Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

25 Haziran '16

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
580
 

Fındıkta üretici üzerinde oynanan büyük AKP oyunun tarihçesi

Fındıkta üretici üzerinde oynanan büyük AKP oyunun tarihçesi
 

Fındıkta en son hatırladığım şey Fiskobirlik 7 lira taban fiyat açıkladığıı fındığı tüccar 6.80 kuruş tan almaya başladığıydı.

Ne olduysa, dönemin iktidarı Akp Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'ın Rize de yaptığı bilinçli konuşmanın ardından fındık fiyatının dide vurdurulmasıydı.

Bu çok bilinçli bir şekilde Karadeniz halkının sofrasındaki ekmeye el uzatarak yoksul sofralarından ekmeği çalmaktı amaçları.

Amaçlarına ulaşmanın yolu Fisko birliği çökertecekler Fındık üzerinde söz söyleme hakkını yok edeceklerdi, işe de tam buradan başladılar..

Önce fiskobirliği karalama kampanyalarıyla işe başladılar ve üreticiyi tutunduğu örgütünden kopararak hemi örgütsüzleştirdiler hemi de istedikleri oyunu sergileyerek üreticiye tutunup dayanacak  bir dal bırakmadılar.

Ve TMO, ofisi devreye sokarak üreticiye destek verecekmiş gibi göstererek

3 yıl fisko birliğin açıkladığı fiyatın yarısı kadar fiyat 3tl ve 4 tl arası fiyat vererek fındık almaya başladılar. Tüccar 2.3 tl den ürün alıyor. TMO ödeme yapmadığı zamanlar fiyatı daha da düşürüyorlar ve Karadeniz insanını. Açlıkla yüz yüze getirerek  büyük şehirlere göçe zorladılar..

TMO ya herkes fındık yatıramıyor ve ofisin belirlediği fiyatın altında tüccarlar devreye giriyor gurbetçilerin ellerinden ürünü yok pahasına alıyorlardı..

Fikobirliğe destek vermek yerine birliği kara propagandalar ile işlevsiz hale getiren AKP hükümeti.

Daha sonra diğer birlikleri de çökertmeye çalışarak üreticileri örgütsüzleştirdi,

Üreticilerin  ürünlerini tüccarların hizmetine sunmuştu..

Akp nin yıktığı üreticilerin tutunduğu duvarlar artık artık işlevini tamamen yitirdiğinde

Hükümet TMO yu da işlevsizleştirerek üreticilerin doğrudan yapay olarak yaratılan FINDIK MAFYASININ Eline teslim etti..

İşte Karadeniz  Fındık üzerinde Devlet oyunları böyle başlıyor..

Karadenizde üreticiler artık büyük şehirlere göce zorunlu olarak katılarak zorlanıyor ki büyükşehirlerdeki sermayenin iş adamlarının ucuz iş gücü talepleri karşılansın.

Şimdi ise örgütsüz kalan üreticiler tam 12 yıl gözüne baktıkları fındık tarlalarını ve üreticileri tüccarların tuzaklarından kur taramalıdır. Yazıktır bu insanlara yazık.

Oysa fındık gibi ticari ve ihracat değeri yüksek bir ürünün hiç pahasına tüccarın eline düşünülmeden devlet tarafından üreticiyi tam anlamı ile koruyarak satın alınması gerekir.

Aksi takdirde üretici kaybederken hiç emek harcamayın sözüm ona piyasa simaları büyük kararla para kazanmaya devam eder. Ki ediyorlar Gurbet ile köyü arasına sıkışıp kalmış insanlar artık doğdukları yerde aç kalmanın kurkusu ve endişesi içinde.

Kendi ürününü aceleyle toplayıp tüccara üç kuruş paraya vererek,

Patronlarının mallarını sahiplenmek için koşar adım uzaklaşıyorlar doğduğu topraklardan.

Hasat ettiği ürünü evine bıraksa sahip çıkacak arkada kimsesi yok bu yüzde ya o an hesap kesiyor yada tüccara fındığını teslim ederek gidiyor.

Fındık üretircisini kendi emeğine sahip çıkamayacak duruma düşüren AKP kurmayları Şimdi keyiflerinde Müftülükler aracılığı ile köylerde en ücra köşelere kadar İmamlarıyla insanlığa bu yaptıkları emeğin talanını Allahın takdiri ilahisi olarak benimsettiklerinden kendilerine yabancılaştırdıkları bu insanların oylarını da almayı başardılar. Ve yine üreticilerin oylarıyla elbirliği ile sofrasındaki ekmeği çalmaya devam ediyorlar Üreticiler Şükür etmeye alıştırılmış..

Bu gün gelinen son durum;

"Geçen yıl fiyatlar 15 ile 25 lira arasında ilerleyiş gösterirken, bugünkü 12 liralık fiyat üreticiyi çok memnun etmiyor" diyen Tütüncü, "Fındığın yüzde 45'i piyasaya emanet denilen sistemle emanete bırakıldı. 12 liradan açılan 2015-16 fındık sezonu maalesef ki yazlıkçı tabir ettiğimiz göçer üretici ile emanetçi diye tabir ettiğimiz, fındığını peşin sermaye olarak tüccara teslim eden üreticilerin çok miktarda ürünü pazara indirmesi sonucu piyasadaki arzı artırdı.

Ki fındık mafyasının  istediği de buydu, üreticileri çaresizleştirerek onları donlarına kadar soymak.

Artık Üreticiye sahip çıkacak bir devlet yok.

Böyle olması ileriye dönük piyasayı olumsuz etkilemekte ve piyasanın dengesini bozmaktadır"

geçen yıla göre yaşanan fındık fiyatlarındaki düşüşün ihracatçıya yaradığını apaşık ortadadır

Fındık ihracatçısı fındık çiftçisinden 10,50 liradan aldığı fındığı yaklaşık 19 liraya satarak yüzde 80 kar elde ediyor, olduğunu öğreniyoruz,  ama bu oyunu bozmak için hiçbir güç yok ki artık oylarımız ile beslediğimiz AKP hükümetine sırtımızı dönerek Fındık fiyatları üzerinden oynanan oyunu bozmaya, fındığımıza ve alın terimize sahip çıkmaya davet ediyor olmalıyız tüm fındık üreticilerini..

(2015 Türkiye fındık rekoltesi Türkiye Ziraat Odaları Birliği tarafından 590 bin ton, Fiskobirlik’çe 650 bin ton, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nca 676 bin ton, Fındık İhracatçı Birlikleri’nce de 733 bin ton olarak açıklanmıştı. 2015 yılı fındık hasadının sona ermesiyle tartışmalar sona erdi. Türkiye genelinde fındık rekoltesi 500 bin ton olarak açıklandı. Böylece açıklanan rekolte tahminlerine en çok yaklaşan 590 bin rekolte tahmini ile Türkiye Ziraat Odaları Birliği oldu)

Ve üreticinin ürününe sahip çıkacak ne devlet var, nede ütercinin bir örgütü, her şeyi bitiren iktidar şimdi alttakilerin nasıl sermayenin ve fındık mafyasının kucağında kıvrandığını seyrederek keyifleniyordur.

Halkın emeğinin üzerinde oynamak değil adeta dans ediyor oldu fındık Mafyası.

2014 yılı fiyatlar 15 ile 25 lira arasında ilerleyiş gösterirken, bugünkü 12 liralık fiyat üreticiyi çok memnun etmiyor" diyen Tütüncü, "Fındığın yüzde 45'i piyasaya emanet denilen sistemle emanete bırakıldı. 2 liradan açılan 2015-16 fındık sezonu maalesef ki yazlıkçı tabir ettiğimiz göçer üretici ile emanetçi diye tabir ettiğimiz, fındığını peşin sermaye olarak tüccara teslim eden üreticilerin çok miktarda ürünü pazara indirmesi sonucu piyasadaki arzı artırdı.

Doğduğu topraklardan zorla koparılmasına vesile oldukları üreticiler artık şehirlerdeki ellerinde tutuğu işlerden de olmamak için iki arada bir derede kaldıklarından ürünlerini fındık mafyasına teslim etmek zorunda kalıyorlar..

Üreticilerin fındık simsarlarının bu kirli oyununa gelmemesi üreticilerin adeta kaderiymiş gibi benimsemesinin nedeni dinsel telkinlerdir takdiri ilahi. Üreticiler ürünlerini kontrollü olarak pazara indirsinler. Fındık fiyatlarının yükselmesi için en önemli argüman bu diyor Ziraat odaları Fındık fiyatları üzerinden oynanan oyunu bozmaya, fındığımıza ve alın terimize sahip çıkmaya davet ediyoruz”  çağrısında bulunuyor.

Üretici iki arada bir derede fındığı beklerse şehirdeki işinden olacak, ne emeğine nede ürününe sahip çıkacak bir devletin olmadığı, bir ülkede adeta mülteci konumun da kalmış. Çaresiz üretici ne yapabilirki. Devletin emeğin yanında olmadığı bir ülkede, mafya zulmünün karşısında..

Bu uygulama yıllardan beridir değişik biçimde hayata geçirilmek istenen bu toprakları ele geçirme planının uygulaması olmasın.

Şunu çok iyi bilmek gerekir Yaşadığımız coğrafya bütün dünyanın dikkatini üzerine çekiyor.

Dört mevsimi belirgin yaşayan, enerji kaynaklarına komşu, dünya ticaret yolları üzerinde önemli bir kara parçası yurdumuz

Çeşitli zamanlarda bu toprakları ellerine geçirmek isteyen emperyalistler çeşitli oyunlar oynadılar. Fiili savaşı, işgali denediler başaramadılar. Son zamanlarda birlikte yaşayan akraba olan kaderde ve tasada ortak olan halkımızı kendi içinden bölmek için ellerinden geleni yapıyorlar.  Belkide Güneydoğuda ki çirkin savaşın asıl nedeni de budur.

Son zamanlarda HES adı altında derelerimizin yaşanmaz hale getirilmesini, çevresinin çoraklaştırılmasını, bakir yaylarımızı uluslar arası sermayenin hizmetine açarak parsellenmesini sağlayan, Karadeniz dağlarının arkasından açılmak istenen turizm yolu da bu amaca yönelik bir yatırım olmasın.

Fındık fiyatı fındığa verilen emeğin çok altında. Bu şekliyle üretici fındık toplayamaya gitmez, toplayamaz. Bizim bahçelerimize bir yıl gidilmez, bakılmaz, bahçelenip ayıklanmazsa bir daha ki sene içine girilmesi mümkün olmadığı gibi fındık ta üretilemez. Acaba düşünmeden edemiyorum. Küresel ısınmanın dayattığı iklimsel değişiklikte, zengin kuzey ülkelerinin insanlarına yeni yaşanacak bir toprak mı hazırlamaya çalışıyorlar. Bizleri canımızdan bıktırıp, toprağımıza küstürerek Temelli geri dönmemek üzere göçe mi zorluyorlar.

Onun için önce topraklarımıza, sonra topraklarımızın ürettiği fındığımıza sahip çıkalım. Vahşi kapitalizme boyun eğmeyelim.

Şimdi Tüm üretici güç birliği yaparak istediğimiz fiyatı alamıyorsak Ürünü yok sayalım ve bir iki sene kesinlikle şehirlere ürün indirmeyelim biz direnirsek bizi istedikleri gibi kullanamazlar o zaman kazanırız.

Fındığımızı onların belirlediği fiyatla satmayalım. Toprağımıza küsüp topraklarımızdan vazgeçmeyelim. Bahçe bakım zamanı yaklaşıyor. Hep birlikte bahçelerimizde yerlerimizi alalım ama kesinlikle ürünlerimizi bu ürün mafyalarının ellerine bırakmayalım haydi hep birlikte ne siyasi iktidara oy vermiyoruz nede ürünlerimizi şehirlere indiriyoruz ya direnerek kazanacağız yada yok olacağız…..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 151
Toplam yorum
: 164
Toplam mesaj
: 32
Ort. okunma sayısı
: 636
Kayıt tarihi
: 05.10.08
 
 

Kısa öz geçmiş: Gecenin kara yüzünde dişlenirken çığlıklar bir kadının sancılarının sükunete durd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster