Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Kasım '06

 
Kategori
Fotoğraf
Okunma Sayısı
1044
 

Fotoğraf ve fotoğrafçı ( I )

Fotoğraf ve fotoğrafçı ( I )
 

Fotoğraf makineleri... Muhteşem aletler. Maddesel olarak tekrar yaşanması olası olmayan anları canlı olarak tarihe kaydetmenin en mükemmel buluşlarından biri.

Sizde olur mu bilmem, ancak ben zaman zaman şimdi yazacağım tarz düşüncelere kaptırıp kendimi, bu buluşları yapan kişilerin anne ve babalarının ne kadar mutlu olduklarını düşünürüm. Siz de benzer duygulara kapıldınız mı? Bu nedenle de Annemden ve babamdan milyonlarca kez özür diliyorum. Onlara o hazzı yaşatamadığım için.

Geçtiğimiz günlerden birinde kızım objektif ayarları ile oynayarak, karanlık ortamda öylesine hoş bir olay yakalamış kı çok beğendim ve onun bu araştırmacı ve yaratıcı yönünde baba olarak minicik bir katkım olduğunu düşünerek te böbürlendim. Ardından Fotoğraf sanatçılarını düşündüm, ailelerini, hemen peşinden Savaş muhabirlerini, doğal afetleri o kutucuk içine hapsedenleri... Fotoğrafçılık ile ilgili o kadar çok şey geçti ki kısacık bir zaman diliminde aklımdan, akıllara zarar...
Bir yerde takıldım kaldı. “Dünya’nın ilk Fotoğrafçısı kimdi acaba?” diye.. Girdim google’a, Altavista’ya ve diğer arama motorlarına. Yaz mevsiminde denemeyi hiç düşünmediğim sörfü, internette iyi yapmış olmalıyım ki bu yazı çıktı ortaya...

Efendim tarihte ilk fotoğrafı 1826 yılında Fransız Fizikçi Joseph Niepce çekmiş. Kara kutu kullanarak görüntüyü Kurşun-Kalay alaşımlı özel bir plaka üzerine düşürmeyi başarmış. Bunu sağlamak için kaç aylar çalıştı kaynaklarda yok. Ancak bulanık da olsa görüntüyü elde edebilmek için sabırla beklemeye başlamış ve sekizinci saatte görüntü ortaya çıkmış.

Kurşun ve kalay alaşımı özel plakayı yapma gerekçesi neydi bilinmiyor. Ve görüntünün rastlantı olup olmadığı da. Ancak bir sonraki aşamanın tamamen rastlantı olduğu yazıyor kaynaklarda. Niepce’nin bu tekniğini tamamen rastlantı sonucu geliştiren kişi ortağı Jacques Daguerre. Daguerre arkadaşı Niepce’nin bu dahiane buluşunun üzerine yoğunlaşarak daha net görüntü elde edebilme çalışmalarına başladığında Karanlık bir ortamda Gümüş İyodür levhada görüntülerin açığa çıktığını görür ve bunu sabitlemenin yollarını arar. Karanlık odada açığa çıkan görüntüyü sabitleme çalışmaları sırasında, önceden yaptıkları ve üzerinde bozuk çıkan bir görüntü olan levhayı sonra temizleme amacıyla, içinde kimyasalları korudukları bir dolaba koyar.

Bir gün Niepce, ellerinde levha kalmadığını söylediğinde Daguerre o dolaptaki levhayı hatırlar ve dolaptan levhayı çıkardığında, görüntünün sabit ve net olduğunu görür... Bunun üzerine dolaptaki hangi kimyasalın bu işi yaptığı araştırmalarına başlarlar, Dolaptaki kimyasallar ile denemeler başarısız olmuştur. Tekrar dolabı incelediklerinde dikkatlerini çeken ve Fotoğraf tarihinin başlangıcı olarak kabul edilen o tarihi anı yakalamışlardır. Dolabın içinde kırık bir termometre olduğunu, içindeki sıvının olmadığı nı görürler ve son denemelerini Cıva ile yaptıklarında sonuca ulaşırlar.

Takvim yılı 1839 yılının yapraklarını döktüğü yıl Daguerre sekiz saatlik süreyi 20 dakikaya indirmeyi başarmıştı. “Daguerreotype” adıyla anılan bu ilk fotoğraflar 1851 yılında Frederick Scott Archer’in cam fotoğraf levhası üzerine 30 saniyeden az bir zamanda görüntüyü cama sabitleyebilmeyi başarmıştı.

Bana ilginç gelen bu konu öylesine uzundu ki kimseyi sıkmamak ve gerçekten bugün elimizde kibrit kutusu ölçülerine kadar inen Fotoğraf Makinelerinin nasıl bulunduğu ve hangi evrelerden geçtiğini sizlerle paylaşmak istedim. 4 bölümden oluşacak ve cep telefonlarına kadar inen teknoloji harikası bu aleti kullanmayanımız yok gibi. Eh! benim gibi tarihini ve bulanları merak edip, onlara ve ailelerine teşekkür borclu olduğunu düşünenlerde çıkacaktır mutlaka. Devam yazısında buluşana dek sağlıkla ve sevgiyle kalın..

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Fotoğraf makinelerinin bir özelliği de, ışınlanabilmeleri. Geçtiğimiz günlerde, çok sevdiğim bir büyüğümün başına bu ışınlanma olayı gelmiş. Elinden eksik etmediği çantasına, fotoğraf makinesini koymuş. 2 saat sonra çantasını bir açmış, fotoğraf makinesi yok. Bende merak edip tarihte ilk fotoğraf makinesi ne zaman ışınlanmış diye, tüm arama motorlarından araştırdım. İlk ışınlanma olayı, Silivri bölgesinde gerçekleşmiş nedenleri ve nasılları hala araştırıyorum konu ile ilgili bir gelişme olduğunda mutlaka sizi de haberdar ederim. Saygılarımla…

Ali Gülcü 
 19.11.2006 22:52
 

Evet Ömer bey.. Çoğu zaman bu icatların nasıl yapıldığını mantık çerçevesinde öğrensek de bana hala nasıl oluyor diye düşündürtür hep... Bu icatların hangi ortamlarda yapıldığı da ayrı bir merak konusu olmuştur... Açıklayıcı bilgileriniz güzel o anlamda.. Kaleminize sağlık yine...

Sema Sener 
 19.11.2006 22:33
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 807
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1211
Kayıt tarihi
: 10.09.06
 
 

48 yıldır yaşıyorum.Gazeteciyim, müzisyenim, babayım... Önce insan ve iyi bir yurttaş olabilme çab..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster