Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Ağustos '07

 
Kategori
Pratik Bilgiler
Okunma Sayısı
45808
 

Frenk yemişi: Doğal viagra

Frenk yemişi: Doğal viagra
 

Bugün sizlere az bilinen bir meyveden bahsetmek istiyorum. Bu meyvenin o kadar çok adı var ki; frenk yemişi, frenk inciri, kaktüs meyvesi, frencir, kaynana dili, eşek inciri, dikenli incir, babutsa, sabbara, kurek yemişi, Hint inciri, pabuc inciri benim bildiklerim.

Öncelikle nedir frenk yemişi? Kaktüsgillerden, kalın etli yayvan yaprakları olan bir ağacın meyvesidir. Ülkemizde, Antalya civarında bulunmaktadır fakat asıl İtalya'da bol olduğunu duymuştum. Sadece ağustos ayında bulabilirsiniz, zira mevsimi sadece bir aydır. Büyükçe yumurta şeklinde ve turuncu renkli olur. Çok tatlı, bal gibidir. Yalnız, bir özelliği var ki en dikkat edilmesi gereken nokta burası: dikenleri. Evet, bu meyvemizin dışı muazzam dikenlidir ve dikenleri de o kadar ufak ve incedir ki gözle bile göremezsiniz. Yani dalından koparıp yenmez bu öyle elma gibi! Ola ki yanlışlıkla dokunursanız, siz farkedemeden vücudunuzda dikenleri hissetmeye başlarsınız. Bir kere vücuda giren diken de eğer kısa sürede müdahale edilmezse hemen vücudun içine doğru kayar gider ve kolay kolay çıkmaz. Çıkarmak için çaresi ise zeytinyağını dikenli bölgeye sürüp beklemektir. İşte, kısaca frenk yemişini bu şekilde tarif edebilirim.

Gelelim asıl meseleye. Bu meyve nasıl toplanır ve yenir? Eğer dalından koparmak isterseniz elinize kalınca bir bulaşık eldiveni geçirip uzun bir maşa almalısınız ve ağaca pek dokunmadan, meyveleri maşayla bir kovaya veya yere düşürüp toplamalısınız. Bu işlem sonrası, yemişlerle dolu olan kovayı suyla dolduruyoruz. Yemişlerin kafalarına vurarak, dikenlerinin iyice suya karışmasını sağlayıp, suyu döküyoruz. Bu işlemi 4-5 kez tekrarlamak gerek ki diken falan kalmasın. Daha sonra da yemişleri dikkatli bir şekilde maşa veya çatalla alıp iki kenarını bıçakla kesip atıyoruz, kabuğunu sıyırmak için ortasından yanlamasına bıçakla ince bir dilme atıyoruz. Bu kısım önemli çünkü bıçağı derine batırmamak gerekir, meyve dağılabilir, kabuk kısmını incecik yarıyoruz. Sonra kabuğu meyveden sıyırıyoruz ve meyveyi bir kaseye atıyoruz. Arada bir ağzımıza atıp ağzımızı tatlandırabiliriz tabii. Ve artık yemeye hazırdır meyve, yalnız soğuk yemesi cok lezzetli oluyor. Bu sebeple atın dolaba, biraz soğusun.

Şimdi de yazının başlığına geliyorum. Frenk yemişinin çeşitli faydaları sayılmıştır. Mesela, kan yaptığı, cilt hastalıklarına iyi geldiği, çabuk yara kapattığı, ishali önlediği vs. gibi. Fakat en dikkat çekici özelliği, bizim yörelerde doğal viagra olarak kullanılması galiba. Malum, yaşlı köylü amcalar ne bilsin viagrayı! İşte onlar, frenk yemişi ile zinde tutuyorlarmış bedenlerini. Valla bunlar benim, onların ağzından duyduklarım. Siz de bir deneyin rast gelirseniz bir yerlerde. Bakalım etkisini görecek misiniz?!

Afiyet olsun.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bir meyve daha var bunun bir farklı varyetesi olabilir adı pitaya ejder meyvesi diyorlar.Kaktüste yetişiyor o da akdenizde muhtemelen yetişir.

Carya Eftali 
 23.08.2012 14:11
Cevap :
o değil de bu sene de yemiş zamanı geçti bitiyor artık kaçırmadan bulursak yemek lazım bi kaç kova frenk yemişi :)   28.08.2012 13:33
 

"-Samsunluyum.Ne zaman Ege kıyılarına yolum düşse,kaynana dili aranırım.Bu yaz Bodrum'da denk geldim de,özlem giderdim :)))"

Hakki Cem ÇARPAN 
 04.11.2010 16:40
 

Bir hayli fazla kaçırmıştım da üç gün tuvaletten çıkamamıştım. Diğer etkisi konusunda ise bende bir değişiklik olmadı:)) Erkeklere has bir durum galiba:)) Ayrıca Frenk incirinden aklıma geldi. Bizim buralarda kullanılan bir kelime var. Bu kelimenin anlamını bilirseniz sizin Akdenizli olduğunuza inanacağım:)) Kelime: "Frekli" Haydi bakalım, kolay gelsin:))

Ayrıntıda gezinmek 
 25.08.2007 19:06
Cevap :
Ben Alanya'dan ötesini bilmem! Bir fırsat bulursam gelirim sizin oralara da öğrenirim anlamını, ok?Selamlar.  27.08.2007 8:55
 

Akşam serinliğine doğru. Güneş, karşı dağların arkasına sarkmaya yüz tutmuşken, saat kulesinin altından ya da oralardan bir yerden geçerken, yanaşacaksın el arabalarının yanına. elinle göstereceksin satıcıya "Şu" diye. Satıcı, iki başından kesip ortasından çizik atarak meydana çıkardığı bölümü ağzına artarken, öteki elinle de yeni bir tanesini göstereceksin satıcıya. Ve... Bu şekilde devam edecek... Ne zamana kadar mı, ne kadar mı?... Vallah orasım senin bileceğin şey. Ne kadar yiyebilirsen... Afiyet olsun... İBRAHİM PEKBAY

İBRAHİM PEKBAY 
 08.08.2007 21:13
Cevap :
Çok güzel yazmışsınız, anlaşılan ağzının tadını bilen gruptansınız benim gibi ;))  09.08.2007 12:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
 
Toplam blog
: 12
Toplam yorum
: 26
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 8487
Kayıt tarihi
: 26.07.07
 
 

79 Antalya dogumlu, İTÜ Endüstri Mühendisliği okumuş, hayatı seven tam bir akdeniz adamı.....

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster