​ Finike'nin Kurdu, Kuşu, Böceği, Çiçeği... Adalet İstiyor / Güncel / Milliyet Blog
Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

18 Nisan '18

 
Kategori
Güncel
 

Finike'nin Kurdu, Kuşu, Böceği, Çiçeği... Adalet İstiyor

Finike'nin Kurdu, Kuşu, Böceği, Çiçeği... Adalet İstiyor
 

Kadledilen Çevreci Aile Aysin - Ali Büyüknohutçu


Samandağ’dan sahil boyunca tüm Akdeniz, Ege, Marmara ve Karadeniz kıyıları boyunca Sarp’a kadar her yeri görmüş biri olarak söylüyorum. Finike, Türkiye’nin en güzel yeridir. Bir şey daha söylüyorum, daha güzeli yoktur.

Bundan daha iddialı anlatılabilir mi?

Ama işte bu güzelliğin canına okunuyordu.

Girin Google Earth’e, Finike’yi zumlayın, ilkin “Yeşilyurt” sözcüğünün belirdiğini göreceksiniz. Bu sözcüğün belirdiği noktada, hakim renk olan yeşilin arasında görünen beyazlıklar, kar birikintileri veya uzaya yansıma yapan göl, gölet filan değildir.

Biraz daha yaklaştığınızda bu kez “Asarönü” sözcüğü belirir. O sözcüğün etrafında, altında ve sağında, zum yapmaya devam ettikçe yeşili bozarak artan “boz” renkler, bir çerce katliamının, bir doğa felaketinin resmidir.

Daha yaklaşıp görüntüyü netleştirdikçe artık açık seçik görüleceği üzere, yüzlerce dönümlük alanda, ormanın, ağaçların, yeşilliklerin yok edilmesiyle açılan onlarca taş (mermer diyorlar) ocağı gerçeğiyle karşı karşıya kalırsınız.

Bu katliam, Finike sahilinden denize giren herkesin yüzerken görebileceği derecede göz önündedir.

Google Earth’ı kullananlar bilir. Programda “geçmiş görüntüler” sekmesi vardır. Bu sekmeden yararlanarak eski görüntülere doğru gidildiğinde katliamın gelişimi de izlenebilmektedir.

Türkiye’nin, ve dolayısıyla aslında Dünyanın en güzel yerlerinden biri olan Finike’nin güzellikleri işte böyle yok edilmektedir.

Gidiş, tartışma götürmeyeceği üzere, ağaçların, kurdun, kuşun, börtü böceğin, çiçeğin, yok olması demektir. Yaşamlar yok olmaktadır. Bu nedenle vakayı “katliam” sözcüğüyle tanımlamak insafsızlık değildir.

Finike’de böyle bir katliam yaşandı, yaşanmaya devam edilmektedir.

Finike’de bir katliam daha yaşandı.

Geçtiğimiz yıl bu zamanlar (10 Mayıs) Türkiye bir cinayet haberiyle sarsıldı.

Finike’li çevreci aile Aysin – Ali Ulvi BÜYÜKNOHUTÇU çifti, yukarıda anlattığımız çevre felaketi bölgesindeki evlerinde katledilmiş olarak bulundular.

Memleketin çiçeğinin, böceğinin… böylesine acımasızca yok edilmelerine yürecikleri el vermeyen bu güzel insanlar, girişimcilerine para kazandıran, ancak yaşamı yok eden bu taş ocaklarına karşı “doğayı koruma” adına, yasaların sağladığı her türlü olanağı sonuna kadar kullanarak mücadele veriyorlardı. Çabalarında başarıya ulaştıkça birilerinin tekerine de çomak sokmuş oluyorlardı. Ve tehditler alıyorlardı.

Ve bir gece acımasızca öldürüldüler.

Katil bulundu. Sabıkalı, işsiz güçsüz bir berduş… Üç kuruşa adam öldürebilecek tıynette biriymiş. Eşinin de cinayetten haberi varmış. Tutuklandılar.

Katil suçunu ikrar etti. Cinayeti, taş ocaklarını işleten birilerinin azmettirmesiyle işlediğini itiraf etti. Ve bildiklerini mahkemede anlatamadan cezaevinde intihar etti.

Türkiye’de yaşayan herkes bu intiharda bir “bit yeniği” olabileceğini bilir.

Dosyanın ikinci sanığı “eş” de dün beraat etti.

Ve Aysin – Ali Büyüknohutçu ailesi cinayetinin gizli faillerinin önündeki sis perdesi yoğunlaştı.

Ve biz yurttaşlar, Finike’liler, çevreciler, bu dosyanın, azmettiricilere ulaşılamadan kapatılıp unutturulmasına göz yumamayız.

Maktuller ortadadır. Katledilme sebepleri bilinmektedir. Katil ölmeden önce azmettiricileri, isim vermemekle birlikte, işaret etmiştir. Bu parmak işaretiyle gösterilen “şüpheli” sayısı öyle çok fazla da değildir.

Ve, intihar olayının garipliği bir üçüncü cinayet vakası şüphesini, yani “katilin intiharı”nın aynı azmettiricilerin yeni bir marifeti olabileceği ihtimalini de akla getirmektedir.

Türk adaleti bir sınavla karşı karşıyadır. Ya cinayetler çözülecek, ya da bu ülkede çevre katliamları, karşı çıkanları da ölümle korkutarak yoluna devam edecektir.

Türk adaletinin bu sınavdan alnının akıyla çıkacağından kuşku duymuyoruz.

Gerçek katillerinin bulunacağı ümidi ve inancıyla Aysin ve Ali Büyüknohutçu’yu bir kez daha sevgiyle ve rahmetle anıyoruz.

 

Kenan IŞIK

 

 

 
Toplam blog
: 432
: 2964
Kayıt tarihi
: 16.05.07
 
 

Mülkiye mezunuyum. Emekli müfettişim. Ankara'da yaşıyorum. S'oligarşi isimli kitabı yazdım. Kitap..