago Tribune, çatışma sırasında içeriden ateş edildiğinin kanıtı olarak kapı üzerindeki deliklerin olduğu fotoğraflar yayınlar. Sonradan bu deliklerin mermi izi değil, kapıya çakılmış çivilerin izleri olduğu anlaşılır. Aylar sonra araştırmalar gösterir ki Panterlerin evinden dışarı sadece bir el ateş edilmiştir. Buna karşılık polisler 82-99 el ateş etmişlerdir.

Geçtiğimiz haftalarda ABD’nin Ferguson kasabasında eli bıçaklı Michael Brown isimli Afro Amerikalı bir genç soygun yapmaya çalışırken polisler tarafından yakalanır. Bıçaklı çocuk üzerine açılan 6 el ateş sonucu can verir. Adli tıp incelemesinde çocuğa yakın mesafeden ateş edildiği anlaşılır. En az ikisi kafasına hedef alınarak ateş edilmiştir. Çocuğun bıçağı bıraktığı ve yerdeyken yüzüne ateş edildiği de iddialar arasındadır. Birkaç haftadan beri Ferguson Afro Amerikalılar tarafından yapılan gösterilerin merkezi haline geldi. Bölgeye tam teçhizatlı polisleri gönderen vali göstericileri gaza boğdu. Yetinmeyip ordu kuvvetlerini gönderdi. Bölge halkını daha da büyük kıskaç içine aldı. Afro Amerikalı Başkan Obama sadece düzenin sağlanacağını söylemekle yetindi. Kasabada halen gösteriler devam etmektedir.

ABD 46 milyon insanın yemek yardımıyla karnını doyurduğu bir ülke. İş bulamayan Afro Amerikalıların suça itilmesi ve hapistekilerin büyük çoğunluğunun siyahi olması hiç de şaşırtıcı değil. 

Irkçılık, zümrelerin toplumları birbirine düşürmek için kullandıkları din ve mezhep gibi üç temel silahtan biri. 21. Yüzyılda bile ne ölen de öldüren de pek farklı değil.

Hampton’ın parti grubu konuşmasından birkaç satırı okursak neden hedef olduğunu anlamamız daha kolay olacaktır.

 

 

‘’Kara Panter Partisi olarak faşistlerin istedikleri her şeyi bize yapmaya çalışacaklarını söylüyoruz. Artık geri dönüş yok. Hapse girebilirim. Yurt dışına  sürülebilirim. Fakat her zaman son sözlerim devrim olacaktır. Benim de işçi sınıfının bir üyesi olduğumu unutmamalısınız.

Birçokları partimizin ana akım politika gruplarıyla olan ilişkisini anlamamaktadırlar. Fakat yurt çapında kullandığımız devrimci söylemleri kullanan beyazların da olduğunu görüyoruz. Bunun için devrim fikrini ve söylemini kullanan herkesle ortak hareket edeceğimizi belirtiyoruz. Irkçı değiliz. Irkçılığın kapitalizme hizmet için kullanıldığını biliyoruz. Her şey toplumun ellerinde olsaydı dünyada hiçbir sorun kalmazdı. Şu saatten sonra yapmamız gereken her şeyi toplumun ellerine teslim etmek olmalıdır.

Eğitimsiz insanların çalmaya mecbur kalmalarından ve suça yönelmelerinden daha doğal bir süreç yoktur. Eğitimsizlik ülkemizi Haiti’deki veya Afrika’daki gibi bir koloni haline çevirir. 6 haftalık temel bir eğitimden geçmiş insanların partimize hiçbir faydası olmaz. Eğitimsiz insanların yapabileceklerini kestiremezsiniz. Hareketimize üye olabilmek için fikirlerimizi anlamanız gerekir. İnsanlarımız fakirlikten geliyorlar. Eğer yeterince bilinçli değillerse isteklerinin sonu gelmez. Bu durum onları kapitalist zencilere dönüştürecektir.

Ateşe ateşle yaklaşmak yerine suyla yaklaşma inancındayız. Irkçılığa karşı savaşı ırkçılık yoluyla savaşmayacağız. Dayanışma içinde olacağız. Kapitalizme karşı savaşırken zenci kapitalizmi yaratmayacağız. Savaşımız sosyalizm adına olacak. Reaksiyonerlerin tamamına karşı uluslar arası işçi sınıfı devrimiyle cevap vereceğiz. 

Siyahi insanın birazcık da olsa barışa ihtiyacı var. Beyazların da. Barış için elde edebilmek için mücadele etmeliyiz. Bu yolda karşımızdakilerin bir avuç megalo manyak savaş canavarı olduğunun bilincindeyiz. Asıl savaşımız onlarla.’’

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 281
Kayıt tarihi
: 11.03.13
 
 

Blog Yazari  Politika, stratejik araştırmalar, edebiyat, güncel olaylar, haber yorumları, çev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster